Bir Annenin İfadesi: Anneler Oğullarını Kızlarına Tercih Eder

19 Haziran, 2018

Kabullenmek lazım! Anneler oğullarını kızlarına tercih eder ya da en azından 4 çocuk annesi İngiliz Shona Sibary öyle söylüyor.

Shona Sibary’nin üç kızı ve bir oğlu var. Bir oğlu olacağını öğrendiğinde rahatladığını belirtiyor. Oğlu ile kızlarıyla olduğundan daha güçlü bir bağ kurduğunu da kabul ediyor. 

Shona şunları yazmış:

Sonunda beklenen an geldi. 20 haftalık hamilelik ve ultrason için kontrole gittim. Sabırsızlığımı zor zaptediyorum.

Ultrasona bakan görevli beni gelişmekte olan bebeği hakkında detaylı açıklamalar bekleyen kadınlarla karıştırdı ve uzun uzun bebeğin parmaklarından, kafasının boyutlarından bahsetti ki aslında duymak istediğim tek bir şey vardı.

Bağırmamaya çalışarak: “aç bacaklarını da orada ne var bize göster” dedim. Fetüse tabii ki, ultrason cihazına değil.

Sonrası sanki bir mucizeydi. Bebek döndü ve ultrason uzmanı “orada kesinlikle sallanan bir şey var ve bu göbek kordonu değil” dedi. 
Gökyüzü ve meleklerin şarkı söylediğini duydum, hissettiğim mutluluk böyle bir şeydi.
İki kız ve dört yıldan boyunca yerlere saçılan Polly Pocket parçalarından sonra, her yerde pembe renkler, dağınık saçlar ve mızmızlanılan yemeklerden sonra, sonunda bir oğlum olacaktı.

Hormonlar da etkili olmuştur ama anında rahatlama gözyaşları döktüm.

Sonunda bir oğlan!

anne oğul sevgisi

12 yıldır da üç aşağı beş yukarı böyle hissediyorum. Oğlum Monty’den sonra diğer kızımız Dolly -ki şimdi beş yaşında- aramıza katıldı ve evdeki östrojen seviyesini üçe katladı. 

Monty hala tek oğlum. Belki de bu yüzden sabahları mutfağa üstü başı dağınık ve biraz da uçuk girebilir ve ben de şaşkınlıkla, hayranlıkla ona bakarım.

Yeni doğmuş oğluma karyolanın demirleri arasından bakıp, bir hormon bombardımanı eşliğinde “senin kalbini kıracak kızı öldürürüm” diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Siz beni bariz bir kayırmacılıkla suçlamadan önce annelerin oğullarıyla olan yakınlıkları hakkında güçlü tarihsel ve edebi kanıtlar olduğunu da hatırlatmak isterim.

Araştırmalara göre anneler ve oğulları

anneler ve oğulları

İnternet üzerinde 2.500 anne arasında yapılan bir araştırmaya göre annelerin yarısın oğullarıyla daha güçlü bağlar kurduklarını, %88’i ise oğullarına en azından kızlarından daha farklı davrandıklarını belirtmişler.
Bu araştırmanın sonuçlarına göre anneler oğullarını komik, yaramaz, oyuncu gibi ifadelerle tanımlarken aynı özellikleri kızlarında münakaşacı veya küstah şeklinde tanımlamışlar.

Dört çocuğumun hepsinin de güçlü kişilik özellikleri var bu özelliklerin cinsiyetleriyle de alakası yok. Evde bıktırana kadar tartışabilir, dikkatimi dağıtarak sınırlarımı zorlayabilirler.

Peki kızlara karşı daha mı zor bir anneyim? Öyle düşündüğünüze eminim. Ben de 16 yaşındaki Flo bana küçümsemeyle baktığında, 14 yaşındaki Annie imalı bir şekilde gözlerini devirdiğinde kendimi aynaya bakıyormuşum gibi hissediyorum, ki bu aynada gördüklerimden de hoşlanmıyorum.

Monty ile daha farklı. Onunla ilişkim daha doğal ve hafif, ve kendi zayıflıklarımı kızlarımda gördüğüm zaman hissettiğim endişeden eser yok. 

Kızlara karşı belki biraz da eleştirelim, karşılarına çıkan zorluklar ve engeller hakkında belki daha bilgiliyim ama onların da bana kendimi sanki dünyadaki en kötü anneymişim gibi hissettirmeye yönelik esrarengiz bir yetenekleri var.

Tabii ki bütün çocuklarımı seviyorum, kızları da oğlanları da 

sarılan mutlu aile

Elbette, farklı şekillerde de olsa tüm çocuklarımı seviyorum. Sadece, kızlarımla, sanki montajını kendim yapmam gereken bir mobilyanın yapım kılavuzunu Kore dilinde okuyormuşum gibi geliyor.

Ne yaparsam yapayım ya da ne söylersem söyleyeyim yanlış oluyor. İnsanı çileden çıkaracak kadar hassaslar. Bana meydan okuyorlar, uzaklaştırıyorlar ve ebeveynlik görevlerim hakkında yetersiz hissetmeme sebep oluyorlar. 

Monty ise bambaşka bir varlık. Ona yaşlı bir kadın gibi bağırsam veya formasını yıkamayı unutsam bile bana her zaman harika olduğumu söylüyor.

Monty benimleyken ebeveynlik işini doğru yaptığımı bir şekilde hissettiriyor. Onunla aramızdaki doğal bir sırt sıvazlama ilişkisi. Flo, Annie ve Dolly ise beni diken üstünde tutmayı tercih ediyorlar.

Ya da belki bu durumun eskilerin bir deyişiyle ilgisi vardır: “Bir oğlan evlenene kadar senin oğlundur, ama kızın hayatı boyunca senin kızın olur”. Derinlerde bir yerde, Monty’nin dünyasının merkezinde olmayacağım bir zamana yaklaştığımızı da hissediyorum.

Bundan çok da uzun olmayan bir zaman sonra, başka bir kadın Monty’nin kalbini çalacak. Belki de ondan sonra, ancak ondan sonra kızlarımla olan ilişkim değişebilir. Eğer öyleyse bile, bunlar şimdilik sadece bir tahmin.