Doğum Sonrası Preeklampsinin Sebepleri Nelerdir?

23 Temmuz 2019
Bugünkü yazımızda sizlere az rastlanan fakat oldukça hassas bir durum olan doğum sonrası preeklampsinin sebeplerinden, belirtilerinden, risklerinden, teşhis ve tedavisinden bahsedeceğiz. 

Doğum sonrası gelişen preeklampsi bir kadının tecrübe edebileceği en hassas tıbbi durumlardan biridir. Sık rastlanmasa da bir takım önleyici tedbirler almakta fayda var.

Buna ek olarak, kadınların doğum sonrası preeklampsinin belirtilerini tanımaları bir an önce doğru tedaviyi almaları açısından oldukça önemlidir.

Preeklampsi semptomları doğumdan hemen sonra gelişebilir ve 1 ile 3 ay arası bir süre boyunca devam edebilir.

“Doğum sonrası yükselen kan basıncı doğumdan sonraki 3 ile 6 gün arası, yani anneler hastaneden taburcu olduktan sonra bir süre boyunca devam eder. Damarlardaki kan basıncının belli bir seviyenin üzerine çıkması serebrovasküler kaza gibi tehlikeli durumların oluşumuna sebep olabilir. Fakat bunu durumun önlenmesi ve tedavisi ile alakalı çok az bilgi mevcuttur.”

–Guillermo Hernández, Ernesto Deloya, Jenner Martínez, Manuel Lomelí–

Konuya giriş yapmadan önce, doğum sonrası preeklampsinin yüksek kan basıncı ile alakalı bir hastalık olduğunu belirtmek gerek. Benzer durum hamilelik döneminde veya doğumdan hemen önce de gelişebilir.

Bu hastalığın, kardiyovasküler komplikasyonlara sebebiyet vermemesi açısından acil müdahale ve tedavi gerektiren bir durum olduğunu bilmekte fayda var. Bu kardiyovasküler komplikasyonların bazıları kan damarlarının hasar görmesi ve kalp sağlığının uzun vadede etkilenmesi gibi durumlardır.

Doğum sonrası preeklampsinin belirtileri

  • Atardamar basıncında ani artış. Tansiyonun 14/9 ve daha yüksek olduğu durumlar yüksek olarak kabul edilir.
  • İdrardaki protein konsantrasyonunda artış. (300 mg ve üzeri)
  • Ani ve geçici görüş kaybı. Buna ek olarak, ışığa duyarlılık, yorgunluk, güçsüzlük ve kısa süreli bilinç kaybı da görülebilir.
  • Kiloda ani ve fark edilebilir artış. Sağlıklı bir beslenme programına uyulmasına rağmen haftada bir kilo almak bu duruma örnek olarak verilebilir. Bulantı ve kusma görülmesi de mümkündür.
  • Yüz, kol ve bacakların ödem toplaması ve şişmesi.
  • Mide ve karın ağrısı.
  • Nefes almada güçlük.
yüksek tansiyon

Doğum sonrası preeklampsinin sebepleri

Doktorlar ve bilim adamları doğum sonrası preeklampsinin neden geliştiğini tam olarak açığa kavuşturabilmiş değiller. Fakat, en kabul edilen görüş şudur ki doğum sonrası preeklampsi, hamilelik döneminde de preeklampsi görülen fakat farkında olmayan kadınlarda gelişir. Doğum sonrası preeklampsi gelişimine sebep olan faktörlerden bir diğeri de bu hastalıkla alakalı aile geçmişidir.

Doğum sonrası preeklampsiye sebep olan diğer faktörler şu şekilde sıralanabilir:

Komplikasyonlar ve risk faktörleri

  • Doğum sonrası preeklampsinin semptomları preeklampsi ile çok benzerdir. En büyük farkı, doğum sonrası preeklampside beyin ve böbrek gibi hayati organlara büyük ölçüde zarar verebilecek kasılmaların görülmesidir. En kötü durumda, doğum sonrası preeklampsi kişinin komaya girmesine sebep olabilir ve ölümcül sonuçlar doğurabilir.
  • Pulmoner emboli. Bu hastalık, damarda kan pıhtılaşmasının ve akciğer embolisinin eşzamanlı olarak gelişmesi sonucu ortaya çıkar. Bu hastalığın gelişmesi durumunda bireyler, nefes almada zorluk, göğüs ağrısı ve yüksek ateş yaşayıp normal hayatı devam ettirmekte zorlanırlar.
  • Pulmoner ödem. Bu hastalık solunum sistemini çok şiddetli olarak etkiler. Akciğer dokusunda ve boşluklarda sıvı birikimi sonucu gelişir. Öksürürken kan gelmesi, anksiyete, aşırı terleme, nefes alıp vermede zorluk gibi belirtileri vardır.

Tanısı ve tedavisi

  • Kan tahlilleri. Kan tahlilleri sayesinde akciğer ve böbreklerin normal bir şekilde çalışıp çalışmadığını tespit etmek mümkündür. Aynı zamanda, kadınlardaki trombosit sayısının normal sınırlar altında olup olmadığı kontrol edilebilir. Trombositler kanın pıhtılaşmasını düzenlemekten sorumlu hücrelerdir ve kanama görülen durumlarda kişinin hayatını kurtarırlar.
  • İdrar testleri. Bu tip testler sayesinde kişinin idrarındaki protein miktarı belirlenebilir. İdrardaki protein konsantrasyonunun 300 mg ve üzeri olması bir sorun olduğunun belirtisidir.
tansiyon aleti

Doğum sonrası preeklampsinin tedavisi genellikle bir takım ilaçların kullanımını gerektirir. Tedavinin genel olarak yüksek kan basıncını düşürmeye, kasılmaları azaltmaya ve idrar bileşenlerini düzenlemeye odaklanması beklenmektedir.

Doğum sonrası preeklampsi ile alakalı bilmeniz gereken her şeyi bu yazıda sizlerle paylaştık. Kadın vücudu çocuk sahibi olduktan sonra daha da hassaslaşır. Bu yüzden de vücudumuzu dinlememek ve söylediklerine kulak asmak çok önemlidir.

Unutmayın ki, ailenize ve çocuklarınıza bakabilmeniz için sağlığınız hayatınızın bir numaralı önceliği olmalıdır.