Çocuklarda Afazi Hakkında Her Şey

8 Nisan 2019
Çocuklarda afazi hakkında bilmeniz gereken her şeyi bu yazımızda sizinle paylaşacağız.

Çocuklarda afazi, iletişimsel beceri gelişiminin, yaşlarına göre anormal derecede düşük olması durumudur. Otizm, Asperger Sendromu ve bu gibi diğer benzer hastalıklarla karıştırılması çok yaygındır.

Ancak semptomların bir doktor tarafından kapsamlı bir şekilde kontrol edilmesi, afaziyi diğer hastalıklardan ayırt edebilir.

Çocuklarda Afazi Tipleri ve Klinik Tabloları

İfade Afazisi

Bu tür afaziye sahip olan çocuklar işitsel dili anlarlar. Yaşlarına uygun olarak aldıkları talimatı gerçekleştirme kabiliyetine sahiplerdir.

Ancak sesleri taklit etme kabiliyetleri ya azdır ya da hiç yoktur ve ses üretemezler. Bu, aynı zamanda yazma becerileri edinmede zorluk yaratabilir.Bu afazi türü genelde beyin travmalarından kaynaklanır.

Bu türdeki afaziye sahip çocukların, aileleriyle ve diğer yetişkinlerle işaret ve beden dili ile iletişim kurmaları oldukça yaygındır. Aynı şekilde utangaçlık ve seçici mutizm ile karışık bir konuşma engeli sergileyebilirler. Bu durumun sebebi, önceki konuşma denemelerinde edindikleri hayal kırıklığı olabilir.

Reseptif Afazi

Sesleri taklit edebilmeleriyle birlikte bu durum sınırlıdır. Çünkü (ifade afazisine sahip çocuklardan farklı olarak) duyabilir ve yazılı dili anlayabilirler ancak reseptif afaziye sahip çocuklar okuduklarını ya da duyduklarını anlamakta ya zorluk çeker ya da bu kabiliyetlerden tümüyle yoksunlardır.

Anomik Afazi

Bu afazi türünde konuşulan cümlelerin nasıl sergileneceğinin yanı sıra kelimeler de anlaşılabilir. Ancak bununla beraber bu tür afaziye sahip çocuklar, doğru şekilde iletişim kurmak için doğru kelimeleri bulmakta oldukça zorluk çekerler. Ayrıca kelime söylerken ve cümle kurarken belirgin tutarsızlıklar gösterirler.

Yanlış kelime ve yanlış anlamsal yapılar kullanmalarının yanı sıra oldukça sınırlı bir kelime dağarcığına sahiplerdir. Bu, anlaşılabilir bir dil ile tamamen anlamsız bir dil aralığında bir dil üretebilecekleri anlamına gelir.

Küresel Afazi

Küresel afazi en ciddi afazi türüdür. Tüm iletişim ve anlama kabiliyetlerini etkileyen bu durum, afazinin akut formudur.

Küresel afaziye sahip çocuklar işitsel ya da yazılı dili anlama kabiliyetine sahip değillerdir. Bununla beraber sesli dili de konuşamazlar. Bazı sesleri çıkarabilirler fakat kelimelerin telaffuzunu taklit etme kabiliyetleri yoktur.

Çocuklarda Afazi Sebepleri

Afazi, beynin dil işlevlerinden sorumlu bölgesindeki hasardan kaynaklanır. Çocuklarda afazi görülmesinin sebepleri, serebral hasarlardan, serebral parazitoz, beyin tümörü, menenjit, epilepsi vb. hastalıklara kadar değişkenlik gösterebilir.

Afaziye neden olan durumu belirlemek mümkün olmadığında disfazi denir.

kitapların arasından bakan çocuk

Çocuklarda Afazi Nasıl Tedavi Edilir?

Bazı afaziler geçici olabilir ve herhangi bir tedavi gerekmeden çözülebilir. Kalıcı afazi ve daha akut belirtiler gösteren afazilerde ise tedavi, beynin doğal nöroplastisitesinden faydalanarak dil becerilerine yönelik rehabilitasyon yaklaşımı ile gerçekleştirilir.

Bilişsel rehabilitasyon, daha belirgin bir şekilde dili tanımlama ve uygulama, sesler arasında farkı anlatmaya dayalı eğitim yoluyla gerçekleştirilir. Bu yöntem, ayrıca jest ve mimik ayırt etme egzersizleri, ses çıkarma çalışmaları ve oral-yüz çalışmalarını da kapsar.

Rehabilitasyonun son aşamalarında yapılan faaliyetlerin eğiticiliği çok daha nettir. Anlambilim ve sözdizim becerilerini geliştiren çizim ve yazım tekniklerini kullanıyorlar.

Çocuklarda Afaziye Dikkat Etmenin Önemi

Afaziden şüphelendiğinizde derhal doktora gitmeniz çok önemlidir. Geçici olabilse de, devam ettiği takdirde tedavisi oldukça zor olan anlama ve iletişim ile ilgili problemlere neden olabilir. Hatta kronik hale bile gelebilir.

Çocuklarda afazi ne kadar hızlı tedavi edilirse dil becerileri rehabilitasyonu ile iyileşme süresi o kadar hızlı ve etkili olur.

Çocuklarda afazi tedavisinin tamamen psikodilbilimsel becerilerin iyileşmesi olduğu unutulmamalıdır. Basitçe söylemek gerekirse herhangi bir ilaca bağlı bir durum değildir. Tedavisi, mümkün olduğu kadar erken yapılmalıdır.