Anneler De Tükenmişlik Sendromu Yaşar

· 12 Mart 2018

Sorumluluk ve görevlerinizi unutup bir hafta sonu kendi başınıza bir yerlere gidip uzaklaşmak isteyen tek kişi olduğunuza inanmanın acısını anlıyoruz. Suçluluk duygunuzu, aşırı yorgun hissetmenizi ve gözyaşlarınızı anlıyoruz. Tükenmişlik sendromunun anneleri de etkilediğini biliyoruz.

Son zamanlara kadar tükenmişlik sendromu sadece çalışma dünyasıyla sınırlı bir hastalık olarak görülüyordu. Başlıca semptomları, uzun iş günlerinin neden olduğu fiziksel ve zihinsel stres ile yorgunluktur.

Bu durum aile ortamına da uygulanabilir. Özellikle de annelere, hem ilk kez anne olanlara hem de birden fazla çocuğu olan kadınlar için geçerlidir bu. Mantıklı geliyor, değil mi?

Bilinen haliyle tükenmişlik sendromu, her gün saatlerce çalışan ve kötü koşullara maruz kalan kişilerde daha yüksek oranda görülür. Bir kişinin üstesinden gelebileceği en zorlu meseleyi de unutmamalıyız: bir çocuğun yetiştirilmesi, bakımı ve sorumluluğunun üstlenilmesi.

Tükenmişlik Sendromu: Sorular ve Daha Fazla Sorular

Kendinizi tamamen çocuklarınızın bakımına adamaktan daha zor başka bir iş var mı? Sürekli uğraşıp didindiğiniz halde bir türlü işleri bitiremediğinizi hissetmek gerçekliğinden stresli bir şey var mıdır?

annesinin parmağını tutan bebek

Uzun bir görev listesini tamamlamak için 24 saatinizin olduğunu bilip de stres yapmamak mümkün mü? Ne kadar bitkin olduğunuzu bildiğiniz halde mola verememek korkunç değil mi? Bazen her şeyi bırakmayı istediğiniz için kendinizi suçu hissetmiyor musunuz?

Bu soruları her gün olarak milyonlarca anne soruyor; çünkü başarılı bir şekilde çocuk yetiştirme, eve bakma, eş olma ve kariyer yapma gibi şeyler hepimizi etkiliyor ve hepimizi bunaltıyor. Bu yüzden artık yatağınıza gitmek istediğiniz ama çocuğunuz bir türlü uyumadığı için ağladığınızda kendinizi yalnız hissetmemelisiniz.

Anneler olarak, verebileceğimizden çok daha fazlasını kendimizden talep ediyoruz. Günümüz çocuklarımızla birlikte erkenden başlar. Öğleden sonra güçsüz olduğumuzu hissediyoruz, ancak devam ediyoruz. Gece vakti, zaten bitkin durumdayız. Ve sonunda bebeğimiz uyumaya başladığında her şeyi bırakıp kaçmak istiyor ve bu yüzden kendimizi suçlu hissediyoruz.

Yardıma ihtiyacımız olduğunu ya da tükenmişlik sendromunun uykuda olduğunu kabul etmez ve bu problemi aşmak için çalışmamız gerektiğini anlamazsak, hastalık daha da kötüye gidecektir. Bebek doğduktan sonraki ilk birkaç ay boyuna yaşanan doğum sonrası depresyon içimizde kalarak uzun süre devam edebilir.    

İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin ve hepsinden önemlisi kendinize bakmak için zaman ayırın.

Tükenmişlik Sendromu Yaşayıp Yaşamadığınızı Nasıl Anlarsınız?

Uzmanlara göre tükenmişlik sendromunun belirtileri şu şekildedir: 

kucağında çocuğu ağlayan anne

  • Aşırı yorgunluk. Sabah uyandığınızda hiçbir şey yapmadan yatağınızda kalmak istersiniz. Çünkü ancak birkaç saat uyumuşsunuzdur ve bitkin haldesinizdir. 
  • İştah kaybı. Yapmanız gereken işlerin sayısını düşününce yemek yemeniz gereken zamanları bile göz ardı eder ya da ufak bir şey atıştırırsınız. İyi beslenmemenin hata olduğunu bilirsiniz ama yorgunluk savaşı kazanır.   
  • Cesaretsizlik ve ilgisizlik. Bebeği doyurmak, ortalığı toplamak ve bez değiştirmek gibi belli işlerin tekrarı sizi otopilota bağlar. Bu işlere yükümlülük olarak muamele edersiniz ve bu durum, eskiden hoşunuza giden müzik dinlemek, lezzetli bir tatlı yapmak, yürüyüşe çıkmak ya da kitap okumak gibi şeylere olan ilginizi etkiler. Bu tür şeylere zaman ayırmanın sorumsuzluk olduğunu düşünmeye başlarsınız.
  • Moral bozukluğu. İstediğiniz şeyi değil de yapmak zorunda olduğunuz şeyi yaparak moralinizi yok edersiniz ve bu durum, evliliğinizi doğrudan etkiler. Kendinizi partnerinizden uzaklaştırmak istersiniz ki bu, duygusal durumunuzu daha da kötüleştirir.
  • İçinizden ne zaman ağlamak gelse kendinizi suçlu hissedersiniz çünkü artık katlanamazsınız bu duruma. Ya da işler umduğunuz gibi gitmemiştir eviniz yine dağılmıştır, gece yarısı bebeğinizin ağladığını duyunca yataktan çıkmak istemezsiniz, partnerinize karşı ilgisiz davranırsınız. Sanki bu zor zamanlarda en yakın dostunuz suçluluk gibidir.

Tükenmişlik sendromunu yaşayan bir anneyseniz bunca sorumluluğu tek başınıza halledemediğinizi kabul etmekten korkmayın. İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin ve her şeyden önemlisi, kendinize zaman ayırın. Kendinize baktığınızda ailenize de bakılmış olacak.

Partnerinizle ve en yakın aile üyelerinizle konuşup hissettiklerinizi anlatın ve onlardan nasıl bir destek beklediğinizi söyleyin. Sizinle birlikte çalışmalarına izin verdiğinizde kendinizi daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Anneliğin muhteşem ve kaotik dünyasını yine olumlu bir şekilde görmeye başlayacaksınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir