Koronavirüs ve Çocuk Sağlığı İçin Öneriler

22 Mart 2020
Koronavirüs nedeniyle dünyanın dört bir yanında alarm ziller çalmış durumda. Bu yazımızda, büyük bir kriz haline gelen bu salgın ile ilgili bazı bilgilere yer veriyoruz. Ayrıca evdeki ufaklıklar için koronavirüse karşı çeşitli tavsiyeleri de sizler için derledik.

Koronavirüs salgını nedeniyle tüm dünya adeta diken üstünde. Bunun doğal bir sonucu olarak da pek çok ülkede insanlar yaşantılarını normal bir biçimde sürdüremiyorlar. Her geçen saat dünya çapında binlerce koronavirüs vakası rapor ediliyor. Bu yazımızda, küresel çapta bir kriz haline gelen koronavirüs hakkında birtakım genel bilgilere değiniyoruz. Bunun yanında çocuklarımız için bu virüse karşı alınması gereken temizlik önlemlerine ve hijyen konusunda dikkat etmemiz gereken detaylara da yer veriyoruz.

Koronavirüse Karşı Sağlık Önerileri

Koronavirüs Nedir?

Koronavirüsler, aslında hayvanlarda etkili olan bir virüs ailesidir. Bu aile içinde çok farklı türlerde virüsler bulunmaktadır. Bunlar arasında bazıları mutasyona uğramakta ve insanları da etkilemektedirler.

İşte bunlardan biri de SARS-CoV-2  ya da daha yaygın bilinen adıyla yeni tip koronavirüstür. Bu virüs ilk kez Çin’in Wuhan kentinde Aralık 2019’da tespit edilmiştir. O zamandan bugüne dek virüsün çok kolay bir biçimde insandan insana bulaşması, dünya genelindeki vaka sayısında da çok ciddi bir artışa neden olmaktadır.

Koronavirüs Semptomları Nelerdir?

Virüsün bulaştığı insanların büyük bir kısmında asemptomatik yani enfeksiyonla ilgili herhangi bir belirtinin ortaya çıkmadığı görülmektedir. Yani kişi, koronavirüs taşıdığına ya da hasta olduğuna dair anlayabileceğimiz herhangi bir belirti göstermemektedir. Özellikle çocuklar başta olmak üzere en sık rastlanan durum, tıpkı bir soğuk algınlığı gibi yumuşak ve belirgin olmayan semptomlarla hastalığın atlatılması şeklinde gerçekleşmektedir.

Koronavirüsten korunma diyagramı
Kaynak: Diario Enfermero

Bu tür semptom göstermeyen hastalar dışında en sık rastlanan belirtiler, kuru öksürük, yüksek ateş, darlanma hissi ve nefes almada zorlanma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda kas ağrısı, yorgunluk ve genel anlamda kişinin kendini hasta hissetmesi de olasıdır.

Ancak hastalığın yol açtığı semptomlar sadece bunlarla sınırlı değildir. Vakaların küçük bir bölümünde zatürre ve hatta solunum yetmezliğinden ölümlere rastlanmaktadır. Bu tür durumlar, her şeyden önce yaşlılar ya da bağışıklık sistemi herhangi bir nedenle zayıf olan daha hassas kişilerde görülmektedir.

Koronavirüs Nasıl Bulaşır?

Virüsün insandan insana bulaşması, havada asılı kalan küçük partiküller aracılığıyla gerçekleşir. Koronavirüs taşıyıcısı bir hasta öksürdüğü ya da hapşırdığı zaman bu partiküller yaklaşık olarak 1 ile 2 metre aralığında uzağa kadar ulaşabilmektedirler. Virüs, enfekte olmuş kişinin hiçbir semptom göstermediği durumlarda dahi diğer insanlara bulaşabilmektedir.

Bu partiküller, masalar, kapı kolları vb. gibi günlük kullanımda sıklıkla temas edilen yerlerde belirli bir süre kalabilirler. Benzer şekilde bir kişiye doğrudan da ulaşabilirler. Henüz hasta olmayan bir kişi virüs bulunan yüzeye dokunduktan sonra elini gözüne, burnuna ya da ağzına götürdüğünde artık virüs o kişiye de bulaşmış olabilir demektir.

