Çocuğunuzun Kişiliği, Yediklerini Etkiler

22 Haziran, 2018

Bir çocuğun kişiliğinin yemek tercihlerini etkilediği ortaya konulmuştur. Aşağıda bunu ayrıntılı olarak ele alacağız.Yemek zamanı gelince telaşlı ve seçici davranan çocuklara rastlarız. Yemek masası bazen bir savaş alanına dönüşebilir.

Bir çocuk belirli yiyecekleri denemek istemiyorsa ya da bir favorisi varsa, bu sadece alışkanlıklarla ya da kişisel zevklerle değil, aynı zamanda kişiliğiyle de ilgilidir.

Her çocuğun onları başkalarından farklı kılan belirli özellikleri ve nitelikleri vardır. Gelişmelerinin bir noktasında, belirli yiyecekleri kabul ederken belirli yiyecekleri kabul etme veya belirli bir şekilde davranma konusunda isteksizlik duymaları oldukça yaygındır.

Ancak bu davranışlar sadece çocuk oldukları gerçeği ile açıklanmaz. Yemek seçimleri, çocuğun kişiliğine bağlı olabilir.

Çocuğunuzun kişiliği ve yemek seçimleri arasındaki ilişkiyi bilmenin en iyi yanı, daha iyi ebeveynlik kararları vermenize ve bu durumlarla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmenize yardımcı olmasıdır.

Mama yiyen çocuk


Bir Çocuğun Kişiliği ve Yemek Seçimlerindeki Etkisi

Büyüdükçe çocuklar farklı şekillerde yiyeceklerle tanışırlar. Hayatlarının başında, temel gıdaları süttür. Zamanla bu değişir ve onlara yeni tatlar ile yeme alışkanlıkları kazandırmak önemlidir.

Bir çocuğun yiyecekle kurduğu ilişki, yiyecek davranışları dediğimiz şeydir.

Bunun bir kaç meseleyle ilgisi vardır: Ailenin yemekle olan ilişkisini, ne kadar yiyecek olduğunu, ailenin sosyal statüsünü, ebeveynlerinden gelen sevgiyi ve kültürel gelenekleri gözlemlerler.

Dolayısıyla, çocukların yiyeceklerle ilgili davranışlarını etkileyen çeşitli faktörler vardır.

Çocukların Kişilik Tipleri

Farklı kişilik tiplerine ve özelliklerine bir bakalım:

  • Çeşitli durumlara ve yaşadıkları değişimlere iyi uyum sağlayan bir çocuğumuz var. Bu çocuk mutludur, düzenli alışkanlıkları ve öngörülebilir davranışları vardır. Başkalarıyla etkileşimde bulunmak ve dikkatlerini odaklamakta güçlük çekmezler.
  • İkinci olarak, çok aktif ve dikkati dağınık olan çocuk vardır. Değişen durumlarla karşı karşıya kaldıklarında geri çekilirler ve çoğu zaman huysuz olabilirler. Düzenli alışkanlıklar edinmeleri daha zordur ve uyku ya da yemek vakti geldiğinde öfke nöbetleri yaygındır. Genellikle zor bir çocuk olarak adlandırılırlar.
  • Son olarak, yeni durumlara ve değişimlere uyum sağlamakta zorluk çeken ve düşük düzeyde bir faaliyette bulunan çocuk vardır. Bu çocuk sosyal olabilir ve daima ebeveynlerinin onayını isteyebilir.

Kişiliğin yemek yeme alışkanlığı üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Hem çocuğun kişiliğinin hem de duygularının yemek yeme alışkanlığını etkilediğini gösteren çalışmalar vardır.

Genellikle zor çocuklarda görülen öfke, yiyecekleri tatma konusunda çocuğun daha telaşlı olmasına neden olur.

Üzüntü ya da endişe, iştahsızlığa neden olabilir. Öte yandan, kolay çocukların mutluluk ve sakinlikleri, bu çocukların çeşitli yiyeceklere daha kolay alışmasını sağlar.

Yemek yiyen kız

Genel olarak, iştahsızlık sorunları, çocukların sosyal ve aile etkileşimleri ile ilgili deneyimlerine bağlıdır.

Çocukların ebeveynleri veya çevresi ile ilişkilerinde yaşadıkları sorunlar iştahlarını etkileyecektir.

Bunun duyguları ile ilgisi olsa da, çocuğun hassasiyet derecesi kişiliğine bağlıdır, bu da birinin diğerine yol açtığı anlamına gelir.

Öte yandan, bir yemekten biraz bile yemeyi reddetmek, aşırı koruma ve baskın kişilikler ile ilişkilendirilir. Pek çok ebeveynin bunu deneyimlediğini söyleyebiliriz.

Yiyecekleri reddeden çocuklar kişilik özelliklerine göre tanımlanabilir:

  • Dokuları veya renkleri nedeniyle yiyecekleri yemeyi reddedenler duyusal çocuk olarak kabul edilir.
  • Yemek konusunda mükemmeliyetçi kişilik özellikleri sergileyen çocuklar ekstra dikkat gerektirir. Bu durumlarda, bir yiyecek diğerleriyle karıştırılmamalıdır.

Peki, bu bilgi ile ne yapabiliriz?

Kişilik ve yemek arasındaki ilişkiye aşina olmanın iyi tarafı, çocukların özel davranışlarını tanımlayabilmenizdir.

Çocuğun kişiliği, yemek vaktindeki davranışlarını etkiler. Yaş da bu dinamikte rol oynar, çünkü çocukların yemekle olan ilişkisinin daha az ya da aşırı olmasına neden olur.

Sorunlu davranışlara yönelik çözüm, çocuğunuzun kişiliği ve yiyeceği arasındaki bu etkileşime bağlı olacaktır.

Farklı bir ebeveynlik yaklaşımını benimsemek, doğru bir seçenek olabilir. Ya da ailenizin bazı beslenme alışkanlıklarını değiştirebilirsiniz.