Sınıfta Nöro Eğitim Hakkında Bilmeniz Gerekenler

03 Temmuz, 2019
Nöro eğitim, sınıfta öğrenmeyi en iyi şekilde gerçekleştirmek için beyin işlevlerini anlamaya odaklanan bir alandır.

Bugün, sınıfta nöro eğitim hakkında konuşacağız. Nöro eğitim, öğretme konusunda devrim niteliğinde bir yol gösterici olarak ortaya çıkmış olan bir yöntemdir.

Uzun yıllardan beri eğitim sisteminde çok küçük değişiklikler yapılmıştır ve kullanılan yöntemlerin modası geçmiş olduğu da bir gerçektir. Sınıfta kullandığımız öğretme ve bilgiyi aktarma yönteminde bir değişiklik yapmamız gerektiği günden güne daha açık hale gelmektedir.

Nöro Eğitim Nedir?

Nöro eğitim, öğrenme deneyimini en iyi hale getirmek hedefiyle nörobilim ve pedagojinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bu disiplin, beyin işlevlerini (beynimizin bilgiyi nasıl özümsediği, kodladığı ya da hatırladığını) anlamayı ve bunları eğitimde uygulamayı amaçlar. Bunun sonucu olarak da öğretmenler daha iyi eğitim yöntemleri geliştirebilir.

İnsanlar, bir şey öğrendiklerinde düşünce, his ve eylemin ayrılmaz olduğu bütünsel bir süreç devreye girer. Bununla birlikte nöro eğitim, beynin bir bilgiyi nasıl öğrendiğini anlayarak ve bu öğrenme deneyimini derinleştirerek sınıf ortamına adapte etmeyi amaçlar.

Sınıfta nöro eğitim hakkındaki temel kavramlar 

Beynin esnekliği. Bilgiyi kavrama şeklimiz statik değildir. Beynimizin, sürekli öğrenme ile nöral bağlantıları biçimlendirebilen ve değiştirebilen bir esnekliği vardır.

Ayna nöronlar. Bu beyin hücresi grupları hem kendi deneyimlerimiz sayesinde hem de başkalarını gözlemleyerek öğrenmemizi sağlar. Ayrıca, bu hücreler sayesinde bilgi toplama ve empati yeteneğimizi de geliştiririz.

sınıfta çocuklar

Genetik ve deneyim arasındaki etkileşim. Becerilerimiz ve kapasitemizin gerçekliği epigenetik tarafından belirlenir. Bu da genetik yapımız ile deneyimlerimizin kombinasyonu demektir.

Yani, epigenetik ne tür bir iş ya da bilginin bizim ilgimizi çektiğini ve neleri yapmada iyi olduğumuzu belirler. Buna ek olarak, deneyimlerimiz de epigenetik temelimizi biçimlendirir ve değiştirir.

Duygusal öğrenme. Bilginin doğru şekilde içselleştirilmesi için öğrencilerin fikre teorik olarak maruz kalmasından daha fazlasına ihtiyaçları vardır. Benzer şekilde, kişide his uyandıran konular daha kolay öğrenilir ve daha kalıcı olur.

Uygulamalı öğrenme. Bir şeyi gerçekten öğrenmek için onu “gerçek dünya”ya aktarmalı ve onu deneyimlemeliyiz. Örneğin, hangi bilginin gerçekten faydalı olduğunu öğrenip onu pratiğe dökmemiz daha iyi öğrenmemizi sağlayacaktır.

Nöro eğitim sınıfta nasıl uygulanır?

Bugünlerde eğitimciler, öğrenme farklılıklarına rağmen öğrencilerin akademik performansını nasıl en iyi hale getirebileceğimiz ve beyin işlevlerinin nasıl olduğu hakkında git gide daha çok bilgi sahibi olmaktadır.

Nöro eğitimi sınıf ortamına uygun hale getirmek söz konusu olduğunda bu yaklaşımı tanımlayan bazı özellikler aşağıdaki gibidir:

Sınıfta nöro eğitim: öğrenme nasıl gerçekleşir?

  • Merak, öğrenmenin temel başlangıç noktasıdır. Öğrencilerde öğrenmeye karşı içsel bir heves ve istek oluşturmak, onlara bir konuyu öğrenirken aynı anda üstesinden gelmeyi isteyecekleri zorluklar ve maceralar sunmak gereklidir.
  • Öğrenme, aktif olmalıdır. Öğrenciler sadece pasif bir şekilde bilgi almamalıdır. Kendileri de öğrenme sürecine aktif olarak katılmalı ve bilgiyi kulanabilmelidir.

Ayrıca, öğrenmenin hem duygusal hem de uygulamalı boyutta olması çok önemlidir.

  • Öğretmenin (iletişim kanallarında) birçok yenilik katacak yollarla ve farklı kanallar aracılığıyla gerçekleşmesi çok önemlidir. Öğrenci bilgiyi daha iyi özümseyeceği için bu yöntem inanılmaz faydalı olacaktır.

Sınıf ortamı nasıl olmalıdır?

  • Sınıfın fiziksel durumu eğitime uygun olmalıdır. Sınıf ortamı sıcak, düzenli ve çeşitli olmalıdır. Bu sayede çocuklar, değişen uyarıcılara karşı dikkatini daha iyi verebilir.
  • Sınıfın dekoru da her öğrenme durumuna karşı uyarlanabilir olmalıdır. Olabildiğince doğal ışık kullanılması da çok önemlidir.
  • Bazı aktiviteler esnasında yumuşak bir arka plan müziği kullanımı da öğrencileri yatıştıracağı için iyi bir seçim olacaktır.
el kaldıran çocuklar

Eğitimciler nasıl davranmalı?

  • Öğretmenlerin sınıfta pozitif bir hava oluşması için çaba göstermesi gerekir. Ayrıca, öğretmenler öğrencilere vakit ayırmak için uygun ve empatik olmalıdır.
  • Çocukların duygularını tanımlamayı ve onlarla başa çıkmayı başarabilmeleri çok önemlidir. Yani, çocuklar ani ve tepkisel davranmamayı öğrenmelidir. Çocuklar, üzgün ya da kızgın olduklarında bile uygun ve çözümcü şekilde davranmaları gerektiğini bilmelidir.
  • Öğrencilere yapıcı ve teşvik edici geri bildirimlerde bulunulmalıdır. Yani çocuklara sadece bir not vermek yeterli değildir. Onlara detaylı bilgi vererek hatalarını nasıl düzeltebileceklerini göstermek gereklidir. Ayrıca, öğretmenlerin çocukların yaptığı doğru şeyleri vurgulayarak da onların motivasyonunu yüksek tutması gerekir.
  • Öğrencilerin becerikli ve takdir edilmiş hissetmeleri için sağlıklı bir öz güven geliştirmelerine yardımcı olun. Ne olursa olsun bir çocuğu diğeriyle karşılaştırmaktan da kaçının.