Bebekler Hakkında Kimsenin Söylemediği Gerçekler

· 29 Ekim 2018

Bir bebek sahibi olmak, anne ve babaların başına gelebilecek en güzel şeydir. Bebeklerinin doğduğu ilk günden itibaren tadını çıkaran anne ve babaların kalbini bu denli sevgi ile dolduracak dünyada başka hiç bir şey yoktur. Ancak aslında bebek sahibi olmadan önce onlar hakkında size kimsenin söylemeyeceği bazı şeylerin de bulunduğunu bilmek gerekmektedir. Bu gerçekler, bazı şeylerin neden ortaya çıktıklarını bilmeniz ve gereğinden fazla panik yapmanızın bir anlamı olmadığını anlamanız için gerekli şeylerdir.

Bebeklerin Başları Kusursuz Bir Şekle Sahip Değildir

Bebeğiniz doğmadan önce belki de onun tüm vücudunun ve kafasının mükemmel bir şekle sahip olacağını hayal edersiniz. Yuvarlak, pembe renkli ve çok güzel bir kafa. Ancak gerçekte ise bebek doğduğunda garip bir kafa yapısına sahiptir ve genelde bir koni şeklinde görünür. Bunun nedeni, bebeğin doğum öncesi vajina kanalından geçerken rahim içerisinde saatlerce bulunmuş olmasından kaynaklanmaktadır.

Kafatasındaki yapısal esneklik, bebeğin doğum kanalından ilerlemesi için gerekli şekle bürünmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bu sayede, vajinal doğum enasında çatlak ya da beyin hasarına neden olabilecek sorunlar da engellenmiş olur. Ancak endişelemeyin; bebeğin kafa yapısı yavaş yavaş normal şekline kavuşacaktır.

Doğum Esnasında Bebeğin Yüzü de İdeal Şeklinde Değildir

Büyük ihtimalle, bebeğinizin yüzünün son dokuz aydır dergilerde görmüş olduğunuz o kusursuz bebek resimleri ile hiçbir benzerliği olmadığının farkına varacaksınız. Bebeğin bir miktar ezik duran burnu ve burun delikleri, derisinin altında bulunan sıvı nedeniyle biraz şiş görünen gözleri ve hatta yüzünde ve kafatasında, bebeği çıkarırken kullanılabilecek malzemeler nedeniyle oluşan küçük bereler dahi bulunabilir.

Ancak bu noktada sabırlı olmanız gerekmektedir. Çünkü bebeğiniz, uzun süreden beri hayalini kurduğunuz o çok kıymetli melek haline gelecektir; bundan şüpheniz olmasın.

anne baba ve bebek

Bebeğiniz Çok Gergin Gibi Görünüyor

Küçük karnınızın içindeki bir su kesesinde aylarca vakit geçirdikten sonra, yeni doğan bebeğiniz artık hiç bir kısıtlamanın olmadığı kocaman bir dünyada istediği gibi hareket etme fırsatına kavuşmuştur. Bebekler, bu aşamada yeni dünyalarında kendi vücutlarını nasıl kontrol edebileceklerine ilişkin henüz bir yol bulmuş değillerdir. İşte bu sebepten dolayı bacaklarını sürekli ve uyumsuz bir biçimde hareket ettirirler. Yani bu hareketlerinin nedeni gergin ve endişeli olmaları değil, sadece hareket etme dürtüsü ve test etme isteğinden kaynaklanmaktadır.

Sinir Sistemleri Gelişim Halindedir

Bebekler aynı zamanda “moro refleksi” ya da ürkme refleksi olarak adlandırılan bir refleksle doğarlar: Bebek herhangi bir şekilde düştüğünü ya da korktuğunu hissederse, omuzlarını sert bir biçimde sallar, ellerini açar ve kafasını geriye doğru atar. Bu refleks yaklaşık 3 aydan sonra kaybolur.

Buna ek olarak, bebeğin gelişmekte olan sinir sistemi kaslara gereğinden daha fazla elektrik impalsı gönderir. Bu nedenle, bebeğin çenesinin ya da bacaklarının titrediğini görmeniz, endişelenecek bir durumun var olduğu anlamına gelmeyecektir. Bunun yanında, eğer bu titremelerinin ritmik bir şekilde devam ettiğini ve durmadığını gözlemlerseniz, o durumda en kısa süre içerisinde bir çocuk doktoruna başvurmanız gerekli olacaktır.

Bebek Her Zaman Açtır

İlk haftalar süresince sanki bebeğinizi tüm gün besliyormuşsunuz gibi bir hisse kapılırsınız. Bebeğin beslenme istekleri, sizin süt üretiminizi artıracak ve böylece büyümesi için gerekli besin ihtiyacını giderecek şekilde doğal bir uyum oluşturacak sıklıktadır. Ayrıca eğer bebeğinizi emziriyorsanız, anne sütünün diğer sütlerden daha hızlı bir biçimde sindirilmesi nedeniyle daha sık beslenme ihtiyacı olacağının farkında olmanız da gerekecektir.

bebek ayakları

Bebekler sürekli büyümeleri ve ilk 6 ayda doğum kilolarının iki katına ulaşmaları gerektiği için daima açtırlar. Bu nedenle yüksek miktarlarda kalori almaları gerekir. Özellikle ilk kez 4 ila 6 hafta aralığında ortaya çıkan büyümenin hızlandığı dönemlerde kendilerini daha da fazla acıkmış hissetmeleri doğal bir durumdur.

Kendisini çok fazla aç hissedip endişeli ve huzursuz bir biçimde beslenmesini engellemek için bebeğin ne zaman acıktığına ilişkin işaretleri iyi takip etmek ve uygun zamanda beslenmesini sağlamak çok önemlidir. Beslenme vaktinin aynı zamanda bir rahatlama ve duygusal iletişim zamanı olması da sağlanmalıdır.

Bebekler hakkında aklınızda tutup uygulayabileceğiniz bazı güzel fikirleri size kimse söylemeyecektir. Bu nedenle, bu tarz durumlarla karşılaştığınızda kesinlikle korkmayın. Bir bebeğin anne ve babası olmak dünyadaki en harika şeydir. Ancak ilk kez anne ya da baba oluyorsanız, bu sürecin başında oldukça fazla sürprizlerle karşılaşma olasılığınız da yüksektir.

Bunlar da ilginizi çekebilir