Çocuklarda Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Yaygın anksiyete bozukluğu, çocuklarda farklı konularla ilgili aşırı ve geniş kapsamlı endişeye sebep olur.
 

Çocuklardaki psikolojik bozukluklar söz konusu olduğunda, anksiyete sorunları en yaygın görülenlerdir. Bu tür vakaların teşhisi her zaman zordur çünkü bunun çocuğun gelişiminin bir parçası olup olmadığına karar vermek kolay değildir.

Bununla birlikte, yaygın anksiyete bozukluğundan (YAB) söz ederken, bunun ayrılık anksiyetesi gibi belli bir çocukluk hastalığı olmadığını belirtmek gerekir.

YAB daha ileri yaşlara özgü bir bozukluk olduğundan ve özellikle de belirtilerinin yetişkinlikteki anksiyete bozukluğuyla son derece benzer olduğundan, çocuklarda tespit edilmesi zordur.

Bununla birlikte, yeterli profesyonel bakım eksikliği gelecekte ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, potansiyel semptomlar konusunda tetikte olmalısınız.

Çocuklarda yaygın anksiyete bozukluğu

YAB, sürekli endişe ve anksiyeteli düşünme halidir. Bununla birlikte, endişe sosyal anksiyete veya fobilerde olduğu gibi belirli bir konuda ortaya çıkmaz.

Aksine, çeşitli ve farklı konularda kendisini gösterir. Bu rahatsızlığın net bir sebebi yoktur ve endişe bir konudan diğerine dolanıyormuş gibi görünür.

Çocuk, anksiyetesinin orantısız olduğundan haberdar olabilir ancak bu durumda bile anksiyeteyi kontrol edemez. Bu endişe durumu, en az altı ay boyunca sürekli olarak çocukla birliktedir ve çocuğun sosyal veya okul hayatını önemli ölçüde etkiler.

anksiyete bozukluğu

Bu anksiyeteyi öngörmek mümkün olmasa da, en çok aşağıdaki konularda ortaya çıkmaya meyillidir:

 
  • Okul ve spor performansları: Çocukta yüksek seviyede mükemmeliyetçilik ve istek görülür. En iyi notları ve pozisyonları elde etmek zorundaymış gibi hisseder ve bunu elde edebilmek için aşırı miktarda endişelenir.
  • Sevdiklerinin güvenliği: Kendisine veya ailesindekilere kötü bir şey olacağı korkusuyla büyük ölçüde acı çekebilirler. Genellikle hırsızlık, kaza veya doğal afetten korkarlar.
  • Hastalıklar: Bu çocuklar, kendilerinin veya sevdiklerinin hastalanacağına dair aşırı derecede endişelenebilirler. Genellikle yeni hastalıklara yakalanacaklarından fazlasıyla korkarlar.

Bu “değişken ve devamlı anksiyete”ye ek olarak, sıkıntı, gerginlik, konsantre olmada zorluk, yorgunluk veya rahatsızlık gibi semptomlar da görülebilir. Ayrıca, baş ağrısı, kas gerginliği, uyku ve yeme bozuklukları gibi fiziksel semptomlar da ortaya çıkabilir.

Göz önünde bulundurulması gerekenler

  • Tüm çocukların yaklaşık olarak %2’si ila %6’sı, yaygın anksiyete bozukluğundan etkilenir ve ergenlik çağında bu bozukluğun görülme riski artar.
  • YAB, var olan diğer anksiyete bozukluklarıyla uyumsuz değildir. Ayrılık anksiyetesi bozukluğunda, anksiyete durumun çok daha ötesine geçse de, YAB de ayrılık anksiyetesi ile birlikte görülebilir.
  • Bazı karakteristik özellikleri yüzünden, çocuklardaki YAB’ı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğundan (DEHB) ayırmak zor olabilir. Bu iki bozukluk da odaklanmada zorluk ve psikomotor sıkıntılarıyla kendisini gösterdiği için, bu konuda teşhisi koyacak en ideal kişi doktordur.
  • Çocuklardaki yaygın anksiyete bozukluğunun kökenini açıklayabilecek belirli sebepler yoktur. Bununla birlikte, kişinin genetik yapısının hayattaki bazı stresli durumlar tarafından vurgulanabilen eğilime sebep olduğunu biliyoruz.
 

Zorbalık deneyimi ya da önemli bir değişim veya kayıp yaşamak, bu bozukluğun gelişmesine katkıda bulunabilir.

anksiyete bozukluğu tedavisi

Çocuklarda yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisi

YAB, bazen kronik olarak ilerleyen ve baş etmesi zor olabilen bir bozukluktur ancak pek çok çocuk düzenli bir tedaviyle gelişim kaydedebilmektedir. Erken teşhis, sendromun etkisini mümkün olduğunca azaltmaya yardımcı olabilir.

YAB tedavisinde hem farmakolojik hem de psikolojik tedaviler mevcuttur. Herhangi birinin kullanımı veya ikisinin bir arada kullanımı, vakanın ciddiyetine ve ailenin tercihlerine bağlı olarak değişecektir.

En yaygın olarak kullanılan ilaçlar antidepresanlar ve anksiyolitiklerdir. Bunlar, kısa vadeli başarılı sonuçlar sunar ancak çocuğun bilişsel ve davranışsal düzeydeki potansiyel davranışlarını desteklemek için, ilaçların yanı sıra psikoterapi de uygulanmalıdır.

Bilişsel davranışsal terapinin, çocuklara endişe seviyesini kontrol edebilmeyi ve karmakarışık düşünce biçimini değiştirebilmeyi öğretmede etkili bir yöntem olduğu anlaşılmıştır.

  • Ruiz Sancho AM, Lago Pita B.(n.d.). Trastornos de ansiedad en la infancia y en la adolescencia. En: AEPaped. Curso de Actualización Pediatría 2005. Madrid: Exlibris Ediciones; 2005. p. 265-280
  • Cárdenas, E. M., Feria, M., Palacios, L., & de la Peña, F. (2010). Guía clínica para los trastornos de ansiedad en niños y adolescentes. México: Instituto Nacional de Psiquiatria Ramón de la Fuente Muñiz.