Bir Çocuğu Sevdiğinizde, Kalbinizdeki Yeni Yerleri Keşfedersiniz

· 9 Kasım 2018

Kalbinizde sadece belirli deneyimlerle gelişen yerler var. İlk kez anne olduğumuzda, içimizde bir şey büyür ve bizi her şekilde zenginleştirerek bizi değiştirir.

Bu tüm kalbinizle sevdiğiniz o yeni insan yani çocuğumuz sayesinde hayatı daha çok takdir etmenizi sağlayan, bizi daha çok güçlendiren bir tür psişik tendon gibidir.

Belki de okuyucularımız bu makalenin başlığını görünce şaşırmıştır. Sevginin ne anlama geldiğini bilmek için bir çocuğa sahip olmak gerçekten gerekli midir? Cevap, tabi ki hayır.

Üstelik, her gün çocuklarla ilgilenen birçok uzman da bu yeteneği geliştirme fırsatına sahip olmuştur: Dünyayı çocukların gözünden görebilmek, onlardan yeni şeyler öğrenmek, onları sevmek ve büyüme ve mutluluk yolunda onlara rehberlik etmek.

Bir çocuğu birazcık sevdiğinizde bir kalp kazanırsınız .

-John Ruskin-

Gerçek şu ki, her birimiz zaten dünyaya “bütün” olarak, başkalarıyla bağlantı kurmaya, sevmeye ve sevilmeye, her deneyimden ve her bağdan öğrenmeye hazır olarak geliyoruz.

Her yaşam deneyimi bizi daha güçlü ve daha değerli kılan bir hediyedir. Yaşamımız boyunca bize eşlik eden bir aşk ya da ilişki, duygusal sırt çantamıza yerleştireceğimiz ekstra bir “bilgelik” sağlar.

Yanımızda bir çocuğun ya da çocukların bulunması ise bireyler olarak büyümemize izin veren eşsiz bir fırsattır, çünkü onların yanındayken kendimizin en iyi versiyonu olmamız gerekir. Ve bu bizi sonsuza dek zenginleştirecek bir şeydir.

anne ve oğul tablo
Bir çocuğu sevdiğiniz zaman kalbinizin “topladıkları”

Hepimiz biliyoruz: Bir çocuğu sevmeyi bilmeyen insanlar var. Bu sadece yıkıcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda travmalar bırakıyor ardında. Sorunlara, mutsuzluğa ve kalıcı duygusal izlere neden oluyor.

Her insan küçükleri yetiştirmek ve eğitmek için gerekli becerilere sahip değildir. Sadece ailelerden, çünkü bazen o sihirli özellikten – çocuklarla bağlantı kurma kapasitesinden yoksun öğretmenler veya profesörler de vardır.

Tüm bu insanlar kuşkusuz hayatın en iyi armağanlarından birini kaybetmişlerdir: Çocuklardan yeni şeyler öğrenme ve onların gönülden verdikleri her şeyden zevk alma yeteneği.

Şimdi çocukların bize hangi hediyeleri sunduğunu görelim.

Çocuklar sadece bir şeye ihtiyaç duyar: sevgi

Bir çocuğu eğitip büyütürken ve ona günlük olarak rehberlik ederken, sabır, sevgi ve iyimserlik ile sunulan dersler olan şefkat, kuvvetli pekiştirme, düşünceli olma ve takdirin büyük gücünü keşfediyoruz…

  • Takdir ve sevgiyle karşılık verdiğimizde, bağırarak emirler yağdırmaya göre çok daha fazla şey elde ettiğimizi hemen anlıyoruz.
  • Bir çocuğun gelişimini uyandıran motorun ne kadar sevecen olduğunu, her gün şefkat göstererek onları ilk kelimelerini söylemeye ve ilk adımlarını atmaya teşvik ettiğimizi anlıyoruz …

Hayattaki en küçük şeyleri takdir etmeyi öğrenirsiniz

Çocuklarla yaşam, bir salyangozun ritmine, bir kaplumbağanın adımlarına ve havadar bir günde bir karahindibanın büyüsüne sahiptir.

Bir çocuğun gözlerinde her şey yepyenidir. Her şey heyecan verici, büyüleyici ve sonsuz olasılıklarla doludur.

Bu erdemi – yani yetişkin olduğumuzda unuttuğumuz bu özelliği- takdir edebilen kişi, aynı zamanda, kendi içindeki çocuğu da, insanlara güvenen, gökte bir bulut gördüğünde ya da pencereye düşen yağmur damlalarını izlerken hayal kurabilen o çocuğu da geri getirebilecektir.

Yaşam derslerini, kalbin stratejilerini sunmayı öğreniyoruz

Çocuk psikiyatrisinde, nörobilimde, öğretimde ya da yaşam koçluğunda uzman olmayabilirsiniz. Yine de, günlük hayatta tüm bunları çocuğunuza ve diğer çocuklara temsil ettiğinizi fark edersiniz.

Çocuklar, yetişkinlere karşı çok hoşgörülü olmalı.

-Antoine de Saint-Exupéry-

Kimse size bir çocuğu nasıl eğiteceğinizi öğretmedi. Ancak her geçen gün kendinize olan güveniniz artar ve çocuğunuza her an ihtiyacı olan şeyleri sunabilirsiniz.

  • Öfke nöbetleriyle başa çıkmada çoktan bir uzman oldunuz.
  • Çocuğunuzun yaramazlık içine girmek üzere olduğunu tahmin etmek için bir radar var.
  • Korktuğu zaman onu nasıl rahatlatacağınızı biliyorsunuz.
  • Sabır konusunda uzmanlaştınız.
  • Çocuğunuz yere düşüp dizini burktuğunda, yarasını öpüp ona sarılma konusunda en yüksek dereceyi elde ettiniz.

Bütün bunlar sizi bir insan olarak büyütmeye itti. Kendinizi hiç bu kadar iyi ve mutlu hissetmemiştiniz. Artık çocuğunuza her ikinizin de hak ettiği şeyleri sunmaya hazırsınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir