Ebeveynler neden evden çıkmadan önce görüşürüz demelidir?

· 13 Ekim 2018
Ebeveynler neden evden çıkmadan önce görüşürüz demelidir? Çocuğunuzu öpüp görüşürüz demenin ne gibi olumlu etkileri vardır? Yazının devamında, bu konu hakkındaki bazı görüşlere değineceğiz.

Ebeveynlerin evden çıkmadan önce neden görüşürüz demesi gerektiğini ve bunun önemini hiç merak ettiniz mi? Genelde, çoğu ebeveyn başka birisi çocuğun dikkatini dağıtırken evden mümkün olduğunca çabuk çıkarlar. Ancak bunu yapmanın çok da iyi olduğu söylenemez.

Size kötüymüş gibi gelse de, aslında “mantıklı” olabilecek bir açıklaması var: Anne babasının evden çıktığını gören çocuklar avazlarından çıktığı kadar bağırıp ağlamaya başlarlar. Çünkü onlardan ayrılmak istemezler.

Görüşürüz demenin de bu gerçeği değiştirmeyeceği bir gerçek. Ancak, aşağıda detaylı olarak açıklayacağımız bazı olumlu tarafları da var.

Ebeveynler neden evden çıkmadan önce görüşürüz demelidir?

Ebeveynlerin ve çocukların birbirlerinden ayrılması her zaman zorludur. Onları bir arada tutan bağ o kadar güçlüdür ki, bazen araya birkaç saat koymak çocuklarda olduğu gibi ebeveynlerde de üzüntüye yol açar.

Ancak, çocuğunuzun davranışını sizinkinden ayıran kesin bir faktör de var: Çocuklar duygularını saklayamaz; üzüntü ve rahatsızlıklarını en iyi şekilde ifade ederler. Bunun anlamı da, ağlamak ve bağırmaktır.

Tabi ebeveynler de çocuklarını o halde görmek istemez. Bu yüzden, sadece birkaç saatliğine de olsa evden ayrılma anı geldiğinde bize göre en uygun seçenek mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kaçmak ve çocuğumuzu ağlatmamaktır.

Ancak birçok ebeveyn, çocukların o an ağlamamasına rağmen aslında ebeveynlerinin yokluğundan daha çok acı duyduklarının farkında değil. Çocuğunuzun, terk edilmiş hissetmesi daha sonra büyük sorunlara dönüşebilir.

anne ve bebek

Ebeveynlerden ayrılmanın olumsuz sonuçları

Önceki bölümde açıkladığımız gibi, hayatının ilk aylarında ve yıllarında çocuk ve ebeveynler arasında bağ çok güçlüdür. Çocuk için en önemli rehber, koruma ve şefkattir.

Çocuklar ebeveynlerinden ayrıldıklarında, onların varlıklarına özlem duyar. Büyükanneleri veya akrabaları ne kadar iyi ilgilenirse ilgilensin, yine de üzgün hissederler. Çünkü ana rol modelleri artık onlarla değildir.

Bu yaştaki çocukların, ebeveynlerinin neden bir anda ortadan kaybolduklarını anlamalarının imkanı yoktur. Uzmanlar, bu durumun onlarda terk edilmişlik, öfke ve üzüntü hislerine yol açtığını söylüyor.

Bu olumsuz hisler, gitgide arttığı gibi ebeveynlerine daha bağımlı hale gelmelerine sebep oluyor. Çünkü artık hafızasında, ebeveynleri tarafından her an terk edilebileceği bilgisi kaydediliyor.

“Bazen birkaç saatliğine ayrılmak bile hem bebeği hem de ebeveyni üzer.”

Ne yapmalı?

Peki bu konuda ne yapmalıyız? Ebeveynlerin çocuklarını ağlarken görmek istemediğini biliyoruz. Ancak düşünmemiz gereken iki şey var. Birincisi, çocuklar en etkili iletişim yolları bu olduğu için ağlarlar. İkincisi de, ağlamak stresi ve öfkeyi etkili bir şekilde azaltır.

Çocuklar ağlarken bizlere evden ayrıldığımız için üzgün olduklarını söylemeye çalışırlar. Ancak, güle güle demenin ve annesini karşılamanın sonucunda, bu durumun terk edilmekle aynı olmadığını yavaş yavaş anlamaya başlarlar. Sadece birkaç saatliğine görüşmeyeceğinizin farkına varırlar.

ağlayan bebek

Çok soyut bir fikir gibi gelebilir, ancak psikologlar çocukların öğrenme kabiliyetlerinin hafife alınmaması gerektiğini söylüyor. Bu nedenle, onlara “merhaba” ve “güle güle” demeyi öğretin.

Onlarla saklambaç oynayarak da bu duruma alıştırabilirsiniz. Yoklukla terk edilmenin farklı şeyler olduğunu kavraması çocuğunuz için çok faydalı olacaktır.

Son olarak, ebeveynler evden çıkmadan önce çocuklarına güle güle demeyi unutmamalı. Çocukların çevreleriyle daha iyi ilişkiler kurmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bu daha dengeli bir duygu durumuna sebep olacaktır.

Bunlar da ilginizi çekebilir