Çocuklarımızla Arkadaş Olmak Doğru Mudur?

26 Ekim, 2019
Şüphesiz zaman zaman şuna benzer bir cümleyi duyduğunuz oluyordur: "Kızım benim en iyi arkadaşım!" Bu yazımızda, çocuklarımızla adeta birer arkadaş olup olmamamız gerektiğini araştıracak, bu konuda aklınıza gelebilecek çeşitli soruların yanıtlarını aramaya çalışacağız.
 

Günümüzde anne ve babalar ile çocukları arasındaki ilişkiler geçmiş dönemlere göre çok farklı bir nitelik kazanmıştır. Bu ilişki, otoriter ve kesin sınırları olan katı bir karakterden, daha yakın ve daha sıcak bir özelliğe bürünmüştür. Günümüzde çocuklarımızla olan ilişkilerimiz, bir anne ya da babadan çok birer arkadaşlık ilişkisine daha çok benzemektedir. Bu bağlamda, artık anne ve babaların büyük bir kısmı çocukları ile arkadaş ve sırdaş olmanın onların daha iyi bir eğitim almaları için faydalı olacağını düşünmektedir.

Günümüzde Anne ve Babalar ile Çocukları Arasındaki İlişki

Yaşadığımız çağda, anne ve babaların çocukları ile olan ilişkileri, ergenlik gibi en zor dönemler de dahil olmak üzere son derece yakın ve sıcak bir özelliğe sahiptir. Günümüzde anne ve babalar çocukları ile daha samimi olmayı, onlarla daha fazla vakit geçirmeyi, onların neler yaptıklarını ve davranış tarzlarını tam olarak bilmeyi istemekte ve onlarla daha yoğun paylaşımda bulunmayı tercih etmektedirler.

Pek çok anne ve baba artık çocukları ile birebir ve eşit düzeyde bir ilişki kurma çabası içindedir. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da, bazen anne ve babaların mı yoksa çocukların mı sınırları çizen ve otorite sahibi taraf olduğunu kestirmek güç olmaktadır.

Geçmiş dönemlerde yaşayan çocuklar, bir yere gitmek ya da bir şeyler yapmak için anne ve babalarından izin almak durumundaydılar. Günümüzde ise yapmaları gereken tek şey anne ve babalarına bilgi vermekten ibarettir. Önceki dönemlerle kıyaslandığında artık çocukların anne ve babaları ile konuşmaları dahi değişmiş durumdadır. Yani çocuklar çok daha rahat ve teklifsiz bir biçimde ebeveynleri ile konuşmayı tercih etmektedirler.

 
Anne ve baba çocuklarıyla video oyunu oynuyor

Çocuklarınızla Birer Arkadaş Olmanız Neden Tavsiye Edilmez?

Her ne kadar ebeveynlik kavramı ve bu kavramın gerektirdikleri zaman içerisinde belirli bir değişime uğramış olsa da, anne ve babaların çocukları ile kurdukları ilişkiye son derece dikkat etmeleri ve “arkadaşlık” olarak adlandırabilecekleri bu ilişki konusunda ihtiyatlı bir tutum sergilemeleri gereklidir.

Öncelikle her insanın sahip olduğu sosyal statü ve toplum içindeki rolleri açısından bakıldığında, o kişinin toplum içinde kendine ait bir yeri ve statüsü olduğu bir gerçektir. Bu bağlamda, anne ve babalar olarak toplum içinde ebeveynlik rolümüzün bulunduğu gerçeğini hiçbir zaman unutmamamız gerekir. Çocuklar açısından bakıldığında ise, elbette diyalog, güven, saygı ve sevgi kavramlarını temel alan bir otorite kurmak ve sınır çizmek gibi önemli görevlerimiz bulunduğunu aklımızdan çıkarmamamız son derece önemlidir.

Buna ek olarak, anne ve babaların çocukları için birer arkadaş olamamaları gerektiği gerçeğinin diğer bir nedeni ise, bu tür bir ilişkinin hayatın her alanında ve her şartta kurulmasının mümkün olmayacağından kaynaklanmaktadır. Aslında kimi durumlarda çocukların kendileri bir otorite, yetişkin varlığı ve anne babanın çeşitli durumlarda müdahalesine ihtiyaç duyarlar. Yani çocuklar, olgunluk ve tecrübenin getirdiği güvenlik algısını hissetmek isterler.

 

Yani çocuklarımızla arkadaş olup olmamamız gerektiği sorusuna verilecek olan cevap “hayır” olacaktır. Yazar Alicia Banderas, “Küçük Zorbalar” adlı kitabında anne ve babaların çocukları ile arkadaş olamayacağını ve eğitim açısından bakıldığında, onların gerçek görevlerinin otorite ile sevgi arasında bir denge kurmak olduğunu ifade etmektedir. Yazar ayrıca, anne ve babaların çocuklarının gerçek birer zorba olmalarının önüne geçmek için zamanında nasıl sınırlar çizmeleri gerektiğini de iyi bilmelerinin çok önemli olduğunun altını çizmiştir.

Çocuklarımızla Arkadaşça Bir İlişki Kurmak Demek Onlarla Arkadaş Olmak Anlamına Gelmez

Anne ve babalar çocukları ile birer arkadaş olmak yerine, ebeveynlik rollerinin dışına çıkmadan onlarla arkadaşça bir ilişki kurmayı deneyebilirler. Bu bağlamda, çocuklarımız ile bu arkadaşça ilişkiyi kurmak için şunları aklımızdan çıkarmamalıyız:

  • Çizeceğimiz sınırları diyalog yoluyla belirlemeli, nedenlerini mantıklı olarak çocuklarımıza açıklamalı ve konuşarak anlaşmalıyız. Ancak bu sınırları çizmenin mutlaka gerekli olduğunu unutmamalıyız. Anne ve babalar çocuklarına hayır demeyi bilmeli ve bu tür durumlarda onlara neden hayır dediklerini de açıklamalıdırlar.
Anne baba ve çocuk bisiklete biniyor
 

  • Çocuklarımıza sevgi ve yakınlık göstermeli, onlarla sürekli olarak temas halinde bulunmalıyız. Anne ve babalar çocuklarıyla arkadaş olmak zorunda kalmadan da sevgi dolu bir ilişki kurabilirler. Böyle bir ilişki onlarla aramızdaki diyalog ortamını besler ve akıcı bir iletişimin olmasını sağlar.
  • Her ne kadar çocuklar kendilerine ait bazı özel bilgileri sadece arkadaşlarıyla paylaşsa da, bu durum onların endişelerini, ihtiyaçlarını, hoşlandıkları şeyleri ya da korkularını anne ve babalarına açmayacakları anlamına gelmez. Bunun gerçekleşmesi için anne ve babaların yapmaları gereken en temel şey, çocukları üzerinde yeterli derecede güven oluşturmaktır. Bu güven sayesinde çocuklar, yukarıda sıraladıklarımız ve bunlara benzeyen durumları ya da her türlü sorunlarını anne ve babaları ile paylaşabilirler. Aynı zamanda bu tür çocuklar, bizim fikirlerimizi ve çeşitli durumlarda onlara vereceğimiz tavsiyeleri de dikkate alırlar.

Sonuç Olarak, Çocuklarımızla Arkadaşça Bir İlişki Kurmak…

Anne baba ile çocuklar arasındaki en ideal ilişkinin, sağlıklı, açık, dürüst, esnek ve iletişime dayalı bir ilişki olması gerektiğini söyleyebiliriz. Ancak tüm bunlarla birlikte, ebeveynlere saygı ve çocukların anne ve babalarının otoritesini mantıklı ve karşılıklı olarak kabul edilmiş olan sınırlar içerisinde kabul etmeleri de son derece önemlidir.

Anne ve babalar ile çocukları arasında arkadaşça ama birer arkadaş olmadan kurulan ilişkinin, hem otoritenin sağlanması hem de sevgi temelli olması açısından doğru bir seçenek olduğunun altını çizmek gerekir. Bu durum, çocukların anne ve babalarının aldıkları kararların ve attıkları adımların sadece ve sadece kendilerinin iyiliği, güvenliği ve mutluluğu için olduğunu anlamaları açısından da oldukça önemlidir.

 
  • Banderas, A. (2010). Pequeños tiranos: Cómo lograr que tus hijos pasen de ser niños desobedientes a adolescentes responsables. Editorial TIMUN MAS. Barcelona.
  • Mestre, M. V., Tur, A. M., Samper, P., Nácher, M. J., Cortés, M. T. (2007). Estilos de crianza en la adolescencia y su relación con el comportamiento prosocial. Revista Latinoamericana de Psicología, vol. 39, núm. 2, 2007, pp. 211-225. Recuperado de https://www.redalyc.org/pdf/805/80539201.pdf