Anne Sütü Ne Zaman En Yüksek Seviyelere Çıkar?

Bebeği emzirme konusunda, ister ilk kez anne olacaklar olsun isterse daha önceden çocuk yetiştirmişler olsun tüm kadınların kafalarında her zaman için bazı soru işaretleri bulunur. Örnek olarak birçok anne, bebeği için yeterince sütü bulunup bulunmadığını ya da vücutlarındaki süt miktarının ne zaman en yüksek seviyelere çıktığını merak eder.
Anne Sütü Ne Zaman En Yüksek Seviyelere Çıkar?

Son Güncelleme: 17 Mayıs, 2019

Anne sütünün miktarının yüksek seviyelere çıkması, bebeğin sağlığı açısından oldukça faydalı ve önemli bir konudur. Peki anne sütündeki artış ne zaman meydana gelir? Aşağıda belirli bazı hormonların bu süreci nasıl etkilediğini açıklayacağız. Buna ek olarak bu yazıyla, bir anne olarak bebeğinizin sağlığı konusunda ne kadar önemli bir rolünüz olduğunu da hatırlama şansına sahip olacaksınız.

Prolaktin: Anne Sütünün Üretimini Sağlayan Hormon

Prolaktin, meme bezlerinin süt üretimini uyaran bir özelliğe sahip özel bir hormondur. Bu özelliği ile bağlantılı olarak prolaktinin, hamileliğin ilk çeyreğinden itibaren anne vücudundaki aktivitelerinde aşamalı olarak bir artış gözlenir.

Ancak prolaktin hormonu vücuttaki süt üretimini hemen sağlayamaz. Çünkü plasenta tarafından üretilen projesteron ve östorojen hormonlarının miktarı, prolaktin faaliyetlerini kısıtlayıcı bir etkiye sahiptir.

Plasenta vücuttan dışarı atıldığında prolaktin hormonu da süt üretimine başlar. Özellikle doğumdan sonraki ilk aylar süresince süt üretim miktarı yüksek seviyelerini korur. Buna ek olarak, bebeğin annesini emme sıklığı ve miktarı da annenin süt üretimini doğrudan etkileyen önemli diğer faktörler arasında sayılmaktadır.

Yani bebek ne kadar sık emerse anne vücudundaki süt üretim miktarı da o denli artacaktır. Diğer taraftan tersi bir durumda, yani bebeğin annesini az emmesi durumunda ise annedeki süt miktarının da gitgide azalma gösterdiği görülecektir.

Anne Sütündeki Artış Ne Zaman Gerçekleşir?

Bebek anneyi her emdiğinde, anne vücudundaki prolaktin hormonu miktarı yaklaşık olarak 10 ila 20 katına ulaşır. Bu zamanlarda süt üretiminde de önemli oranda artış gözlenir.

Süt üretim seviyesinin yüksek düzeylere çıkması, bebeğin annesini gece saatlerinde emdiği zamanlarda gözlemlenmektedir. Bebek emmeye başladıktan yaklaşık olarak 20 ila 40 dakika sonra süt üretim miktarı en yüksek seviyelere çıkar. Süt miktarındaki bu yükselme 3 ila 4 saat boyunca etkinliğini korur.

Bebeğini emziren anne

Ayrıca süt üretiminin en üst düzeye ulaştığı saatlerin gece 2 ile sabah 6 saatleri arasında olduğunun altını çizmek gerekir. Bu nedenden dolayı, bebeği gece saatlerinde her istediğinde emzirmeniz tavsiye edilen bir davranış biçimidir.

Anne Sütündeki Oksitosin Nasıl Bir Fonksiyona Sahiptir?

Oksitosin, doğumda ve emzirme sürecinde etkisi ortaya çıkan bir hormondur. Bu hormon sayesinde, bebek anneyi emmeye başlar başlamaz anne sütünün ortaya çıkması sağlanır.

Emziren annelerin büyük bir bölümü bu hormonun salındığını hissederler. Çünkü oksitosin, göğüste bir çeşit kasılma ve gıdıklanma hissi uyandırır. Bu aslında sütün ortaya çıktığının ve hatta birkaç damla damladığının bir göstergesidir. Bu durum sütün yükselmesi olarak da adlandırılmaktadır.