Koronavirüsün Tedavisi Var Mı?

Şu ana kadar bu virüsün tedavisi için herhangi bir aşı ya da ilaç bulunmasa da, işe yaradığı düşünülen bazı antivirüslerin testleri devam etmektedir. Virüse karşı bir aşı bulunması öncelikle ağır hastalar için önemli bir ihtiyaç durumundadır.

Bunlara ek olarak sağlık birimleri şu anda semptomların tedavisi üzerine yoğunlaşmış durumdadır. Yani hastalara, görülmesi durumunda ağrı kesiciler ve ateş düşürücü ilaçlar verilmektedir.

Bu aşamada aklımızdan çıkarmamamız gereken diğer bir konu, bunun bir virüs olduğu ve antibiyotiklerin kesinlikle herhangi bir faydasının olmayacağıdır. Yani koronavirüsü önleme ve tedavi etmede bir antibiyotik kullanımı tamamen yanlış ve faydasız bir yöntem olacaktır.

 Virüsün Bulaşmaması İçin Neler Yapmalıyız?

Aşağıda sıralayacağımız öneriler, hem evimizdeki ufaklıklar hem de yetişkinler için geçerli önlemlerdir. Virüsün yayılmasının önüne geçmemiz, aslında alacağımız hijyen önlemlerinin ne kadar etkili olduğunu bağlıdır. Koronavirüsün bulaşmasını önlemek için yapmamız gerekenlerden bazıları şu şekildedir:

  • Öksürürken ya da hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu dirsek içinizle kapatın.
  • Sürekli bir biçimde ağzınıza, burnunuza ya da gözünüze dokunmaktan kaçının.
  • Tek kullanımlık kağıt mendiller tercih edin ve kullandıktan sonra bunları atın.
  • Son olarak, en önemli önlemin hijyen olduğunu unutmayın.

Koronavirüse Karşı Sağlığımız İçin Öneriler: El Hijyeni Neden Bu Kadar Önemli?

Ellerimiz, günlük yaşantımızda her şeyi yapmak için en fazla kullandığımız organlarımızdır. Ellerimizle farklı eşyalara, diğer insanlara ve kendimize dokunuruz. Bunun doğal bir sonucu olarak da, virüsün taşınmasında en sık gerçekleşen yol ellerin teması sonucu ortaya çıkan riskli durumlardır.

Koronavirüs ve çocuklar için el yıkama
Kaynak: İspanya Sağlık Bakanlığı

O nedenle ellerimizi yıkamak, virüsün bulaşma riskini azaltmak için son derece önemli bir konudur. Gün içinde sık sık ellerimizi yıkamamız gerekmektedir. Özellikle şu durumlarda mutlaka elleri gerektiği gibi yıkamaya özen göstermeliyiz:

  • Tuvalete gitmeden önce ve tuvaletten sonra.
  • Hapşırma, öksürme ya da burnunuzu sildikten sonra.
  • Öksüren ya da hapşıran bir kişiyle herhangi bir biçimde temas ettikten sonra.
  • Halka açık yerlerde bulunan eşyalara (bir metro ya da otobüste herhangi bir yere) dokunduktan sonra.
  • Yemek yemeden önce.

Yeni ellerimizi doğru zamanlarda yıkamalı, yıkarken tüm parmakları, elin içini ve dışını sabun ve su ile iyice yıkayarak temizlenmeyen hiçbir nokta kalmamasına dikkat etmeliyiz. Eğer gerekirse bu işlemi birkaç defa tekrarlayabiliriz. Son olarak ellerimizi tek kullanımlık kağıt havluyla kurulamak doğru olacaktır.

Bu temel bilgileri ve davranış biçimini çocuklarımıza aşılamamız, onların günlük olarak bu kurallara uymaları ve hastalığı önlemek için doğru adımları atmaları açısından en gerekli ihtiyaçtır. Elbette aynı zamanda herhangi bir semptomla karşı karşıya kaldıklarında, öncelikle anne ve babalar olmak üzere derhal bir yetişkini haberdar etmeleri gerektiğini de ısrarla vurgulamalıyız. Bu sayede zamanında gerekli adımların atılması mümkün olacaktır.