Doğum sonrası sendromu nasıl atlatılır?

· 13 Ekim 2018
Doğum sonrası sendromu nasıl atlatılır? Bu yazımızda, travma yaşamadan bu önemli aşamayı atlatabilmeniz için sizlere birtakım ipuçları vereceğiz.

Hamileliğin, kadınları etkileyen fiziksel ve hormonal değişiklikler nedeniyle inanılmaz zor bir süreç olduğu konusunda hemfikiriz.

Doğum sonrası sendromu nedir?

Ancak bebeğinizi kollarınıza aldığınız andan itibaren yüzleşmeniz gereken ve kimsenin daha önce bahsetmediği bir süreç vardır. Sadece lohusalık dönemi ve kuvözden bahsetmiyoruz. Size, yazının devamında açıklayacağımız doğum sonrası sendromundan bahsediyoruz.

Dokuz ay boyunca bebeğimizi kollarımıza almak için bekleyip, nihayet ona kavuştuğumuzda, panik duymaya başlarız. Çünkü, ona sağlıklı ve mutlu kalabilmesi için yeteri kadar iyi bakamayacağımızı düşünürüz.

Günler geçtikçe, evdeki bu yeni dinamik endişenin yerini alır. Çünkü artık tam da bu hisle yüzleşecek dönemde oturup düşünecek bir dakikamız bile yoktur.

Geçirdiğimiz bu güzel dönüşümü analiz etmemiz için çok fazla fırsat yoktur. Çünkü, ne zaman düşüncelerimizle baş başa kalsak, ağlama, mutsuzluk ve nostalji denizinde sürükleniriz.

Hormonal değişiklikler yüzünden ağlarız, vücudumuzu beğenmeyiz, 24 saat geçmek bilmez ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını fark ederek nostalji duymaya başlarız.

Annelik rolü, her şeyin önüne geçer. Eş, kız kardeş, iş kadını gibi roller geçici olarak rafa kaldırılacaktır.

Hamilelik sırasında, bebek doğduğunda hayatımızın eskisi gibi olacağını düşünürüz. Ancak, sevgili anneler, bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hayalden ibarettir. Çünkü annelik rolü her şeyin önüne geçecektir.

Eş, kız kardeş, iş kadını gibi roller geçici olarak rafa kaldırılacaktır. Artık o andan itibaren, dünyayı bir annenin gözünden göreceğiz.

Ben Kimim?

Artık çok güzel bir bebeğin annesisin ve başka hiçbir şeyin önemi yok. Elinde olan her şeyi ona vermekten mutlusun, ancak bebeğin uyuduğunda veya sana dokunduğunda birtakım rahatsız hisler duyuyorsun.

Yüzüne ve yorgunluktan çıkan halkalarına bak. Aynaya bakıp yan durduğunda, göbeğinin hala tam erimediğini ve hala birkaç kilo fazlan olduğunu fark ediyorsun.

anne ve bebek

Dolabını cesurca açıp en sevdiğin pantolonlarına sığmadığını görüyorsun. Bu da ağlaman için mükemmel bir bahane. Haftalardır maniküre gitmediğini ve saçlarının dökülmeye başladığını fark ettiğinde üzülüyorsun. İğrenç, yorgun ve yanlış anlaşılan bir kadın gibi hissediyorsun.

Artık vücudunuzu tanıyamayacağınızı veya gününüzün farklı şekilde geçeceğini kimse size söylemez. Kadınlıktan anneliğe geçişin zor bir süreç olduğu konusunda pek uyaran olmaz. Artık o sorumsuz kızın geride kaldığını ve asla dönmeyeceğini kabullenmeniz gerekiyor.

Bu sendrom nasıl aşılır?

gün batımı

Aşağıdaki yöntemlerle, doğum sonrası depresyonuna girmeden, bu sendromu başarılı bir şekilde aşacaksınız. Bu depresyon genelde bizi kimsenin anlamadığı ve eşimizle işlerin eskisi gibi gitmediği inanışlarına ve düşük özgüvene dayanan bir durum.

1.- İlk andan itibaren, bebeğinizin sizin bir uzantınız olmadığını anlamalısınız. Bunu unutmazsanız, nihayetinde ikinizin de farklı ihtiyaçları olan iki birey olduğunu ve ikinizin de buna alışmanız gerektiğini kabul edersiniz.

2.- Kendi ihtiyaçlarınız için, kendi zevklerinize, görüntünüze özen göstermeli ve arada bir yalnızlığın tadını çıkartmalısınız.

3.- Kendiniz için savaşın. Burada savaşmaktan kast ettiğimiz, arkadaşlarınızla dışarı çıkmaya, yürüyüş yapmaya veya kuaföre gitme hakkınız olduğu ve bunun için kendinizi sorumsuz bir anne olarak görmemeniz gerektiği.

4.- Hamileliğiniz kötüye gitmiyor. Eşinizin sizi anlamadığını, size yeteri kadar yardım etmediğini veya sizi eskisi kadar şımartmadığını düşündüğünüzde, ilişkinizin kötüye gittiğini düşünmeyin. Bütün bu olanlar yeni gerçekliğinize uyum sağlamanızla ilgili. Bu yüzden, eşinizle beklentileri ve endişeleri hakkında konuşmalısınız.

5.- Bütün aileyi dahil edin. Bebekle ilgili her şey ile kendimizin ilgilenmek zorunda olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bu davranışınız sizi çok yoracaktır. En iyisi, yakınlarınızın yardımlarını geri çevirmemek ve kendinize biraz zaman ayırmaktır.

6.- Motivasyon eksikliği ve nostalji. Günde yüzlerce kalori yaktığımız emzirme sürecinden faydalanın ve sağlıklı bir beslenmeyle eski ölçülerinize kavuşun. Eski vücudunuza çaba göstermeden kavuşamazsınız.

Aşılması gereken en önemli şey, artık anne olmadan önceki kişiliğinizin ve yaşantınızın geride kalmış olmasıdır. Dünyanızı yeniden keşfedin ve çocuğunuza iyi bir anne olmak için kendinizi yavaş yavaş değiştirmeye çalışın.

Bunlar da ilginizi çekebilir