Aile İçi Sorunların Gebelik Sürecine Zararlı Etkileri

· 13 Mart 2018

Aile içi sorunların fazlaca bulunduğu bir evde yaşamak, müstakbel anne adayı için bir stres sebebidir ve bebeğinin gelişimine de zarar verebilir.

Dokuz aylık gebelik süreci göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bununla birlikte, bu süre zarfında, anne için stres yaratan çeşitli faktörler bulunabilir.

Aile içindeki kavgalar ve tartışmalar her zaman iz bırakmadan unutulup gitmez. Özellikle gebelik söz konusu olduğunda, bu tür anlaşmazlıklar daha da zarar verici bir hal alabilir. Bu nedenle, en iyisi sürekli sorunlardan uzak durmaktır.

Gebelik sırasında rahatsız edici durumlardan ve duygusal iniş – çıkışlardan kaçınmak, hem bebek hem de anne için yararlı olacaktır.

Hoş olmayan durumlardan kaçınmak genellikle mümkündür. Bununla birlikte, ister hamile olalım ister olmayalım, bazen çok zorlayıcı sorunlarla yüz yüze kalırız.

Gebeliğimizi olumsuz yönde etkileyebilecek şeylerden uzak durmak en iyisi olmasına rağmen, bu her zaman olası değildir.

Bazen ekonomik durum kaynaklı veya çiftin anlaşmazlıkları sebebiyle bazı sorunlar yaşanabilir. Bu stres durumu sürekli devam edecek olursa, düşündüğümüzden daha zararlı sonuçlar doğurabilir.

Eğer bir bebek bekliyorsak, mümkün olduğunca duygusal istikrarı korumaya çalışmak en iyisi olacaktır.eşine bağıran adam

Ailevi sorunlar gebeliğe nasıl zararlı olabilir?

Aile meselelerinden dolayı bir yük hissetmek, kişinin sağlığına zarar verebilir. Tabii ki, bazen büyük bir olumsuz etkisi olmayan basit sıkıntılar da vardır.

Ancak gebelik söz konusu olduğunda, bu durum uzun süreli etkilere yol açabilir. Ne de olsa, bebeğin sağlığı ve gelişim süreci annenin iyilik durumuna bağlıdır.

Herhangi bir hormonal dengesizlik, gelişmekte olan fetüsü fiziksel ve zihinsel olarak etkileyebilir.

Bu etkiler çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. Örneğin erken doğum eylemi meydana gelebilir. Ayrıca çocuğunuzun doğumundan sonra ve gelecekte de görülebilecek bazı yan etkiler bırakabilirler.

Gebelik süresince ailevi sorunların ortaya çıkardığı en yaygın sonuçlar şunlardır:

  • Hamile bir kadının dengesiz hormon seviyeleri ve sinirli oluşu, annenin kan basıncını artırması nedeniyle erken doğum yapmasına neden olabilir. Aynı zamanda bu durum, bebeğin gelişimi üzerinde de olumsuz etkilere yol açar. Genel olarak, bu koşullar plasentada bazı değişikliklere neden olur. Bu da, fetüsü yüksek risk altına sokar ve sonuçta erken doğum eylemine yol açar.
  • Tartışmalar sürekli bir hal alır ve stres yaratan durumlar gebelik boyunca uzun süre devam edecek olursa, bu durumda bebek de etkilenmeye başlar. Gebelik süresince sürekli bir stres durumu, müstakbel annenin depresif bir ruh haline girmesine neden olabilir ve bu da fetüsün gelişimini yavaşlatır. Bu, hamile kadınlarda depresyon kaynaklı yaygın görülen bir yan etkidir.
mutsuz hamile kadın

  • Eğer fetüs, gebelik süresince annesinin altında olduğu stres, depresif durum ve aile içi sorunlar nedeniyle sıkıntı çekerse bebek düşük doğum ağırlığı ile doğabilir. Bu, hamilelik sırasında yaşanan duygusal zorlanmaların bir sonucu olarak üretilen hormonal değişikliklerden kaynaklanmaktadır.
  • Bebeğin beyin gelişimi de, gebelik süresince annesinin yaşadığı ani duygusal değişimlerden etkilenebilir. Ani stres ataklarının yanı sıra gebelik süresince var olan devamlı sorunlar da hormonal dengesizliklere yol açar.
  • Bazı durumlarda, bir çocuğun davranışsal sorunları da, gebelik süresinde yaşanan sorunlardan kaynaklanır. Çocuğun davranışları, annesinin duygusal iniş çıkışlarından etkilenebilir. Bu durum, çocuğunuzun doğumdan sonraki ilk birkaç yılında gözlemlenebilir.
  • Çok yüksek stres veya uzun süreli duygusal sorunların varlığında, bir anne düşük yapma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Düşük riski, kadınların hamilelik dönemindeki sürekli devam eden problemlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek en ciddi sonuçlardan biridir.
  • Gebelikte yüksek stres düzeyleri ve sürekli devam eden üzücü durumlardan kaynaklı hormonal dengesizliklerin bir sonucu olarak gelecekte ortaya çıkabilecek bir diğer sorun, çocuklukta görülen obezitedir. Bilindiği gibi çocukluktaki obezite, erişkinlikte görülecek obezite veya diğer yeme bozukluklarının öncüsü olabilir.
  • Doğum öncesi yavaş gelişimin bir sonucu olarak, çocuklarda ayrıca astım vakaları veya diğer akciğer sorunları da görülebilir. Anneleri gebelik süresince yüksek stres seviyelerine maruz kalmış çocukların yaklaşık %13’ünde, doğumda ya da daha sonra bebeklik döneminde astım olduğu görülmüştür.
Bunlar da ilginizi çekebilir