Emzirme Konusunda Bilmediğiniz 5 Şey

· 18 Mart 2018

Emzirme, bebeklerin beslenmesi için mükemmel bir yöntemdir. Anne sütü sadece bebeğin ihtiyacı olan besinleri içermez; aynı zamanda kusursuz bir besin dengeleyicidir ve antikor özelliklerine de sahiptir.

Bebeklerin beslenmesinde en doğal yöntem olmasının yanı sıra emzirme, annelik bağının oluşması ve güçlenmesi ile özellikle olası doğum sonrası depresyonu engellemek ve aşmak için annenin kendine olan güveninin artmasında oldukça önemli bir rol üstlenir.

Emzirmenin bu özelliğini büyük ihtimalle zaten biliyordunuz. Ancak emzirme hakkında, onun mükemmel bir seçenek olduğunu kanıtlayan ve çok fazla bilinmeyen bir dizi başka özellikler ve söylentiler de bulunmaktadır.

Emzirme Meme Kanseri Riskini Azaltabilir

Son yıllarda yapılan araştırmalar, bebeklerini emziren menopoz öncesi kadınların emzirmeyenlere oranla % 50 oranla daha az meme kanserine yakalanma riski taşıdıklarını göstermektedir.

Araştırmada ayrıca, özellikle bir yıldan daha fazla emziren kadınlarda, emzirme süresinin uzunluğu ile kansere yakalanma riskinin azalması arasında güçlü bir ilişki bulunduğuna da işaret edilmektedir.

Diğer bazı araştırmalar ise kadınların bebekliklerinde anne sütüyle beslenmeleri ile meme kanserine yakalanma risklerinin daha düşük olması arasında doğrudan bir bağlantının var olduğunun altını çizmektedir.

bebeğini emziren anne

Göğüslerin Boyutu ve Süt Miktarı

Genel olarak, göğüslerin boyutunun annenin bebeğini emzirebilme kabiliyeti ile hiç bir ilişkisi bulunmamaktadır. Küçük göğüslere ve meme uçlarına sahip kadınların süt üretimi konusunda sorun yaşadıkları konusunda herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Nitekim anne sütü, tüm kadınların göğüslerinde bulunan meme bezlerinde üretilmektedir.

Ayrıca bebeğe yetecek kadar süt üretiminin olmaması, oldukça az rastlanan bir durumdur. Yeterince sütü olmayan kadınlar çok nadir olarak görülmektedir. Genel anlamda, bu sorun daha önceden yaşanan bir travma, aşırı derecede ısı kısıtlamaları, hipertiroidizm ve stres gibi diğer faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Emzirme Zor Olabilir

Bebekler emme içgüdüsü ile doğarlar, ancak anne ile aralarındaki bağın oluşmasındaki esas faktör koku hissidir. Bu kokuyu takip eden bebek, annesinin göğsüne ulaşarak aradığı besini bulabilmektedir. Böylelikle bebekler, duymadıkları zamanlarda bile annelerini tanıyabilme özelliğine sahip olurlar.

Emzirmenin doğal bir süreç olması onun kolay bir aktivite olduğu anlamına gelmez. Aksine, en başlarda emzirme zor olabilir ve çeşitli komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir. Emzirme acıya yol açabilir. Bunun ötesinde her annenin meme iltihabına yakalanma ihtimali de bulunmaktadır. Böyle bir durum ise zamanında müdahale edilmediğinde işleri daha da karmaşıklaştıracaktır.

Ayrıca emzirme, annenin tüm hayatını etkiler ve onu bebeğinin ihtiyaçlarına göre hayatını yeniden düzenlemek zorunda bırakır. En başlarda bu sadece uyku ve dinlenme saatlerinin düzenlenmesi olarak ortaya çıkar; ancak zaman ilerledikçe kadınlar, emzirmenin aslında göründüğünden çok daha fazla fedakarlık gerektirdiğinin farkına varmaktadırlar.

bebeğini emziren zenci kadın

Göğüsler Büyür ve Daha Hassas Olurlar

Süt geldiğinde göğüslerin büyümesiyle birlikte hassasiyetleri de artar. Aslında fiziksel ya da duygusal herhangi bir uyarıcı etken, sütün akmasına sebep olabilir. (Bir çok kadın çocuk ağlaması duyduğunda süt kaybetmektedir.)

Ayrıca göğüslerde toplanan sütün kendisi de sıvı birikmesine ve dolayısıyla şiddetli sancıya yol açabilir. Bu nedenle, sütün birikerek rahatsızlığa sebep olmasını engellemek ve meme iltihabı riskini azaltmak için bebeği sık sık emzirmek ya da sütü sağmak çok önemlidir.

Bunlar da ilginizi çekebilir