iPad ve Akıllı Telefonların 2 Yaş Altı Çocuklar Üzerindeki Etkisi

· 4 Mart 2018

Elektronik cihazların çocuklar tarafından kullanımı çeşitli açılardan tartışılıyor. Bu makalede, iPad ve akıllı telefonların sağlık ve sosyal etkileşim açısından 2 yaşın altındaki çocukları nasıl etkilediğini tartışacağız.

Bizi olası sağlık riskleri konusunda uyaranlar, genellikle tümör ve kanser gibi önemli durumların bulgularına dayanarak savlarını destekliyorlar. Bununla birlikte, bugüne kadar yapılan araştırmalarda, bunun geçerli olduğunu gösteren kesin sonuçlar bulunmadığını söylemek gerek.

Her hâlükârda tedbirli olmak her zaman iyi bir şeydir. Özellikle de aşağıdakilerin çok geçerli argümanlar olduğunu düşünürsek.

Akıllı telefonlar ve iPad’ler de dahil olmak üzere elektronik cihazların sınırsız kullanılmasının, dünyadaki obezitenin başlıca nedenlerinden biri olan, özellikle çocuklar ve genç nüfusta oranları inkar edilemez biçimde artan fiziksel hareketsizliğe katkıda bulunduğu söyleniyor.

Sosyal bir bakış açısından bakarsak, bu cihazların aşırı kullanımı nedeniyle teşvik edilen bir sosyalleşme eksikliği eleştiriliyor, çünkü bazı çocuklar çoğu zaman diğer çocuklar yerine telefonlarla “etkileşimde bulunmayı” tercih ediyor.

Bebeklerin hareket etmeye ihtiyacı vardır.

Bu cihazların kullanımını desteklemeyen araştırmayı geçerli saysak da saymasak da 2 yaş altı bebeklerin (ve daha büyük çocukların da) gelişmek için çevrelerini keşfetmeleri gerektiğini düşünmeliyiz; emekleme, yürüme, tırmanma, zıplama, yuvarlanma, dans etmek, koşma … Bütün bunlar, bebek bir koltuğa oturup tablete baktığında gerçekleşmemiş oluyor.

Çocukların neden hareket etmeye ihtiyacı var?

Çocukların beyin gelişimi (sinir gelişimi) ana rahminde başlayan doğumdan sonra 4. ve 5. yaşa kadar devam eden bir süreçtir. Yani bu dönem süresince sinapslar (nöronlar arasındaki bağlantılar) gibi beyin yapıları hâlâ oluşum aşamasındadır.

Tecrübe ve gereklilik nedeniyle beden, çevresine tepki verir. Peki, çocuğun annesinin telefonunda birkaç video izlemesi, nöro gelişimine nasıl katkıda bulunabilir?

Çocukların kendi bedenlerini tanıması ve onu nasıl kontrol edeceklerini öğrenmeleri gerekmektedir. Bu, evi dağıtıp gürültü yapmaları anlamına gelse bile.

Bebeklerin iletişim becerilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

Nasıl iletişim kuracağını bilmek sadece iPad’de görüntüleri görmek ve onları isimlendirmek değildir. Nasıl iletişim kuracağını bilmek birisine ne demek istediğimizi bildirmek ve başkalarının bize neler söylediğini ve çevremizde neler olduğunu anlamayı başarmaktır. Kelime haznesi önemlidir, ancak bu iletişim değildir.

Bebekler, makinelerle değil, insanlarla iletişim kurarak iletişim kurmayı öğrenir; annelerini dinlemek, kardeşler ve kuzenlerle oynamak, anaokuluna katılmak, sorunları çözmek, şarkı söylemek ve hikayeler dinlemek yoluyla öğrenirler.

İletişim, çocukların başkalarının görüşlerine saygılı olabilmeleri, oynamak için sıralarını beklemeleri, ne zaman dinleyeceği, ne zaman göz teması kurmaları gerektiği, ne zaman konuşmaları ve başkaları konuşurken dinlemeleri gerektiğini anlamaları ve başkalarının görüşlerine saygı göstermelerini sağlamak için büyüdükçe sosyal beceriler geliştirmelerini sağlar.

Bunların hiçbirini annesinin telefonundan öğrenemez.

Bebeklerin temel becerileri öğrenmesi gerekmektedir.

Temel beceriler, (yukarı, aşağı, uzak, yakın, ön, arka, iç, dış gibi) mekânsal kavramlar ile (önce sonra,ilk, ikinci,hızlı, yavaş gibi) zamansal kavramlar aracılığıyla, deneyim yoluyla öğrenilen kavramlardır. Buna, ağırlık, benzerlik ve mesafe gibi diğer kavramlar da dahil edilmiştir.

Elbette bu kavramları ele alan elektronik cihazlar için oyunlar var, ancak bunlar, çocuğun “yukarı” yı veya diğerinden daha ağır olan oyuncağı öğrenmesine izin vermiyor.

Elektronik oyunlar ancak, doğru cevabı seçebilmek için kullanıcının zaten tecrübesi sayesinde bildiğini gösterebilir.

Sandığınız kadar kötü değil

Akıllı telefonlar ve iPad’ler, gerçek yaşam deneyiminin yerine geçmediği sürece bebeğinize herhangi bir geri dönüşü olmayan hasara neden olmaz. Yani, onlara bu cihazlarda oyun göstererek vakit harcamayın; ancak bunun yerine mümkünse açık havada veya oyuncaklarıyla oynamaları için zaman ve çaba harcayın.

Bazen toplumsal baskı bizim başka türlü düşünmemize neden olsa da, çocuğunuzun zekasını bu şekilde geliştirebilirsiniz.

Koşan, gülüşen, düşen, etrafı dağıtan, kardeşleriyle kavga eden bir çocuk, sağlıklı bir şekilde gelişen bir çocuğun işaretidir.

Durum, gerçekten oyuncakları yanınızda bulundurmanıza izin vermediğinde belki iPad’i veya akıllı telefonu kullanmak elverişi olabilir. Bir şeyler öğrendiklerini düşünerek kendinizi aldatmadan “Eğitsel Oyunlar”ı seçin.

Gerçekten bunları oynayarak, daha önce öğrendikleri bir şeyi uygulama şansını elde ederler ve cihazın yaptığı tek şey onları sessiz tutmaktır.

Bunlar da ilginizi çekebilir