Çocuğunuzda farkında olmadan anksiyeteye mi sebep oluyorsunuz?

· 13 Mayıs 2018
Ebeveyn olmak zorlu ve karmaşık bir iştir. Yanlış ebeveynlik alışkanlıkları, çoğu zaman çocuklarımızda psiko-duygusal bozukluklar üretir. Bunlardan biri kaygıdır (anksiyete) ve genellikle bir ebeveynin güvensizlik oluşturmasıyla görülür.

Çocuğunuzun kaygılanmasına mı sebep oluyorsunuz? Ebeveynler çoğu zaman, ve bunu fark etmeden, daha sonra çocuklarının psiko-duygusal gelişimlerine yansıyacak bazı güvensizlikler oluştururlar.

Bu nedenle çocuğunuzun stres ve endişe ile ilgili belirtilerini iyi anlamak ve bunları doğru analiz etmek oldukça önemlidir.

Çocuklardaki kaygının arkasındaki sebepler nelerdir?

Çocuklar genellikle olumlu ve iyi bir ruh halindedirler. Onlar her zaman enerjiyle dolu ve yeni macera arayışında olurlar.

Ancak, bir çocuğun davranışı uzun süre boyunca, görünür bir neden olmadan, değişiklik göstermeye başlarsa harekete geçmek gerekir. Zaman ayırmak ve bu değişimin arkasında kimin ya da neyin olduğunu doğru analiz etmek önemlidir.

İlk adım, ebeveynlerin bazı iç gözlemler yapması ve kendilerine şunları sormasıdır: Çocuğumun endişe duymasına neden olan tavırlarım ve davranışlarım nelerdir?

Bunu yaparken küçük yavrunuzla sürekli temas halinde olan diğer arkadaşlarınız ve aile üyelerinizi de değerlendirmelisiniz.

Ebeveynler, çocuklarında bazı güvensizliklerin oluşmasına sebep olabilirler. Bu güvensizlik hissi, stres ve endişe duygularını beraberinde getirir.

Niyetiniz öyle olmasa da, aşırı derecede otoriter tutumlarla çocuklarınızın kaygılanmasına sebep oluyor olabilirsiniz. Bunun tam aksini yapan – her şeye izin veren bir ebeveyn modeli – de bir çocukta kaygı oluşmasına neden olabilir.

Çocuklarda anksiyete oluşturabilen bazı spesifik tutumlar şunlardır:

  • Aşırı koruyucu ebeveynlik
  • Çocuğunuza kendi kişiliğini geliştirme hakkını vermemek
  • Çocuğunuzun kendi kararlarını almasına izin vermemek
  • Onu sürekli eleştirmek

Çocuklarda anksiyete geliştiğinin belirtileri ve semptomları

Anksiyete ve stresten muzdarip çocuklar, herhangi bir ebeveynin tanımlayabileceği çok net bazı belirtiler sergilerler. Ancak, ebeveynlerin bunları tanımlamak için bu belirtiler hakkında bilgilendirilmeleri önemlidir. Ebeveynler, çocuklarının sergiledikleri davranış değişikliklerine de dikkat etmelidirler.

Stres ve anksiyete belirtileri, çocuğun yaşamında iyi tanımlanmış iki bölgede eş zamanlı olarak görülme eğilimindedir. Birincisi duygusal, ikincisi ise fiziksel. Genel olarak, bu ikisi el eledir. Semptomlar bağımsız olabilir ve aynı zaman diliminde birkaç kez gözlemlenebilir.

isyan eden çocuk

Duygusal belirtiler

Şüphesiz, anksiyetenin en belirgin duygusal belirtilerinden biri empati eksikliğidir. Eşit derecede baskın olan başka bir semptom ise ilgisizliktir.

Bu ilgisizlik, çocuğunuzun bir zamanlar zevk aldığı; okula, ders çalışmaya, hatta oyuncaklara, arkadaşlara ve diğer etkinliklere karşı bile olabilir.

