Kardeşler Arasında Rekabet Ve Yakınlık

25 Ağustos 2019
Kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkileri onlar için hayatları boyunca büyük önem taşır. Bu sebeple, ebeveynlerin en temel sorumluluklarından biri de çocuklarını bu yönde eğitmektir. Başka bir deyişle, kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin pozitif ve samimi olmasını sağlamaktır. 

Kardeşler arasında görülen rekabet ve yakınlık ilişkileri, ebeveynlerin kaygılanmasına yol açabilecek ailevi bir problemdir. Şüphesiz ki, kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkileri son derece önemlidir. Kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkileri iyi veya zayıf olsa da bu durum geçerlidir.

Kardeşler arasındaki ilişkinin pozitif ve samimi olması yalnızca onların gelişimini pozitif yönde etkilemekle kalmaz, aynı zamanda bir bireyin sahip olabileceği en özel ve eşsiz ilişkiyi temsil eder.

Çocukluk ve ergenlik döneminde kardeşler arasında görülen rekabet ve yakınlık

Kardeşler arasında görülen rekabet

Şüphesiz ki, aile ilişkilerinin dinamiği kaçınılmaz bir şekilde yeni kardeşin aileye katılmasıyla değişir. Bu değişiklikler yaşça büyük olan kardeşi büyük ölçüde etkiler.

Aileye yeni bir birey katıldığında, yaşça büyük olan kardeşin anne ve babasına karşı hissettiği bağlanma davranışları bir takım değişiklikler gösterebilir. Genellikle, yaşça büyük olan kardeş kendini anne ve babasına daha bağlı hisseder ve aileye yeni katılan bireye karşı bir rekabet duygusu beslemeye başlar.

Şüphesiz ki, emzirmek özellikle de annenin ilk aylarda uyku düzenini büyük ölçüde etkileyen yorucu bir görevdir. Anneler emzirirken kendilerini yorgun hissettikleri için bu durum onların yaşça büyük olan kardeşle olan ilişkilerini de etkiler. 

Doğal olarak da annenin, eskiye kıyasla yaşça büyük olan kardeşe ayırdığı zaman, sabrı ve verdiği enerji azalır. Bunun sonucunda da yaşça büyük olan kardeşler tepki olarak talep ve isteklerini arttırarak kaybettikleri ilgiyi geri kazanmaya çalışırlar.
eğlenen kardeşler

Aileye yeni bireyin katılmasıyla birlikte ebeveynlerin yaşça büyük olan kardeşe karşı bakış açısı da değişir. Onların istekleri arttıkça cezalar da artar. Bu gerçeklik de yaşça büyük olan abi ve ablaların kıskançlık duymalarına  yol açar.

Yaşça büyük kardeşler hissettikleri kıskançlık duygusunu ebeveynlerine karşı gösterdikleri negatif tepkilerle ve bir takım isyanlarla dışa vururlar. Yemek yemeyi reddetmek, okula gitmek istememek, kusmak ve uyku problemleri gibi durumlar buna örnek olarak verilebilir.

Fakat, onların küçük kardeşlerine karşı hissettikleri duyguları değişkenlik gösterebilir. Zaman zaman kucaklayarak ve öperek küçük kardeşlerin varlığını kabul ederken zaman zaman agresiflik gösterip bu durumu reddedebilirler.

Çocuk psikoloğu Talia Velasco’ya göre, bu durumun değişkenlik göstermesinin sebebi birbirleriyle çelişen iki duygunun bir sonucudur. Yaşça büyük olan kardeş bir taraftan kıskançlık duyarken aynı zamanda yeni doğan kardeşine karşı şiddetli bir yakınlık duygusu hissedebilir.

Ergenlikte kardeşler arasında görülen rekabet

Ergenlik çağına geldiklerinde de kardeşler arasında bir takım çatışmalar görülebilir. Çocukluk dönemleri her ne kadar huzurlu ve sevgi dolu geçmiş olsa da çatışmaların görülmesi mümkündür.

Kardeşler arasında görülen bu durumun sebeplerinden biri de onların aile ortamındaki yakınlık ve bağımsızlık arayışıdır. Aynı zamanda, yaşça büyük kardeşin ergenlik çağına geldiğinde zevklerinin farklılaşmasıyla kardeşler arası dinamikler de değişebilir.

