Çocuklarınızı Sevgi İle Beslerseniz Duygusal Olarak Sağlıklı Büyürler

30 Ağustos, 2018

Duygusal olarak sağlıklı bir yetişkin olmak, okulda öğrenilen ya da özel bir tecrübe ile zaman içerisinde elde edilen bir özellik değildir. Tam tersine, bu tür bir yapıya sahip olmak doğuştan itibaren elde edilen bir süreci gerektirmektedir. Sevgi eksikliği konusunda sorunlar yaşayan tüm çocuklar, büyüyüp yetişkin birer birey olduklarında bunun sonuçlarını hayatlarına mutlaka yansıtmaktadırlar.

Bu nedenle, ilk andan itibaren çocuğunuza sevginizi verirseniz büyüme aşamasında ortaya çıkabilecek çok sayıda duygusal dengesizliklerin de önüne geçme fırsatını iyi bir biçimde kullanmış olursunuz. Ebeveynlik davranışları çocuğun büyümesi süresince her aşamada farklılıklar gösterebilir. Ancak sevgi, yaş ve belirli bir andan bağımsızdır. Bu duygu kendiliğinden ortaya çıkar ve hatta kimi zaman gençler açısından rahatsızlık verici bir boyuta bile ulaşabilir.

Her ne kadar çocuklar büyüdükçe değişseler ve bazen de zor bir kişiliğe sahip olsalar bile, bir anne kendisine bu zor kişiliği bahane ederek çocuğunu sevmekten vazgeçemez. Aslında bir çocuğun karakterinin kendisine yapılan davranışlar sonucu şekillendiğini de ifade etmek gerekmektedir. Bu nedenle, eğer çocuğumuz sevilme konusunda birtakım zorluklar çıkarıyorsa bu durumun aslında bizim hatamız olduğunu söyleyebiliriz.

Bebeğini öpen anne

Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuklar Yetiştirmek

Çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarının karşılanması konusunda ne kadar hassas davranıyorsak, okul hayatları ve profesyonel gelecekleri konusunda da gerekli şekilde hazırlanmaları bizim için o denli önemlidir. Benzer şekilde, dengeli bir çocukluk geçirmelerini garanti altına almak ve böylelikle hem fiziksel hem de duygusal anlamda sağlıklı bir biçimde büyümelerine yardımcı olmak amacıyla onlar için bir ev satın alabilir ya da bir hayat sigortası yaptırabiliriz.

Belirli uyarıcılara karşı çocuğun vermiş olduğu tepkilere göre sahip olacağı duygular davranışlarında da çeşitli değişikliklere yol açacaktır. Yani bir his, hafızada bir model oluşturarak özel bir duygunun ortaya çıkmasına yol açar. Benzer şekilde, bu tepkiler sözlü olarak ifade edilmediğinde ise bir tür psikolojik değişime yol açarak uzun vadede duygusal davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bu bağlamda, hala farkında değilsek bile, çocuğun sevgi ve duygusal anlamdaki yaşadığı belirli bazı eksikliklerin büyüdüğünde de davranışlarında kalıcı değişikliklere yol açabileceğini bilmek faydalı olacaktır. Bu nedenle, duygularımızı nasıl dışa vurmamız gerektiğini bilmemiz ve aynı zamanda ufaklıkların da bu özelliği öğrenmelerini sağlamamız oldukça önemli bir konudur.

Mutlu bir aile

Bazen küçük bazı duygusal detayların aslında en değerli duygular olabileceğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. Çocukların onlar için yaptıklarımızın kıymetini bilmelerini ya da bilmemelerini beklemek tavsiye edilen bir davranış şekli değildir. Bunun yerine onlara, mümkün olan her yolla sevgimizi göstermek, onlara sevdiğimizi söylemek ve onlara olan desteğimizi tatlı bir biçimde vermek tercih edilmesi gereken yöntemler arasında bulunmalıdır.

Çocuk olarak onların duyguları konusunda hassas davranmak, büyüyüp birer yetişkin olduklarında duygusal anlamda sağlıklı bireyler olmalarını sağlamak anlamına gelmektedir. Onlara sevgimizi sunduğumuzda aslında kendilerini ailenin bir parçası olarak hissedecekleri ve hayatları boyunca bu duyguları koruyacakları bir bağ yaratmış oluruz. Aile değerleri ve geleneklere olan bağlılık, hayatlarının ilk günlerinden itibaren pozitif duygular içinde büyüdüklerinde öğrenebilecekleri olgulardır.

Pozitif Duygular Daha Mutlu Olmamızı Sağlar

Hiçbir duygu diğerine oranla daha önemli olmamalıdır. Ancak çocuklarımızı yetiştirirken onlarda daha fazla bulunmasını istediğimiz duygular pozitif etkiye sahip olanlardır. Bunlar arasında sevgi, kalıcı, sağlam ve güçlü bir bağ oluşturmak için verdiğimiz ve aldığımız en önemli hislerden biridir.

Çocuklara daha mutlu olmaları öğretilebilir. Doğru stratejilerin uygulanması durumunda, duygusal bağlamda sağlıklı bir büyüme kolayca erişilebilen bir durumdur. Bunu başarabilmek için, anne ve baba ile çocuklar arasında doğru bir bağ oluşturacak pozitif duyguların paylaşılmasına yönelik çaba gösterebiliriz. Buna ek olarak, çocuğun aile kavramına ilişkin öğrendikleri ile bağlantı kurmasına da yardımcı olmaya çalışabiliriz.

Bu yüzden, kendi başına diğer tüm pozitif duyguların tetikleyicisi durumunda olan sevgiyi çocuklarımıza sürekli olarak aşılayalım. Genellikle sevgiye bağlı olarak ortaya çıkan duygular neşe, umut, ilham ve minnettarlık olarak sıralanabilir. Bu nedenle, sevginin bulunduğu bir ortamda, pozitif ve hoşgörülü bir atmosferin oluştuğunu belirtmek yerinde olacaktır.

Benzer şekilde, sevgiyle ve onun yol açtığı diğer hislerle çevrelenmiş olmak çocukların mutlu, şüphelerden, stresten ve hastalıklardan uzak bir biçimde yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı olacaktır. Bu sebepten ötürü, zamanında motive olarak, bizi sağlıklı duygularla dolu bir geleceğe götürecek olan dengeli bir ortamda yaşama fırsatını kaçırmamak çok önemlidir.