Oksitosin hormonunun harekete geçmesinde annenin düşüncelerinin rol oynayabileceğini de belirtmek gerekir. Çünkü annenin düşünce ve hisleri sütün ortaya çıkması için çok kritik bir öneme sahiptir. Aslında, sadece bebeği emzirme isteği ya da çocuğun ağladığını duymak dahi anne vücudundaki süt üretiminin başlaması için yeterlidir.

Bunun tam tersine, emzirme konusunda annenin olumsuz düşünceler içerisinde olması süt üretimi üzerinde kısıtlayıcı ve engelleyici bir etki oluşturmaktadır. Böyle bir durum, süt miktarının azalmasına ve hatta tamamen kesilmesine bile yol açabilmektedir.

Bebeği Neden Gece Saatlerinde Emzirmek Gerekir?

Bebeklerin gece saatlerinde emzirilmesi genellikle tavsiye edilen bir durumdur. Çünkü yukarıda da değindiğimiz gibi bu saatlerde annenin süt üretimi artmakta ve en yüksek seviyelere ulaşmaktadır. Ayrıca gece saatlerinde beslenen bebeklerin daha kolay bir biçimde kilo aldıkları da görülmektedir.

Diğer taraftan, annesini yeterince emen bebeklerin gece uykularını daha iyi bir biçimde aldıkları ispat edilmiş bir gerçektir. Bunun nedeni de, prolaktin hormonunun hem anne hem de bebek üzerinde rahatlatıcı bir etkiye sahip olmasıdır.

Gece saatlerinde bebek emzirmek için diğer bir nedense, annenin enfeksiyon kapma riskinin ciddi ölçülerde azalmasıdır. Ayrıca anne sütünün birikmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek tıkanmalar da bu şekilde önlenmiş olacaktır. Bu problem özellikle uzun süre bebeğin emzirilmemesi durumunda sık bir biçimde karşılaşılan ciddi bir sorundur.

« Süt üretim seviyesinin en yüksek düzeylere çıkması, bebeğin annesini gece saatlerinde emdiği zamanlarda gözlemlenmektedir. Bebek emmeye başladıktan yaklaşık olarak 20 ila 40 dakika sonra süt üretim miktarı en yüksek seviyelere çıkar. »

Sütünüzü Artırmanız Gerekir Mi?

Her kadının vücudu doğal bir süt üretim aşamasına hazır olduğu için süt artırmak genellikle ihtiyaç duyulan bir konu değildir. Ayrıca bebek emmeye devam ettiği sürece annenin yeterince sütü gelmeye devam edecektir.

Ancak bununla birlikte, annenin sütünü harekete geçirmesinin gerekli olacağı özel durumlarla da karşılaşılmaktadır. Peki bu durumlar nelerdir? Örnek olarak, eğer bebek doğumdan sonra aşırı derecede kilo kaybı yaşadıysa ya da prematüre doğum gerçekleştiyse, anne sütünün hızlı bir biçimde artmasına ihtiyaç duyulacaktır. Diğer bir olasılık da, hastane ile bağlantılı nedenlerle anne ve bebeğin zorunlu bir biçimde ayrı kalması durumudur.

Annesini emen bir bebek

Bu tür durumlarla karşı karşıya kalındığında, doktorlar anne için süt üretici bazı ilaçlar yazabilmektedir. Bunlardan en sık kullanılanı domperidon adlı ilaçtır.

Diğer bir çözüm yolu ise kuvvetli çıkarma yöntemidir. Bu uygulamada her bir göğsün 5 dakika süreyle süt sağımı yapılmaktadır. Bunun için gün içerisinde her saat birer kez olmak üzere bir göğüs pompası yardımıyla süt sağımı yapılır. Gece ise yaklaşık 4 saatlik bir ara verilir. Bu yöntem aynı zamanda prolaktin hormonunu da harekete geçirir. Bunun sonucunda da anne sütünün üretiminde çok önemli oranda bir artış söz konusu olacaktır.

Sonuç olarak, anne sütünün vücuttaki üretimi konusunda meydana gelen artış, bebeğin sağlıklı ve hızlı bir biçimde büyümesi için gereken sütü karşılamaya yardımcı olmaktadır. Şüphesiz bu durum, her annenin günlük yaşantısında dikkate alarak takip etmesi gereken çeşitli hassas noktalar barındırmaktadır.


Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.