Boş Yuva Sendromu Nedir?

01 Ağustos, 2018
Bir çocuğun evden gittiği an ebeveynleri için çok zor olabilir. Yaygın bir konu olan boş yuva sendromunu yazımızın devamında açıklayacağız.

Bir anne ve çocuğu birbirlerine yakın ve eşsiz bir bağ ile bağlıdırlar. Ne var ki, çocukların herhangi bir sebeple evden gittikleri bir an vardır. Günümüzde anneler, iyi bilinen boş yuva sendromundan muzdarip olabilirler.

Çocuklar evden gittiklerinde, hem anneler hem de babalar bu duruma karşı fiziksel ve duygusal belirtiler gösterebilir. Bu belirtiler, çocukların artık birer yetişkin olduklarını ve kendi kaderlerinin peşine düştüklerini fark ettikleri duygusal dengesizliklerden kaynaklanır.

Boş yuva sendromu kadınlarda daha sık görülür, ancak erkeklerde de görülebilir. Genç nesillerin yaşlılarla yaşadığı Asya ve Afrika’nın aksine bu sendrom yaşlıların genellikle yalnız yaşadığı Batı toplumlarında daha yaygındır.

Boş Yuva Sendromunun Belirtileri

Boş yuva sendromunu herkes farklı yoğunlukta yaşadığı için belirtiler farklılık gösterebilir. Her birey farklıdır ve sorunları algılama, yorumlama ve cevap verme şekilleri çeşitlilik gösterir.

Boş yuva sendromundan muzdarip olan ebeveynlerin yaşayabileceği duygulardan bazıları şunlardır:

Üzüntü

Bu mantıklı ve anlaşılabilir bir durumdur. Ebeveynler hayatlarında bir daha hiçbir zaman yaşanmayacak bir dönemi kapatıyorlar. Bu nedenle, geçip gitmiş yıllar için pişmanlık ve nostalji hissetmek tamamen doğaldır.

Yalnızlık

Mümkün olan en somut şekilde bakıldığında, bir çocuğun evden gitmesi demek; boş bir oda, masada eksik bir tabak ve evin içinde daha az ses demektir.

Bu durum pek çok ebeveyn için yıkıcı olabilir. Hatta bazıları, çocuklarının onları unutacağını veya artık onları ziyaret edecek zamanlarının olmayacağını düşünebilir.

yuvayı terk etmek

Suçluluk

Boş yuva sendromunun ortaya çıktığı bazı durumlarda, kimi insanlar geçmişteki tartışmalar için suçluluk hisseder. Hatta, çocuklarına karşı hata yaptıklarını ve onların bu hata yüzünden yuvadan gittiklerini düşünebilirler.

Depresyon

Ebeveynlerin ruh hali çocuğun yokluğundan çok etkileniyorsa, profesyonel yardım alınması tavsiye edilir. Bu durum depresyonun kaynağı olabilir. Tabii ki, bu sorunla zamanında mücadele etmek önemlidir.

Diğer Belirtiler

Bahsedilenlere ek olarak, ebeveynler anksiyete, can sıkıntısı, uykusuzluk, isteksizlik ve sinirlilik yaşayabilir. Bu durumlar için en iyi çözüm, rutini değiştirmeye, dolayısıyla, dikkatı dağıtmak ve olumsuz düşüncelerin zincirini kırmaya çalışmaktır.

Boş Yuva Sendromunun Üstesinden Nasıl Gelinir?

Bu zorlu sürecin üstesinden gelmenin en temel adımı, çocukların ebeveynlerinin hayatlarından tamamen çıkmadığını anlamaktır. Her insanın yüzleşmesi gereken bir andır. İnsanın kendi yolunu çizmesi için evden ayrılması neredeyse içgüdüseldir.

Bu nedenle, ebeveynler bu yeni yaşam modelini kabul etmeye ve mümkün olan en iyi şekilde başa çıkmaya çalışmalıdırlar. Günün sonunda, eğitim sürecinin başarıyla tamamlandığının bir işaretidir.

Eşinizin yardımına ek olarak dikkatinizi dağıtmak için başka aktiviteler yapmayı deneyebilirsiniz. Benzer süreçlerden geçen insanlarla sosyalleşmek ve tutkulu olduğunuz bir şeye yoğunlaşmak bu durum hakkında farklı bir bakış açısı kazanmanıza yardımcı olabilir.

Hazırlık Önemlidir

Her önemli anda olduğu gibi, çocuğun ayrılmasına kendinizi hazırlamanız iyi bir fikirdir.

Bu ne demek? Çocuğunuzun evden ayrılma yaşı geldiğinde ya da bu konu konuşulmaya başlandığında, ona daha çok özgürlük tanımalısınız. Bütün sorunlarını çözmeden yanında olmalısınız.

Ağlayan kadın

Bu basit ayar iki soruyu kolaylaştırır. İlk olarak, ebeveynler genç adamın evi nasıl terk etmeye ne kadar hazır olduğunu değerlendirecek. İkincisi, çocukların “orada” onları bekleyen zorluklara alışmalarına yardımcı olacaktır. Yardımcı olabilecek diğer tavsiyeler:

  • Eşinizle sağlıklı bir ilişki kurun, eğer boşanma ya da tek ebeveyn olma durumu varsa da sosyal hayatınızda sağlıklı ilişikler oluşturun.
  • Mümkünse geçişi kademeli olarak yapın. Mesela, hafta sonları başlayıp daha sonra süreyi uzatabilirsiniz.
  • Aile birliğine ihtiyaç duyduğunuz zor kişisel anlarınızda evden ayrılmaktan kaçının.

Son olarak, bu son noktanın önemine dikkat etmek gerekir. Her zaman, bu anları olabildiğince sakin bir şekilde atlatmak için diyalog, anlayış ve saygı gereklidir.