Büyükanne ve Büyükbabalarımız Aslında Ölmezler – Sadece Görünmez Olurlar

Büyükanne ve babalarımız asla ölmezler. Görünmez olurlar. Onların sonsuza kadar yaşama gibi bir fırsatları vardır, çocukların ve bizlerin kalplerine kazınarak. Bu şekilde hafızalarda onlar daima mutlu ve canlı olarak hatırlanırlar.
Büyüklerimizin yumuşak ellerini hissetmek, tonton seslerini hatırlamak, sürekli söyledikleri lafları hatırlayıp gülmek bir mutluluktur. Hemen hemen bütün büyükanne ve büyükbabalar sizi gördükleri zaman sevgi dolu sarılır ve sizi sonsuz ve narin bir sevgiyle severek, tehlikelerden korumaya çalışırlar.Ölüm hayatın kanunudur. Bu çocukluk kahramanlarımız, büyükanne ve büyükbabalarımız, torunlarının hayata geldiğini görme onuruna nail olmuşlardır. Ancak onlar aramızdan ayrılırken de, torunlar ve sevenleri saçları kırlaşmış, derileri kırışmaya başlamış büyüklerin ardından büyük üzüntü hissederler.

torun dede oyun oynuyor

Tabii çocuklar hayatının ilk ölüm haberini duydukları zaman acı ve ızdırapla bu olayı karşılarlar. Büyükanne ve büyükbabalarıyla yaşadıkları bütün anılar ve hikayeler artık tekrar edilemez olmuş, ellerinin arasından kayıp gitmiştir. Güle güle deme zamanıdır; çocuklukta yaşanılan ilk kayıp.

Ancak büyükanne ve büyükbabalar aslında ölmezler. Onlar sizin ve çocuğunuzun kalbinde silinmez izler, şefkat ve sevgi bırakarak ölümsüz hale gelirler. Artık yeryüzünde bir vücutları yoktur ancak hafızalarda vuku bulurlar. Çünkü kökleri çocuklarda ve çocukların hafızalarındadır.

Ancak büyükanne ve büyükbabalar aslında ölmezler; çocukların kalplerinde yaşarlar

Büyükanne ve büyükbabaların torunlarla kurduğu ilişki oldukça sıkı ve güçlüdür. Büyükanne ve büyükbabalar torunlara karşı güçlü bir duygusal bağ ile bağlanırlar. Hayatta kaldıkları zaman boyunca da torunlarına karşı koruyucu olurlar, gerektiğinde arkadaş, her isteğini yapan kişi olurlar. Onların iyi hali ve mutluluğu için elinden gelen her şeyi yaparlar.  

Büyüklerimiz hiçbir zaman ölmezler, kendi fiziksel varlıkları etrafımızda olmasa bile onlara tanık olmuş herkesin kalbinde, ilelebet süren bir bağlılıkta yaşamlarına devam ederler. Bu şekilde, büyüklerimizin varlığı bazen konuştuğumuz şeylerde, nesilden nesile, ağızdan ağıza yayılır.

Bu tonton ve unutulmaz karakterler, torunlarının elinden gururla ve güvenle tutarak onlara yürümeyi öğretmeyi başarabilmişlerdir. 

Zaman geçtikçe, tuttukları bu küçük elleri serbest bırakmak zorunda kalabilirler, ancak çocukların kalplerinde sonsuza kadar yer almayı da başarırlar.

dede torun parkta

Büyükanne ve büyükbabalar asla ölmezler, görünmez olurlar. Ancak ne zaman ki onların sararmış fotoğraflarına bakarsanız, kendi elleriyle diktikleri ağacın altında çekilmiş pozu, o ağacın vermiş olduğu meyveyi ellerinde tutarken pozunu görebilirsiniz. Belki de, çok sevdiği ve kendi diktiği o güzel önlüklü fotoğrafına baktığınızda, önlüğün duygusal değerini de anlayabilirsiniz. 

Büyükanne ve büyükbabalarımızı bizim hayata karşı tutumumuzda, bize verdiği güç ve öğütlerinde  yaşatmak mümkündür. Onları duygusal hafızamızda saklarız ve hiç beklenmedik bir anda, ayakkabımızı bağlayış şeklimizde bile varlıklarını hissettirebilirler. 

Her zaman var olacaklar

Ne zaman eski günlerden konuşsalar gözleri dolu dolu olur. Çocuklara bir kucaklaşmanın birçok şeyi iyileştirebileceğini, yıllarca okusalar bile hiçbir kütüphanede bulamayacakları birçok şey öğretmişlerdir.çocuk ve ebeveyn elleri

Çocukluğumuzun kurucularıdır büyükanne ve büyükbabalarımız, yeri gelir sırlarımızı saklarlar, yeri gelir endişelerimizi ve korkularımızı savmamızda bize yardım ederler. Mutluluğumuzun savunucuları, boş vakitlerimizi geçirmemiz için planlar yapan mimar, kendi hayatını harcarken, çocuklar yetiştirmeye çalışan büyükanne ve büyükbabalarımız. Onların kanından ve canından gelmekteyiz. 

Büyükanne ve büyükbabalarımız hiç ölmezler. Torunlar onları hiç çıkmayan dövme gibi, yüreklerinde sonsuza kadar taşıyacaktır. Tabii ki, onlar da kendi son günlerine kadar.

Bir şeyin keyfini çıkarmaya çalışırken, düşünceli bir şekilde karar vermeye çalıştığımızda, ne yapmamız gerektiğini kara kara düşünürken onlar aklımıza gelir, yanımızdadır. Onlar hayattaki pusulamızdır. 

Büyükanne ve büyükbabalarımız görünmez olurlar, ancak her çocuk bilir ki, her sıcak gülümsemenin arkasında, her öğle gezisinin ardında, onların vardır. Onlar, benzersiz ve anlaşılamaz sevgileriyle torunlarının kalplerinde doldurulamaz bir yer bırakmışlardır.

Büyükanne ve büyükbabalarımız asla ölmezler; torunlarının gönüllerinde yeşerirler, torunlar onlara ölümsüzlüğün anahtarını bahşetmişlerdir. 

Bunlar da ilginizi çekebilir