Beklenmedik Bebek Ölümü Sendromunun Risklerini Azaltma Tedbirleri

· 25 Şubat 2018

Beklenmedik bebek ölümü sendromunun engellenmesine yardımcı olabilecek çeşitli stratejiler vardır. Bu stratejiler memeden emzirme, emzik kullanımı, bebeğinizin oda sıcaklığını serin tutma, bebeğinizin aşı zamanlarına dikkat etme, onu yatağına sırtüstü yatırma ve onunla aynı odada kalmanız gibi tedbirler içerir.

Her anne ya da babanın hayatta başlarına gelebilecek en zorlu olaylardan biri şüphesiz ki bebeklerini beklenmedik bebek ölümü sendromu (BBÖS) neticesinde kaybetmeleridir.

Bu teşhis (BBÖS), bir yaşın altındaki bir çocuğun, devamındaki süreçte otopsi de dahil olmak üzere, medikal ve kanuni soruşturma yapıldığı halde kesin ölüm nedeni belirlenemediği durumlarda kullanılır.

Spanish Pediatric Association tarafından yayımlanan “The White Paper on Sudden Death” ‘in açıkladığı istatistiklere göre İspanya’da her sene 900 bebek BBÖS nedeniyle ölmektedir.

Bu sendrom aynı zamanda ABD’deki 1-12 aylık bebek ölümlerinde bir numaralı sebep olarak karşımıza çıkar. ABD’nde her sene yaklaşık 2.300 bebek BBÖS’dan dolayı ölür.

Beklenmeyen ölümler sıklıkla 1 ila 4 aylık bebeklerde görülür ve meydana gelen vakaların %90’ında bebek 6 aylıktan ufaktır.

siyah beyaz uyuyan bebek

Bu vakalar neden olur

Birçok uzman BBÖS’nun bebekte bulunan bir zafiyet sonucu (örneğin, kalpte ya da solunum sistemindeki bir anomali, belki de bir yetersizlik olabilir) ortaya çıktığına inanıyor. Veya gelişimlerinin kritik bir döneminde riskli bir etkene (karın üstü uyumaları ya da çok yumuşak, pamukla doldurulmuş bir yatakta yatırılmaları gibi) maruz kalmış olabileceklerini söylüyorlar.

Fakat aslında bebeklerin beklenmedik ölümlerini açıklayabilen bilimsel bir temelleri hala yok. Kesin olan şey ise bu durumun istisnai ve nadir olmaması. Bu nedenle bir grup pediatrist, bu sendromun bebekleri etkilemesini önleyebilmek adına birtakım stratejiler geliştirdi.

Bu stratejilerden biri bebeği uyuması için yatağına sırtüstü pozisyonda yerleştirmek. Çocuğun yüzü her zaman yukarı bakmalı.

Bu bilgi, annelerimizin ve büyükannelerimizin bize her zaman söyledikleri, bebeğin kendi kusmuğunda boğulmaması adına yüz üstü ya da yan yatırılması gerektiğiyle çelişiyor. Ve günümüzde birçok çocuk doktoru da anne ve büyükannelerimizin öğretisini tavsiye etmeye devam ederken, bilim artık başka bir görüşü savunuyor.

2000 yılında American Academy of Pediatrics (AAP-Amerikan Çocuk Doktorları Akademisi) beşik ölümü riskini azaltma konusundaki önceki tavsiyelerini güncelledi ve değiştirdi; yapılan son araştırmalar bebeği sırtüstü yatırmanın en güvenli seçenek olduğunu gösteriyor.

Bebek karın üstü uyuduğunda vücudunun hararet yapma olasılığı artıyor ve bu da soluk almada duraklamalara, soluk verirken zorlanmalara ve oksijen eksikliğine sebep oluyor.

 “Bir grup araştırmacı, beklenmedik şekilde bir anda ölen bebekler üzerinde yaptıkları araştırmalarda, bu bebeklerin beyin saplarındaki serotonin seviyesinin normalin altında olduğunu keşfetti. Serotonin, biz uyurken nefes alımını, kalp ritmini ve kan basıncını düzenler. Uzmanlar sorulara cevap bulabilmek adına beyin, genetik ve otonom sinir sistemi üzerine araştırmalarına devam ediyorlar.”

-American Medical Association Journal-

AAP Konseyi’nin tavsiyeleri:

  • Bebeğin sırtüstü uyutulması.
  • Sert zemin üzerine yatırılması. (yatak, döşek, şilte…)
  • Memeden emzirme.
  • Bebekle aynı odada uyunması ama aynı yatakta yatılmaması.
  • Bebeğin aşılarının ihmal edilmemesi.

Diğer tavsiyeler

Emzik kullanımı BBÖS’na karşı koruyucu bir önlem olarak öneriliyor.

Bebeği beşik içerisinde havasızlıktan boğacak yastık ve battaniye gibi yumuşak koruyucuların bolluğundan kaçınmak, ve oda sıcaklığının aşırı artmasını engellemek de önerilen tavsiyeler arasında.

Bebeğin her türlü tütün mamulünün etkisinden korunması gerekiyor. Gebe annelerin sigarayı bırakmaları ve etrafındaki insanların da hamile anne odadayken sigara içmemeleri gerekiyor.

Benzer şekilde, her iki ebeveyn de her türlü alkol ve uyuşturucu kullanımı bırakmalı.

uyurken annesinin parmağını tutan bebek

Aynı odayı paylaşın

Pediatrların tavsiyelerinden biri de, ufaklığa daha çok ilgi gösterebilmeniz için aynı odayı paylaşmanızdır. Hala tartışılan bir başka konu olan aynı yatağı paylaşmanızı ise tavsiye etmiyorlar.

Bir yetişkinle bir çocuğun, çoğunlukla yatakta, anneyle ve birkaç saat süresince beraber uyumasını uygun bulan kimi kültürler ve kimi uzmanlar vardır.

Atalarımızdan kalma, yaygın bir uygulama olan çocukla beraber uyuma durumu batı ülkelerinde son 200 yıldır uygulanmıyor. Kesin bir kanıt olmamakla birlikte, çocuğun yatağının anneden erken yaşta ayrılmasının, kendi öz yönetimi konusunda daha iyi bir seçenek olduğu söyleniyor.

Bu gelenek Japonya, Hong Kong ve Londra’da yaşayan Bangledeşli göçmenler gibi BBÖS’nun çok az yaşandığı kültürlerde de kökleşmiş durumda.

Bazı araştırma sonuçlarından, aynı yatakta uyumanın solunum istikrarını, oksijenasyonu ve termoregülasyonu arttırdığı, aynı zamanda da bebeğin annesiyle beraber uyanmasına sebep olduğu gibi bilgiler paylaşılıyor.

Aynı araştırmalar, beraber uyumanın çocuğun bağımsızlık duygusuyla psikolojik gelişimini arttırdığını ve öne sürülen davranış ya da kişilik bozukluklarına neden olmayacağını ileri sürüyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir