Bebeğimizin Ağlamasına Neden İzin Vermemeliyiz?

· 6 Mart 2018

Bir doğu deyişine göre çocuğun görevi ağlamaktır. Bebekler için, isteklerini bildirmenin tek yolu ağlamaktır. Eğer hiç kimse dikkat çekmek için çırpınan bir bebeğe istediğini vermezse, bebek kendisini nasıl hissedebilir? Bebeğimizin ağlamasına neden izin vermemeliyiz?

Ağlamak ikinci bir “göbek bağıdır”. Bebekler birçok nedenden dolayı ağlayabilir ancak genellikle ilgi istedikleri için ağlarlar. Birisinden bir şey istediğinizde sizi dinlemese nasıl hissederdiniz? Bu, tam da ilgiye muhtaç ve kimsenin alaka göstermediği bir bebeğin yaşadığı durumudur.

Bazı bebekler vardır ki, ebeveynleri bazen onların ağlamasına göz yummalıdır. Çünkü bebek her ağladığında yardımına koşarlarsa bu onların aşırı şımartılmasına yol açar ve yetkinin kimde olduğu anlaşılamaz. Eğer böyle bir durum yoksa, bebek çok ağlatılmadan ihtiyaç duyduğu ilgi gösterilmelidir.

Aslında bebeklerin ağlamasının birçok sebebi vardır. Bu onların duygusal ve fiziksel olarak kendilerini ifade etme şeklidir. Örnek vermek gerekirse: altını kirletmiş, sıcak basmış veya kolik ağrısı olabildiği gibi, aç veya uykusuz da olabilirler.

Bu konuda değişik düşüncelerin de olduğunu göz önüne alarak, bebeklerin ağlamasına izin vermenin artı ve eksilerini iyi değerlendirmek gerekir. Eğer onların uzun süre ağlamasına göz yumarsanız olumsuz, hemen ilgi gösterirseniz de bazı olumlu sonuçlar elde edersiniz. Neden bebeğin ağlamasına izin vermemeliyiz?

ağlayan bebek

Olumsuz sonuçlar

Güvensizlik

Eğer belli bir süre ağlamalarına rağmen hiç bir ilgi görmezlerse ağlamayı kesebilirler. Böylece kendilerine bakan kişinin ona yanıt vermediğini hissederler. Tekrar ağlarlar. Yine herhangi bir yanıt alamaması halinde ise, terk edilmiş ve güvensiz hissederler.

Terk edilmişlik hissi

Durum uzun süre devam ederse ve sık sık tekrarlanırsa, bebek terk edilmiş hisseder. İlk önce öfkelenir ve nihayetinde vazgeçer. Terk edilmişlik durumu ortaya çıkmaya başlar. Bu durumda sevgi görmediği için nasıl sevileceğini de öğrenemez.

Cezai eylemler

Vicdan duygusu düzgün gelişmez. Hiç kimseye güvenmez, kimseyi umursamaz. Problemli bir çocuk olmaya başlar, ve en uç durumlarda ise, eylemlerinde cezai sorumluluk hissetmeyen ve pişmanlık duymayan psikopat bir kişilik gelişir.

Sarsılmış bebek sendromu

Bir bebeğin ağlamayı bırakmaması, can sıkıcı olabilir; bazı bakıcılar bu durumdan umudu keser ve yeni doğan bebeği sarsmaya başlarlar, bu durum sarsılmış bebek sendromuna yol açar ve yalnızca kısa bir süre sarsılmış olsa dahi bu durum geri dönüşümsüz nörolojik hasara yol açabilir.

ağlayan mavi gözlü bebek

 “Bu travma; kanama, beyin hasarı, işitme kaybı, körlük, beyin-omurilik yaralanması, felç, nöbetler ve hatta ölüme bile neden olabilir”

Juan José Ramos Suaréz, Çocuk Hastalıkları Uzmanı

Olumlu Sonuçlar

“Çocuğum her ağladığında ona ilgi gösterirsem onu şımartmaz mıyım?” diye sorabilirsiniz. Bu mümkündür ve bu konuda birçok görüş vardır. Her çocuk farklı olduğu için, anne-babalar duruma yaklaşmanın en iyi yolunu kendileri tespit etmelidir.

Bununla birlikte son araştırmalar; bir yenidoğan aç, rahatsız veya sinirli olduğunda vücutlarının stres hormonu salgıladığını ve ağlamak suretiyle rahatsızlığı dışa vurduklarını göstermektedir.

Bu demektir ki, baba ya da anne bebeğe yanıt verdiğinde ve onun ihtiyaçlarını karşıladığında, bebeğin beyninde sakinleşmesine yardımcı olacak bağlantılar oluşmaya başlar. İlgi görmüş bir canlı stres hormonu olan kortizolu daha az üretir.

 “Özellikle hayatın ilk altı-sekiz ayı boyunca gerekli ilgiyi görmüş bebekler, her zaman ağlamasına müsaade edilmiş bebeklerden daha az ağlar.”

Öneriler

  • Duygularınızı bebeğinize boşaltmadan önce bir kontrol edin.
  • Daha sonra, ağlamasının sebebini arayın.
  • Onu besleyebilir ya da sadece kollarınızda tutabilir ve tatlı bir şekilde kulağına konuşabilirsiniz.
  • Sırtını ve midesini okşayın.
  • Onları rahatlatan ve eğlendiren bir şeyler yapın.

Bebeğinin ilk ağlaması bir anneye müzik gibi gelir. Fakat ağlamaya sürekli devam etmesi bir siren gibi rahatsız edicidir.

Bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamak onu şımartmayacak, aksine ona yalnız olmadığını ve ona iyi bakan, gülümseyen ve kucaklayan bir ailesi olduğunu gösterecektir. Belki bir süre sonra o da sessiz kalmaya karar verecektir.

Bunlar da ilginizi çekebilir