Bebekler Kendi Doğumlarını Nasıl Deneyimlerler?

Hamilelik ya da doğum gibi konularda yazan dergilerde, kitaplarda ve makalelerde bulabildiğimiz bütün bilgiler sadece annenin deneyimlerinden bahsediyorlar. Peki ama bir bebek doğum anını acaba nasıl deneyimler?

Pek çok kişi, annelerin doğurma anında çok acılı bir deneyim yaşadıklarını düşünürken diğer birtakım kişiler ise “o kadar da kötü değil” tarzı bir yaklaşım içerisindedirler. Acı, tamamen göreceli bir kavramdır ve her annenin doğum deneyimi diğerlerinden farklıdır. İnsanların doğum deneyimlerini birbirleri ile kıyaslamamamız gerektiğini her zaman aklımızın bir köşesinde tutmalıyız.

Ama biz yine de bir annenin o an yaşadıkları ve hissettikleri hakkında düşünmeye alışmışızdır. Doğumda herhangi bir aksaklık çıkıp çıkmayacağını, çok acı çekip çekmediklerini, doğumdaki nefes alış ve verişlerinin nasıl olması gerektiğini ya da çektikleri acıyı biraz olsun azaltabilmeleri için hangi pozisyonda durmaları gerektiği gibi şeyler üzerine kafa yorarız.

Tam bu noktada, sorumuzu yineliyoruz: Peki ya bebekler? Bebeklerimiz doğum anını nasıl deneyimlerler?

Bu konuda kesin bir dille konuşmak son derece zordur. Şüphesiz ki bebekler bize o deneyimlerini hiçbir zaman anlatamayacaklar. Bununla birlikte gittikçe artan sayıda profesyonel (doktorlar, hamileliğin son dönemi ve doğum üzerine uzmanlaşmış jinekologlar ile aynı dönem üzerine uzmanlaşmış psikologlar) bu sürece bebek açısından bakarak çalışmalar yapıyorlar.

Bu makalemizde biz, bebeğin bakış açısından doğum anını anlatacağız ve bu şekilde onların doğum anında yaşadıkları deneyim üzerine bir fikir edinmiş olacağız.

İlk kasılmalar başladığı andan itibaren bir bebeğin ne yaşadığını keşfedin

Bebekler, doğmaya ne zaman hazır olduklarını bilirler. Annelerinin vücutlarına gönderdikleri bir hormon sağanağı eşliğinde doğmaya hazır olduklarını bildirirler. Sonrasında kasılmalar tetiklenir ve bu kasılmalar bebeğin dünya ile tanışmasına yardımcı olurlar.

Bebekler bu “dünyaya gelme” anına doğumdan önce hazırlanmaya başlarlar. Böbrek üstü bezleri, hayatları boyunca bir daha salgılayamayacakları bir hızda adrenalin salgılamaya başlar. Bu adrenalin salınımı, onları yaklaşmakta olan stresli ana hazırlar.

Bazı uzmanlar, anne ile bebeğin plasenta yoluyla iletişim halinde olduklarını ileri sürüyorlar. Aralarındaki bu bağ sayesinde bebek, annesinin ruhsal durumunu hissedebiliyor. Bu nedenle de annelerin doğum anında panik yapmayıp sakin kalmaları önem kazanıyor.

bebeğin ilk çıktığı an

Bebekler, annelerinin ilk kasılmalarını hissettikleri anda bir şeyler olduğunu anlıyorlar. Rahim kasılarak, onları çıkışa doğru itiyor. Masaj benzeri bir baskı hissediyorlar ve bu basınç onları “çıkmaya” hazırlıyor.

Annelerinin doğum kanalına girdikleri anda ne hissediyorlar?

Doğum kanalından geçerken rahatsızlık hissediyor olmalılar. Zor ve problemli doğumlarda bu rahatsızlıkları artıyor olabilir.

Bebek vücudu, doğum sırasında daha az acı çekip biraz da olsa iyi hissetmek için çok yüksek miktarlarda endorfin salgılar.

Bebekler, masajımsı baskıyı hissetmeye başladıkları anda, kafalarıyla servikse (rahim boynuna) bastırırlar ve doğum kanalının açılmasına yardımcı olurlar.

Annenin yaptığı ilk ıkınmada, bebekler anneleri gibi ciddi bir acı hissetmezler ama bunun yerine kuvvetli bir basınç hissederler.

Bebeğin doğum sırasındaki hareketleri ne işe yarar?

Bebekler, doğum esnasında doğal bir şekilde bir seri hareket gerçekleştirirler: inerler, kafalarını bükerler, internal rotasyon sergilerler, kafaları genişler, eksternal rotasyon ve son olarak “çıkarlar”.

Normal doğumla dünyaya gelen bebekler için, süreç her ne kadar acılı ve rahatsız edici gözükse de daha az travmatik bir deneyimdir.

Bebeklerin doğum sürecinde deneyimledikleri olaylar hemen hemen bu şekilde gelişir. Bu süreçte yaşadıkları deneyim her ne kadar sarsıcı da olsa, aynı anda annelerinin yaşadıkları daha kötü bir tecrübeymiş gibi gözüküyor. İlginç, değil mi?

Bebekler, tüm bu sürecin sonunda dünyaya geldiklerinde ne hissederler?

Bebek dünyaya geldiğinde annesiyle olan göbek bağı kesilir ve ufaklığın akciğerleri çalışmaya başlar. Annelerinin vücudundan çıktıkları süreç boyunca hissettikleri basınç, akciğerlerindeki sıvıyı vücutlarından atmalarına yardımcı olur.

bebeğini ilk kez kucaklayan anne

Annelerinin vücudundalarken 36°C ısı içeren bir ortamda bulunmaya alışmışlardır. Annelerinin vücudundan çıktıkları anda karşılaştıkları ortamın ısısı alıştıklarından oldukça düşük olur. Bu nedenle doğdukları anda hızlı davranmalıyız.

Yapılacak en doğru uygulama, onları küçük bir battaniyeye sarıp annelerinin ılık teni üzerine yatırmaktır. Böylelikle hipotermi yaşamalarını ve üşümelerini engellemiş oluruz.

Anne ve çocuğun bu ilk temasının, aralarındaki bağın kuvvetlenmesi adına çok önemli olduğu bilinir. Bu işlem aynı zamanda da annenin memeden emzirmesini kolaylaştırır.

Bu makalemizle, bebeklerin doğumu nasıl deneyimledikleri hakkında fikir sahibi oldunuz. Her zaman, annelerin doğum tecrübeleri hakkında her türlü bilgi elimize geçiyor. Arada bir de olsa, ufaklıklarımızın ne yaşadıklarını öğrenmek iyi olur diye düşündük.

Bunlar da ilginizi çekebilir