Gücüm Yetseydi, Seni Hiçbir Şeyin İncitemeyeceğinden Emin Olmak İsterdim

· 1 Nisan 2018

Senin ağrılarını dindirecek, yaralarını iyileştirecek, korkularını ortadan kaldıracak, üşüttüğün zaman ve hazımsızlığın olduğunda bunları giderebilecek bir gücüm olsun isterdim…

Çocuğum, elimi alnına koymamla ateşini saniyeler içinde düşürebilmeyi isterdim.

Ne yazık ki, yalnızca sevginin gücüne, seni koruma ve korkularını hafifletme yeteneğine sahibim.

Elbette anne-baba olarak, bunu bir çok kez düşünmüş olmalısınız. Hepimiz çocuklarımızın acılarını, sorunlarını ve hatta en ufak rahatsızlıklarını ortadan kaldırma yeteneğine sahip olmak isteriz.

Sıklıkla, çocukların zaman zaman düşerek tekrar nasıl ayağa kalkacaklarını öğrendikleri söylenir. Fakat tüm ebeveynler bu şekilde düşünmez.

Onların düşmesini önlemek için mümkün olduğunca yollarındaki engelleri kaldırmaya çalışır. Ancak çocuklarınızın kendi hatalarından ders alacakları günler de gelecek.

Bizi çocuklarımızın acı çekmesinden daha fazla üzen çok az şey vardır.

Bunu anlamak için sadece diş çıkarırken yaşanan kötü anları ya da basit bir soğuk algınlığında hissettikleri rahatsızlıklarını ve acılarını düşünmek yeterlidir.

Ancak, ister beğenelim ister beğenmeyelim, bu çocuk yetiştirmenin bir gerçeğidir. Bu zor anlarla nasıl yüzleşeceğinizi ve her şeyin elinizde olmadığını anlamak gerekir.

Onları; hiçbir acının, düşme riskinin, virüs ve enfeksiyonların olmadığı bir balonun içine koyamayız. Ancak, gerçek sihrin ortaya çıktığı yer işte tam burasıdır. Anne ve babaların “iyileştirmek” için kullandıkları değişik metodları vardır…

Eğer elimde olsaydı, çocuğumu hiçbir şeyin incitmesine izin vermezdim…

oğlunu sarıp sarmalayan baba

Onları öyle küçük ve kırılgan bir halde görmek bize ağır gelir. Yüzlerini gördüğümüz anda, içimizde onları koruma ihtiyacı beliriverir.

Onların sesini duymak kalbimizi yumuşatır. Onların her hareketini takip ederiz.

Nefes aldıklarını duymak hoşumuza gider ve sürekli kendimize, onlar yeterince iyi mi ya da çok üşüyor, karnı aç veya korkuyor mu diye sorarız.

Bu duygular tamamen doğal ve gereklidir. Çocuklarımızın hayatta kalmasını garanti eder. Biz farkında olmasak da bunlar aslında içimizdeki “süper güçler”i uyandırır.

Uykusuz gecelere rağmen bizi uyarırlar. Bize tehlikeyi öngörme yeteneği verirler. Bunun farkına vardığınızda, anne ya da babalık içgüdünüzün kapasitesine hayran kalırsınız.

Annelerin öpücüklerinde süper güçler vardır

Pittsburg Üniversitesi tarafından yapılan ve 5 yaş civarında 248 çocuk üzerinde çalışılan bir araştırmaya göre, her çocuk örneğin düşme sonucu küçük bir yaralanma geçirdiğinde, annelerinin bir öpücüğünün ilaçlardan daha etkili olduğu görülmüş.

Bunu nasıl açıklayabiliriz? Çok basit: Öpücükler, okşanmalar ve sarılmalar çocuklar üzerinde sakinleştirici bir etkiye sahiptir.

Onlarla kurduğumuz bu yakınlık, beyinlerinde oksitosin ve iyi hissetmeyi sağlayan endorfin hormonlarını salgılatır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Annenin öpücüğünün bir hastalığı tedavi etmeyeceği açıktır. Ancak, iyileşmenin daha hızlı gerçekleşmesini sağlar.

Bu nedenle birçok hastane, ebeveynlerin çocuklarıyla bir arada olmalarını kolaylaştırır. Bu durumda çocuklar daha az stres ve korku hisseder ve bu nedenle uygulanan prosedürlerle daha iyi bir şekilde baş edebilirler.

kızına sevgi gösteren anne

Ebeveynlerimiz güvenliğimizi sağlar ve bizi korur

Sigmund Freud‘un dediği gibi; bir zamanlar ebeveynlerimiz tarafından bize verilen güven duygusu kadar değerli olan çok az şey vardır.

Çocuklar ebeveynlerinin kollarında içten, samimi ve rahatlatıcı bir kucaklaşmanın tadını çıkartmalıdırlar. Burası, onların büyüdüğü ve dünyayı görerek öğrendikleri yerdir. Kendilerine hiçbir kötülüğün gelemeyeceğini düşündükleri bir yer…

Çocuğunuzun her ateşi olduğunda, korktuğunda veya düşüp dizini incittiğinde, onu kucağınıza alın ve kollarınızla onu sarın. Göreceksiniz, anında daha iyi hissedecekler. Çünkü anne ve babalar iyileştirici bir süper güce sahiptirler.

Bunlar da ilginizi çekebilir