Diğer belirtiler arasında üzüntü, iştahsızlık, sinirlilik, saldırgan davranışlar sergileme, korku, güvensizlik, konsantre olmada yetersizlik sayılabilir.

Anksiyeteden muzdarip çocuklarda olumsuz düşünceler de sürekli olarak görülür.

“Bir çocuğun davranışı, görünür bir neden olmadan, uzun süre ve kalıcı bir değişiklik göstermeye başladığında, o zaman harekete geçme zamanı gelmiş demektir.”

Fiziksel belirtiler

Stres ve kaygı yüksek seviyelere ulaştığında, fiziksel belirtiler de ortaya çıkar. Bu belirtiler o kadar güçlü olabilir ki çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılırlar. Bu nedenle, fiziksel belirtilere de dikkat etmek çok önemlidir.

Anksiyete çok çeşitli fiziksel semptomları da beraberinde getirebilir. Çocuğunuz, aşırı terleme veya taşikardiden (hızlı kalp ritmi) güçlü baş ağrılarına veya karın ağrısına kadar her türlü semptomu gösterebilir.

Diğer fiziksel belirtiler arasında kekemelik, yatak ıslatma, kas ağrısı, titreme, bayılma, hareketsizlik, sık soğuk algınlığı geçirme ve aşırı ağlama sayılabilir.

Çocuklarda anksiyete ile nasıl baş edilir?

Çocuğunuzun sahip olduğu anksiyeteyle yüzleşmenin en iyi yolu, bunun sebebini iyi tanımlamak ve iyi bir şekilde ele almaktır. Bu nedenle, bir iç gözlem yapmak atılacak ilk adım olmalıdır.

İkinci adım, çocuğunuzdaki anksiyetenin yeni gelişen bir şey mi yoksa uzun süredir sahip olduğu bir durum mu olduğunu tespit etmektir. Çocuğunuzun bu olumsuz duygularla başa çıkmasına yardımcı olabilecek bir uzmana danışmayı da düşünebilirsiniz.

Çocuğunuza güvenini yeniden kazandırmak için onunla devamlı olarak, açık ve saygılı bir iletişim sağlamanız önemlidir. Aynı zamanda, ebeveynler çocuklarının stres seviyelerini azaltmalarına yardımcı olmak amacıyla bazı küçük değişiklikler de yapabilirler.

sıkıntılı erkek çocuk

Çocuklarınıza aşırı korumacı yaklaşmaktan kaçınmanız çok önemlidir. Ayrıca, onları sürekli eleştirmek ve düzeltmekten kaçınmak için söylediğiniz her şeye dikkat edin.

Çocuklarınıza, kendileriyle ilgili her şeye onların yerine karar vermek yerine kendi kararlarından bazılarını alabilme özgürlüğü verin. Bu, çocuğunuzun zihinsel ve duygusal gelişimini korumaya yardımcı olacaktır.

Yukarıdaki önerilere rağmen çocuğunuzun endişe seviyeleri azalmazsa, bir profesyonel yardım almanız gerekebilir. Bir uzmanın psikolojik yardımı, ilaç ve/veya aile danışmanlığı önerilebilir.

“Çocuğunuzun yaşadığı anksiyeteyle yüzleşmesinin en iyi yolu bu kaygıların sebebini bulmak ve onlarla başa çıkmaktır. Bu nedenle, iç gözlem yapmak atılacak ilk adımdır. ”

Çocuğunuzda kaygıya mı sebep oluyorsunuz? Neyse ki bu, basit önlemlerle çözülebilecek bir sorundur.

En önemli adım, çocuğunuzun bu duygusal durumu aşmasına yardımcı olmak için ondaki bazı semptomları ve davranışsal değişiklikleri iyi tanımaktır. Biraz sabır ve sevgiyle çocuğunuz yeniden daha mutlu, hevesli ve enerji dolu olacak.

Bunlar da ilginizi çekebilir