Çocuğunuza veda etmeden asla evden çıkmayın

3 Ocak 2019

Çocuğunuza veda etmeden asla evden çıkmayın. Bunun çocuğunuz için en iyisi olduğunu düşünüp asla o kapıdan geçmeyin. Bu kararın ne kadar yanlış olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Bu hatalı davranışın getireceği sonuçlardan haberdar olmalısınız.

Şüphesiz ki, evden çıkmak her gün vereceğiniz en zor kararlardan biri. İster alışveriş, ister spor salonu, kütüphane, iş veya toplantıya katılmak olsun. Kendinizi çocuğunuzdan ayırmanız gereken o an oldukça acı verici olabilir.

Ancak, annelerin – ve büyükannelerin yaptıkları en büyük hatalardan biri hoşçakal dememek. Bu, çocuğu sadece o an için değil, uzun vadede yaralıyor. Tahmin edebileceğinizden de büyük duygusal yaralar açabiliyor.

Bu nedenle, güçlü olun ve evden çıkarken ikiniz için de en iyisini yapın. Ne kadar zor olursa olsun, çocuğunuza hoşçakal deyin. Ne kadar ağladığı önemli değil. Çünkü değişen tek şey sizi görmesi olacak, çünkü çocuğunuz  evden ayrılmanız yüzünden aynı acıyı, hatta daha fazlasını çekecek.

Çocuğunuza veda etmenin önemi

köpekle camdan dışarı bakan bebek

Çocuğunuza hoşçakal demeden evden ayrıldığınızda, maalesef ki onun acısını hafifletmiyorsunuz. Gözyaşlarını da öyle. Sadece yaşadıklarını görmeyi bırakıyor, ancak acısını sanki kendinizinmiş gibi yaşıyorsunuz. Bu nedenle kalbiniz iki kişilik acıyor. Gördüğünüz üzere, bu iyi bir önlem değil.

Diğer bir taraftan, önemli bir diğer detayı da göz önünde bulundurmalısınız. Çocuğunuz evden ayrıldığınızı anladığında, ağlaması üzücüdür. Diğer bir taraftan ise, çocuk dünyasında olan bitenleri anlamadığında, mutsuzluktan ve belirsizlikten ağlar. Açık bir şekilde, bunlar yönetmesi ve hafifletmesi zor iki karmaşık histir.

Çocuğunuza elveda etmenin iyi bir şey olmasının bir diğer sebebi ise, çocuğunuzun güvenini kazanmakla ilgili. Eğer bir açıklama yapmadan aniden ortadan kaybolursanız, güvenini sarsarsınız. Çocuk, sizi güvenilmemesi gereken bir insan olarak algılayabilir.

Dikkat dağıtma ve sihir tekniğini bir kenara koyun. Uzmanlar, bunun yıkıcı bir yöntem olduğu konusunda ısrarcılar. Bu yöntem kesinlikle küçük bireyde büyük kafa karışıklıklarına sebep oluyor. Bu nedenle, annelerinin geri dönüp dönmeyeceğini bilmeden, sizi soru bombardımanına maruz bırakabilirler.

Unutmayın ki, bütün varlıklar için annelerinden ayrılmak basit bir olay değildir. Onun dünyası, her şeyi sizsiniz. Sakın onun dünyasını hafife almayın, çünkü çocuğunuzda sadece travmaya sebep olursunuz.

Çocuğunuzla en iyi şekilde nasıl vedalaşabilirsiniz?

ağlayan çocuğuna sarılan anne

Çocuğunuza yaklaşın ve onu sarılarak ve öperek selamlayın. Endişesiz bir surat ifadesi takınarak, annenin bir süreliğine dışarıda olacağını ve güvende hissetmesini sağlamak için yakında döneceğinizin altını çizin. Hayır, gerçek şu ki, bu ağlamasına engel olmayacak, çünkü bu oldukça normaldir ve çocuğun duygularını göstermesi beklenen bir şeydir.

Tabi ki, bu elveda anı sakin ve kısa olmalıdır. Ona iyi bir gün geçirmesini ve gününün tadını çıkarmasını söyleyin. “Seni özleyeceğimi”– bunu ikiniz de deneyimleyeceksiniz – ve diğer bütün lafları bir kenara bırakın.

Eğer çocuğunuz kendini kötü hissederse, sakın geri dönmeyin çünkü her dönüşünüz işleri daha da zorlaştıracaktır. Onu arayacağınızı söyleyip sakin bir şekilde evden çıkın. Tabi ki, bu sözü verdiyseniz, mutlaka ama mutlaka yerine getirmelisiniz. Her boş anınızda onu arayıp, onu ne kadar sevdiğinizi söyleyin.

Bu, çocuğunuzun sizi özlemesini engellemeyecek, ama kendine güvensiz, kızgın ve üzgün hissetmeyecek. Bu basit elveda ritüeliyle, çocuğunuz bu durumu geçici bir şey olarak algılayacak. Ve kısa bir süre sonra döneceğinizi anlayacak. Çocuğunuza veda etmek önemlidir, çünkü sizden ayrılma sürecini hafifletir.

Yapabildiğiniz en iyi şekilde yapın. Çocuğunuzun acısını ve üzüntüsünü hafifletin. Doğru olanı yaptığınızı bilerek kendi üzüntünüzü hafifletin. Çocuğunuzu kandırmak için sahtekarlıklara başvurmadığınıza göre, evinizden sakin bir kafayla çıkabilirsiniz.

  • Bowlby, J. (1986). Vínculos afectivos: formación, desarrollo y pérdida. Madrid: Morata.
  • Bowlby, J. (1995). Teoría del apego. Lebovici, Weil-HalpernF.
  • Garrido-Rojas, L. (2006). Apego, emoción y regulación emocional. Implicaciones para la salud. Revista latinoamericana de psicología, 38(3), 493-507. https://www.redalyc.org/pdf/805/80538304.pdf
  • Marrone, M., Diamond, N., Juri, L., & Bleichmar, H. (2001). La teoría del apego: un enfoque actual. Madrid: Psimática.
  • Moneta, M. (2003). El Apego. Aspectos clínicos y psicobiológicos de la díada madre-hijo. Santiago: Cuatro Vientos.