Çoğu zaman, ergenlik çağındaki kardeş küçük kardeşiyle oynamayı ve etkileşim halinde olmayı pek de istemez. Fakat, küçük kardeş bu duruma tepki olarak ablasının veya abisinin dikkatini çekmek amacıyla onu kızdırır veya ona rahatsızlık verir.

Kardeşler arasındaki yakınlık

Çocukluk döneminde kardeşler arasında yakınlık ve rekabet gibi duyguların hissedilmesi çok normaldir. Fakat, yavaş yavaş bu ilişki özel ve ayrıcalıklı bir hal alır. Kardeşler arasındaki ilişki, onların ebeveynleriyle olan ilişkilerinden son derece farklıdır.

Dahası, çocukluk döneminde kardeşler arasında sağlam ve şefkat dolu bir ilişki kurulması ergenlik döneminde rekabetin zamanla azalmasını sağlar.

Kardeşler, yaşamlarının her döneminde birlikte uzun ve keyifli zamanlar geçirirler. Yakın ilişkiler söz konusu olduğunda, kardeşler arasındaki ilişki en kalıcı olan ilişkilerden biridir. Bu sebeple, hem mutluluğu hem de acıyı birlikte paylaşırlar.

Mary Ainsworth’ün kardeşler arasındaki ilişkiyle alakalı gözlemlerinden bazıları şunlardır:

  • Yaşça büyük olan kardeş, küçük kardeşe anneninkine benzer bir şefkat duygusuyla yaklaşır.
  • Kardeşler ebeveynlerinin yokluğunda birbirlerini rahatlatırlar.
  • Kişinin kendini keşfetme sürecinde kardeşler önemli rol oynar. 
  • Ayrılık sonucu gelişen anksiyete, kardeşler sayesinde daha az hissedilir.
  • Aileden bir bireyin kaybı söz konusu olduğunda, yas tutma süreci kardeşlerin varlığında daha kolay atlatılır.
  • Kardeşler okula birlikte başladıklarında, okula alışma süreci çok daha kolay geçer.

“Kardeşler birbirlerine destek olarak bu kaotik dünyayı daha güvenli ve yaşanabilir kılarlar.”

-Carol Saline-

Kardeşler arasında görülen rekabet ve yakınlık ilişkileri üzerine ebeveynlerin etkisi nedir?

Nina Howe ve Holly Recchia, “Kardeşlik İlişkileri ve Bunun Çocukların Gelişimi Üzerine Etkileri” konulu araştırmalarında, ebeveynlerin çocuklarının yaşlarına uygun gelişimsel stratejiler uygulamalarının ne kadar önemli olduğunu ispat etmişlerdir.

Bu araştırmaya göre, ebeveynlerin kardeşler arasındaki çatışmaları idare etmek amacıyla uyguladıkları stratejiler kardeşlere başkalarıyla nasıl anlaşmaları gerektiğini öğretir.

Howe ve Recchia, ebeveynlerin uyguladıkları stratejileri yapıcı ve negatif olmak üzere iki gruba ayırırlar. Yapıcı yaklaşımlar tartışmaları çözmek için anlaşma yapmayı savunurken, negatif yaklaşımlar ise şiddet ve saldırganlık  içeren davranışlardan oluşur.

kardeşler arasında rekabet

Zaman zaman ve istemeyerek de olsa, ebeveynler kardeşler arasındaki rekabete dahil olurlar. Kardeşler arasında belirgin karşılaştırmalar yapmak bu duruma örnek olarak verilebilir.

Bu durum çocuklar ve gençler arasında pek de hoş olmayan bir algı uyandırır. Kendileri gibi olmak yerine, ebeveynlerinin ilgisini kazanmak için bir takım standartlara uymaları gerektiğini düşünürler. Aynı zamanda, çocukların kişilik kavramını algılayış biçimleri zarar görür. Bir takım standartlara uymaya çabalarken, abla ve abilerine karşı kızgınlık ve içerleme gibi duygular besleyebilirler.

Sonuç

Kardeşler arası ilişkilerin çok karmaşık olduğu ve her ilişkinin birbirinden farklı olduğu bilinen bir gerçektir. Bazı kardeşlerin bağları güçlü ve sıkıyken bazı kardeşlerin ilişkisi kopuk olabilir.

Ebeveynlerin görevi, kardeşleri sevgiyle ve destekle dolu bir ortamda büyütmektir. Böylelikle, kardeşler arasında güvenilir ve yakın bir ilişkinin kurulmasını sağlarlar.