Seni Gördüğüm İlk Anda Kalbimi Çaldın

· 16 Mart 2018

Seni gördüğüm ilk anda kalbimi çaldın.

Kulağıma şarkı gibi gelen ağlamanı duyduğumda, artık bu ağlamanın hayatımdaki tek dil olduğunu biliyordum. Seni her zaman taparcasına seveceğimi biliyordum.

Evet, kalbimi çaldın ve asla geri vermeyeceksin.

Teşekkür ederim.

Hayatımın en mutlu gününün hikayesi

Bütün akrabaların odanın dışında beklediği o ilk endişeli akşam üzerinden beri biliyordum.

Kendi anne ve babamın yanıma usulca sokulup, büyükanne ve büyükbaba olacaklarını ilk anladıkları anı da hatırlıyorum.

Bugün biraz konsantre olup düşünsem, o odanın soğukluğunu yine hissedebilir ya da o gün üzerimdeki az parçalı kıyafeti fark edebilirim.

bebeğinin yanında yatan anne

Her zaman sade ve gösterişsiz giyinen, kıyafet seçimlerinde göğüs dekoltesi kullanmayan bir kadındım. Ama o sırada üzerimde hiç iç çamaşırı yoktu ve göğüslerim ile kalçalarım neredeyse tamamen açıkta, yatıyordum.

Bu anlattıklarım seni güldürdü mü? Şimdi hatırladıkça ben de gülüyorum.

Seni il defa gördüğüm oda çok aydınlık bir odaydı. O kadar aydınlıktı ki, sanki güneş, odanın tavanında parlıyordu.

Etrafımda, baştan aşağı yeşiller giymiş birkaç kişi vardı. İş bilir sakinliklerini, ümitlerini ve pozitif enerjilerini gösteren koyu yeşil…

Hikayeyi bugün tekrar anlatabilmem için durup düşünmeli ve sabırlı bir şekilde üniformalarını tarif etmeliyim.

Odada endişe, korku, mutluluk, öfke ve sabırsızlık güçlü bir şekilde birbirine karışmıştı. Bana huzur verecek olan sezaryeni gerçekleştirecek anestezistin pantolonunu ya da jinekoloğunbluzunu görmeye çalıştım.

Hayalimde geçmişe doğru yolculuk ettiğim şu anda, sırtımdan yapılan ve bacaklarımı uyuşturan anestezi iğnesini bir kere daha hissediyorum.

Etrafımdaki doktor ve hemşirelerin havadan sudan konuşmalarını bir kere daha dinliyorum. Bir önceki gecenin akşam yemeğinden, randevularından, benzinin zamlanmasından ve daha birçok şeyden bahsediyorlar…

Sanki biraz sonra, hep beraber en yakın barda bir kadeh içki içecekmişiz gibi bir hava var.

Kendi aralarında konuşmak dışında, bana da sorular soruyorlar.

Hamileliğimin iyi geçip geçmediğini, bebeğimin ismini, kız mı erkek mi istediğimi, çalışıp çalışmadığımı, kendimi iyi hissedip hissetmediğimi, ilk hamileliğim olup olmadığını sorup duruyorlar….

Komşularımın söylediğine göre, sezaryen yapılırken, bu havadan sudan konuşmalar ve soru faslı çoğunlukla yapılırmış.

Doktorlar, düşüncelerini o an bulunduğun durumdan uzaklaştırmak, seni rahatlatmak ve korkmamanı sağlamak için özellikle dikkatini dağıtırlarmış.

Anestezinin sana zarar vermeyeceğini ya da seni delirtip saçmalatmayacağını anlamanı sağlarlarmış.

Her neyse, bunlar komşularımın söyledikleri, bilimsel gerçekler değil. Söylediklerinin doğru olup olmadıklarından çok emin değilim.

annesinin baş parmağını tutan bebek eli

Geriye dönüp ilk tanışmamızı düşünürken, ağlamanı duyduğum o ilk anda, kulaklarımın etrafımdaki tüm diğer seslere karşı adeta sağır olduğunu bir kere daha fark ediyorum. Gözlerim tamamen sana kilitlendi, boğazım düğümlendi ve nefes alamadım.

Daha sonra, o solgun ve biçimsiz küçük vücudunun karnımdan çıkarılışını gördüm ve ağlamamı engelleyemedim.

Seni gördüğüm o ilk anda kalbimi çaldın ve bunu kolaylıkla yapabilmen beni çok korkuttu.

Seni gördüğüm anda kalbimi çaldın

Seni sadece bir aydır tanıyorum ve sana karşı hissettiklerim o kadar kuvvetli ki, bu duyguya yaklaşabilecek başka bir şey aklıma gelmiyor. Bunun tek yolu belki tekrar anne olmak olabilir.

Senin, hayatımdaki en önemli şey olduğunu biliyorum. Sen hayatıma girdiğinden beri, ben artık daha iyi bir insanım.

İnsanların hayatlarındaki mutluluk ve zenginlik onların olsun. Ben zaten mutlulukların en büyüğüne sahibim!

Teşekkür ederim aşkım. Var olduğun ve varlığınla beni kutsadığın için tekrar teşekkür ederim.

Bana, seni yetiştirmenin, büyümeni izlemenin, hayatına, düşüncelerine ve hayallerine katılmanın o muhteşem fırsatını sundun.

Başarılarının ve bazen de başarısızlıklarının sadık bir eşlikçisi olma fırsatını; seni dinleme ve elimden geldiğince en iyi şekilde tavsiyeler verme fırsatını verdin.

Sana yardım edebilme ve öğretmenin olabilme fırsatını… Ve her şeyden öte, seni sevebilme fırsatını! Tüm bu saydıklarım, benim hayatımın nedeni ve amacı oldu.

Sana sarılmama, seni öpmeme, okşamama ve sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim. Bana, senin için “O benim” deme fırsatı verdiğin için teşekkür ederim.

Bunlar da ilginizi çekebilir