Çocuklukta Dil Öğrenme

26 Mart, 2019

Bu yazımızda, çocukların küçük yaşlarda dil öğrenme konusundaki inanılmaz kapasitesinden ve sizin onlara bu konuda nasıl yardım edebileceğinizden söz edeceğiz. Çocukluk sırasında, insan beyni inanılmaz bir oranda gelişim gösterir. Bunun sayesinde ve yetişkinlikte olanın aksine, çocukların beyni yeni şeyler öğrenmek ve çevrelerinden gelen bilgileri kaydetmek için çok isteklidir.

Bu durum bize, çocukların yeni teknolojileri çözme hızını ya da ikinci bir dili kolayca öğrenmesini de açıklar. İkinci durum, özellikle eğer aile yeni bir yere taşınmışsa ve o yerde çocuğun ana dili konuşulmuyorsa meydana gelir.

Bununla beraber, çocuğunuzun yeni bir dil öğrenmesi için başka bir ülkeye taşınmanıza gerek yoktur. Eğer küçük yaştan eğitimine başlarsanız, çocuğunuzun yeni bir dili eğitimle öğrenmesi de çok mümkündür.

çocuk ve ampul

Çocukların dil öğrenme konusundaki yüksek potansiyelini anlamak

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, çocukluk sırasında beyin sürekli gelişim halindedir, bu durum da beynin küçük yaşta dil öğrenmeye karşı büyük ve neredeyse otomatik bir potansiyele sahip olmasını sağlar.

Çocuklukta ve yetişkinlikte farklı diller öğrenme becerisi arasında çok büyük fark vardır. Bir yetişkin iki ila üç yıl arasında yalnızca yabancı bir dili dinleyerek çok az gelişim gösterir ya da hiç göstermez.

Öte yandan, 7 ila 10 yaş arasındaki bir çocuk aynı ortamda bulunduğunda o dili yerli aksanıyla ve akıcı şekilde konuşabilir. Bu tabi ki yetişkinlikte yabancı dil öğrenilemeyeceği anlamına gelmez ama bu otomatik ya da doğal olarak gerçekleşmez. Bunun yerine, çocuğunuzun bu dili didaktik bir şekilde öğrenmesi gerekir.

Bu durum, ailenin yeni dili hiçbir zaman uzmanlıkla konuşamadığı dünyadaki göçmen ailelerde açık bir şekilde görülebilir. Öte yandan, bu ailelerin çocukları ikinci dile kolayca adapte olabilirler.

Çocukluk döneminde dil öğrenme nasıl gerçekleşir

Hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde öğrenme, çevreden alınan uyarıcılara karşı verdiğimiz cevaplarla gerçekleşen bir süreçtir.

İlgi ve yoğunluğuna bağlı olarak uyarıcılar ve (daha çok çocukluk dönemiyle ilişkilendirilen) “kritik dönem” ile birlikte sinaptik “esnekliği” mümkün kılan bir nöronal uyarılma yaşarız. Bu süreçte, çevremizdeki şeylerden ilgili bulduğumuz bilgileri toplarız, bu da özetle, bizim öğrenme potansiyelimizi ifade eder.

Beynin çocukluk dönemindeki benzersiz özellikleri, hemen hemen her şeyi yeni şeyler olarak algılamamızı sağlar. Beynin hızlı gelişimi ile de bu durum, nöronal uyarılmayı tetikler ve öğrenme becerisinin yetişkinlik dönemine göre daha iyi olmasına sağlar.

Bir yetişkinin beyni halihazırda temel davranış modellerini ve çevresine göre yaşamsal olarak faydalı olan bilgileri toplamış durumdadır. Bu yüzden yetişkinlikte yeni bir şey öğrenmek, ilgi ve irade gerektirir.

tv izleyen çocuk

Çocuğunuzun ikinci bir dil öğrenmesi için ona yardımcı olacak ipuçları

Çocukluktaki beynin sahip olduğu kapasite ve içinde bulunduğumuz dijital çağ bir araya gelince çocuklarımıza evde dil öğrenmelerini sağlamak için birçok farklı fırsata sahip olduğumuzu fark ediyoruz. Bunu çok fazla çaba sarf etmeden ve çocuğunuzu bir dil kursuna göndermeden yapmamız da gayet mümkün.

Bunu kolayca, çocuğunuzun sevdiği oyunları farklı bir dilde oynayarak ya da YouTube gibi mecralardan yabancı dilde videolar izleyerek yapabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzun yine interaktif video oyunları, oyuncaklar ve didaktik malzemeler aracılığıyla da dil öğrenmesini sağlayabilirsiniz.

Tabi ki, bu stratejilerin başarılı olması büyük ölçüde ebeveynlerin motivasyonuna ve tutarlılığına bağlıdır. Bu ipuçlarını uygulamaya başladığınızda çocuğunuzun yeni bir dil öğrenme hızına siz de çok şaşıracaksınız.