Yetişkinlerde Çocukluktan Kalma 5 Duygusal Yara

7 Ağustos 2019
Etkisini yetişkin hayatınızda hissetmeye devam ettiğiniz çocukluktan kalma duygusal yaralar taşıyor olabilir misiniz? Bugünkü yazımızda bu konuyla ilgili detaylı bilgi vereceğiz.

Çocukluk yıllarınızı geçirdiğiniz koşullar ve yaşadığınız tecrübeler yüzünden çeşitli duygusal yaralarınız olabilir. Herhangi bir duygusal yara, hayatınızın ilerleyen dönemlerinde de hafif ya da ağır olarak etkisini hissettirmeye devam edecektir.

Okula gittiğimiz ilk gün ya da bisiklete ilk binişimiz gibi çocukken yaşadığımız olayların birçoğunu unuturuz.

Ancak bizi utandıran ya da haksızlığa uğradığımız anları unutmak o kadar da kolay değil. Böylesi bir duygusal yara, çocukların psikososyal gelişimini önemli ölçüde etkileyecektir. Bu durumda hayat boyu devam edebilecek korkular, güven kaybı ve daha birçok sorunun kapısı aralanabilir.

Duygusal yaralar; çocukların sağlıklı bağlar ve olumlu sosyal etkileşimler kurmasını da sekteye uğratır.

Çocuklukta ortaya çıkan duygusal yaralar kalıcı olmak zorunda değil. Bu sorunların çoğunun bir çözümü var ve psikolog yardımıyla tam iyileşme sağlanabilir. Tabii ki, çocuğun sevdiklerinden alacağı destek de büyük önem taşıyor.

Çocukluktan kalma sorunların çözülebilmesi için kişinin önce bir duygusal yara taşıdığının bilincinde olması gerekir. Yaşadığı sıkıntıyı saklamaya çalışan ya da daha fazla acı yaşamaktan çekinip sorunlarıyla yüzleşmeyen insanların iyileşmesi mümkün değildir.

Çocuklukta oluşan 5 yaygın duygusal yara

Terk edilme korkusu

Neredeyse herkes, terk edilme korkusunu bir dereceye kadar hisseder. Sadece sevgili ya da arkadaşlar için değil; aile, evcil hayvanlar hatta çok derin bağlar kurmadığınız biri için bile terk edilme korkusu hissediyor olabilirsiniz.

Böylesi bir bağlılık sorunu olan kişilerin aynı zamanda reddedilme korkusu hissetmesi işten bile değildir. Bu nedenden ötürü başkalarının yakınlaşmasını engellemek için etraflarına duvar örerler. Çevrelerindeki insanların, onların canını yakabileceğinden endişe duyarlar.

Bu korku genelde, küçükken terk edilmiş ya da terk edilme duygusunu yaşamış bireylerde ortaya çıkar. Oluşan duygusal yara kolay iyileşmez ve kişinin derin bir iç gözlem yapmasını zorunlu kılar. Terk edilme korkusuyla yaşayan birinin başkalarına güven duymayı öğrenmesi için çokça çaba serf etmesi gerekecektir.

Reddedilme korkusu

Terk edilme korkusu gibi reddedilme korkusu da derin duygusal yaralardan biridir. Kişinin başkalarınca reddedilmekten korkması, kendisini reddetmesiyle sonuçlanabilir.

Başta anne – baba, kardeşler ya da arkadaşlardan gelen reddedilme hissi olmak üzere birçok etken bu korkunun oluşmasına ortam yaratabilir. Sonuç olarak çocuk, reddedilmeye yönelik olumsuz duygular geliştirebilir, sevilmemiş hissedebilir ve özgüvenini yitirebilir.

Reddedilme korkusu yaşayan kişiler, başkalarından gelecek sevgi ve anlayışı hak etmiyor gibi hissedebilirler. Bu his de kendilerini insanlardan uzak tutup yalnızlaşmalarına sebebiyet verebilir. Sorunun çözümü için kendi kararlarını kendileri verip başkalarının ne düşündüğüne daha az değer vermeyi öğrenmeleri gerekir.

toplantıda kadın

Rezil olma korkusu

Katı anne – babalarca eleştirilerek ve onaylanma duygusu hissetmeden geçen bir çocukluğun sonucunda, rezil olma korkusunu tetikleyecek duygusal yaralanmaların meydana gelme olasılığı yüksektir. Sakar, berbat, toy ya da sinir bozucu olmakla suçlanan çocuklar özgüvenlerini kaybeder.

Bunun sonucunda da başkalarının dediklerine göre şekillenen bir karakter sahibi olurlar. Ayrıca olası tehditlere karşı kendilerini korumak için etraflarına bir duvar örerler.

Rezil olma korkusunu aşabilmek için kişisel bağımsızlık ve kendini anlayabilme yetenekleri üstüne odaklanmak gerekir. Böylece korkuları geride bırakmak mümkündür.

İhanet korkusu

İhanet korkusu, çocukken açılan duygusal yaralar arasında en sık görülenlerden biridir. Genelde verdikleri sözleri tutmayan ebeveynlerle büyümüş çocuklarda görülür.

Anne – babanın bu hatası çocukta güvensizlik ve kıskançlık oluşturarak sağlıksız bir ilişkiye neden olur.

ihanet korkusu

Çocukken ihanete uğramış bireyler kontrolcü bir karaktere sahip olabilirler. Bu kişiler hata ve sorunlarının bilincine varsalar da değişmeye karşı isteksiz olma ihtimalleri yüksektir.

İhanet korkusu yaşayanların kendilerini değiştirmek için öğrenmeleri gereken bazı şeyler vardır:

  • Sabır
  • Hoşgörü
  • Meditasyon
  • Hataları anlama ve hoş görebilme
  • Sorumlulukları için başkalarına güvenebilme

Adaletsizlik korkusu

Soğuk ve otoriter ebeveynlerin yetiştirdiği çocuklarda görülür. Bu şekilde büyüyen çocuklar, fazla gelen talepler ve hatalara tahammülsüzlük altında ezilir ve kendilerini işe yaramaz ya da yetersiz hisseder.