Bir başka canlıya hayat verme mucizesi

21 Kasım, 2020
Bir kadın hamile olduğunda, içinde büyüyen canlının, ona hayat vermenin mucizevi bir şey olduğunu düşünür.

Bir kadın hamile olduğunu öğrendiğinde, doğası gereği kutsandığından emin olabilir. Bu dakikadan sonra, anne adayı diğer hemcinsleri gibi bu kutsal sürecin bir parçası olur. Hiç kimse anne adayından, bir başka canlıya hayat verme mutluluğunu alamaz.

Bir insanın doğumu, Homo Sapiens’in evrim süreciyle bir bağlantı oluşturur. Bu nedenle hiç kimse doğan her bebeğin doğumunun kutlanması gerektiğini inkar edemez; bu bebeği dünyaya getiren kadına da saygı duyulur. Hamilelik, başlı başına mucizevi bir olaydır. Bu dünyada var olan her kadın ve erkeğin yaşayabileceği bir mucizedir.

Peki hamile olmak ne demektir?

Hamile olmak sabırsızlıkla yüzünü görmediğimiz bir varlığın gelişini beklemek demektir. Bu minik canlı dünyaya geldiğinde annenin 24 saatini meşgul edecektir, biraz daha büyüdüğünde ise annenin en sadık dostu olacaktır.

Gebelik, yalnızca anne karnında embriyosunun plasenta içinde geliştiği kırk hafta veya daha uzun bir dönem değildir. Anne karnındaki her canlı doğum anına kadar gelişimini devam ettirir. Hamilelik, olağanüstü şeylerin yaşandığı bir zamandır. Hem hamile kadının hem de yeni doğan bebeğin ailesi için mucizevi günler başlar.

Hamileliğin ilk üç aylık dönemi

İlk üç aylık dönem herkes için bir sürprizdir. Hem sabırsızca haber bekleyenler için hem de hamilelik beklemeyenler için tam bir sürprizdir. Gözlerinde yaşlarla, belki de korku, umut ve neşe karışımı bir “haber” alırlar. Kadın kişisi çok yakında anne olma fikriyle karşılaşacak ve bunu sadece kendisi için yaşamayacaktır. Sevginize, sabrınıza ve bağlılığınıza % 100 bağımlı olacak bir canlı için yaşayacaksınız.

hamile anne

Aynı şey aileniz için de geçerli olacak. Herkes eve yeni bir üye alma ve yaşam tarzını değiştirme fikrine alışmalıdır. Hamileliğin ilk üç ayında, ilk başta bebeğin sahip olduğu titremeden çok bağırsakların hareketine benzeyen bu garip titreme gerçekleşir.

Neredeyse algılanamayan duygulardır, ancak kadın büyük ölçüde sevmeye başlar. Mide bulantısı, kusma, kahvenin doğal kokusu, bir parfüm ve hatta partnerinin kokusu gibi bir zamanlar hayran olduğu kokulara karşı iğrenme hissi yaşar.

Hamileliğin ikinci üç aylık dönemi

Hamileliğin ikinci üç aylık dönemi, insanın kalbini kıpırdatan bir zamandır. Bu evrede kusma ve mide bulantısı duracaktır (birçok kişide böyle olur). Kadın karnında birkaç “fazla kilo” taşımıyormuş gibi hissetse de kendi yine de çevik hissedecektir. Üç ile altı ay arasında kendini canlı hissetmesi ”tüm dünyayı yeme isteği” ve her şeyi kendi başına yapma-bozma isteği hakimdir.

Bu zamanlarda muhtemelen ayakkabılarını bağlaması için kimseye ihtiyacı olmayacaktır, çünkü anne adayı ayaklarını hala bükebilir. Arabadan inerken de birilerinin yardım etmesine gerek yoktur. Anne adayı merdivenleri inip çıkacak, kolayca çömelecek, o eşsiz havasıyla dans edecek ve gerekirse otobüse binmek için biraz koşacak.

İkinci üç aylık dönem sağlıklı geçen harika bir dönemdir. Bu dönemde kendini seksi ve güzel hisseder. Çoğu zaman alışverişe yepyeni kıyafetlere gider. Bebeğin eşyalarına da aynı ölçüde dikkat eder. Bu dönemde, anne adayı bebek modasına ve cinsiyetine dikkat ederek, yeni bir hayat vereceği bebeğinin ihtiyaç duyduğu her şeyi almaya çalışır.

Hamileliğin üçüncü üç aylık dönemi

Üçüncü üç aylık dönem aşırı yorgunluk dönemidir. Karnının şişkinliği, daha önce çok titiz olduğu görevleri yerine getirmesini engelleyecektir ve belirli görevlerde kendisine yardım edilmesi gerekecektir. Bu dönem, sakarlık ve kafa karışıklığı aşamasıdır. Taşıdığı ağırlığın, kapladığı yerin farkında olmaması nedeniyle her şeyi ”devirir”.

hamileliğini düşünen anne

Bu aşamada, anne adayının zihni sobanın üzerinde kaynamak üzere olan sütten çok bebeğiyle meşgul olacaktır. Bu aşamadan sonra anne, kendini doğuma hazırlar. Hiç hesaplamadığı bir gün kendisini doğum masasında bulur.

Şüphesiz, hamile kalmak, bir başka canlıya hayat verme mucizesidir. Yazımız vesilesiyle tüm dünyada şu an anne olmaya hazırlanan tüm kadınları tebrik ediyoruz. Çünkü bir kadın hamile kaldığında, hamileliğini öğrendiği andan itibaren kendisine bakmaya, kendisine çeki düzen vermeye başlar. Çünkü o artık bir anne olmuştur!

Anne olmuştur diyoruz çünkü daha çocuğuyla tanışmadan, onu karnında hissettiği andan itibaren koşulsuz bir şekilde bebeğini sevmeye başlar. Her kadın hamileliği sırasında kendini yorgun hissedeceğini ya da hasta gibi olacağını (ama değil) bilse bile, bebeğine yeni bir hayat vermek ve onu kucağına almak için aynı şeyleri tekrar tekrar yaşardı.