Çocuklarda Ağlamanın Önemi

19 Eylül 2018

Anne ve babalar bebeklerinin ağlamasına alışkındır. Çünkü ağlamak, gelişimin normal bir parçasıdır. Bebeklerin duygularını ifade edebilmek ya da etraflarındaki yetişkinlere karşılanması gereken birtakım temel ihtiyaçları bulunduğunu aktarmak için ağlamaktan başka çareleri yoktur. 

Aslında çocukların ağlayabilmeleri çok önemlidir. Peki ya daha büyük yaşlara ulaşıp ağlamaya devam eden çocuklar?

Çocuklar Duygularını İfade Etmek İstediklerinde Ağlarlar

Ağlamak, çocukların yapabilecekleri en normal ve doğal şeylerden biridir… Bu yüzden çocukların ağlaması kesinlikle bastırılmamalı ve bu durum yalnızca onların bazı duygularını ifade etme yöntemi olarak algılanmalıdır.

Çocuk daha çok küçükken, bazı olumsuz duygularını (kızgınlık, üzgün olma, öfke vb.) göstermek için gerekli olan becerilere henüz sahip değildir. Bu aşamada ağlamak, çocuğun bu duyguları göstermesi ve bu duygular sonucu ortaya çıkan hislerini aktarabilmesi için iyi bir yöntemdir.

Ancak çocuklar, hissettikleri duyguların yetişkinler tarafından anlaşılması ve böylelikle neden ağladıkları ve neler hissettiklerinin anlaşılabilmesinin gerekli olduğunu öğrenmelidirler. Bu sayede çocuklar neden ağladıklarının bilincinde olacak ve gelecekte hareket ve tavırlarını daha iyi bir biçimde kontrol altında tutabilecektir.

Ancak dikkat edin! Çocuklara duygularını öğretmek demek, onlara bu duyguları ifade etmeyi yasaklamak anlamına gelmemektedir.

Ağlayan bir kız çocuğu

Ağlamak Güçlü Duyguları İfade Etmenin Sağlıklı Bir Yoludur

Üzüntü, umutsuzluk ya da kızgınlık gibi duyguları ifade etmek için yetişkinler de ağlar. Gözyaşları, duyguları boşaltmak için iyi bir yöntemdir. Aynı zamanda duyguları bastırmanın sağlıklı olmadığı ve bu tür bir davranışın birçok psikolojik probleme yol açabileceği de iyi bilinmesi gereken bir gerçektir.

Anne ve babalar için çocuklarının ağlamasını dinlemek oldukça rahatsızlık verici bir durum olabilir. Kimi zaman çocuklarının ağlaması, anne ve babaların kalbinin parçalanmasına neden olabilir. Ancak aklınızda tutmanız gereken en önemli detay, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklar için de ağlamak, güçlü duyguları ifade etmek ve bu duyguları boşaltmak için oldukça sağlıklı bir yöntemdir.

Çocukların ağlamasına karşı çok dikkatli bir biçimde tepki verilmesi gerektiğini bilmek çok önemlidir. Onların sosyal gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve kendilerine olan güvenlerine herhangi bir zarar gelmemesi konusunda hassas davranmak gerekmektedir.

Hangi Yaşta Olursa Olsun Ağlamak Yasaklanmamalıdır

Ağlamak, bir insanın duygularını ifade etmesi ve aktarması için verdiği doğal bir reaksiyondur. Bu nedenle, bir çocuğa ağlamak asla ama asla yasaklanmamalıdır. Yetişkin, çocuğun ağlama sebebini araştırmalı ve onun üzülmesine yol açan nedene onunla birlikte çözüm aramalıdır. Bu aşamada saygı, anlayış ve empati duygularının her zaman ön planda olmasına dikkat edilmelidir.

Çocukların ağlamayarak duygularını kontrol etmeyi öğrenmeleri gerektiği anlayışı önemli bir yanlıştır. Böyle bir yaklaşım, şartlar ne olursa olsun bir başarı olarak algılanmamalıdır. Çocuklar iki yaşında olduklarında ve bir öfke nöbeti geçirdiklerinde ya da gençliğe adım atarken arkadaşları ile yaşadıkları sorunlardan ötürü ağlayabilirler. Ağlamak, onlara iyi olmadıklarını anlamaları ve yaşadıkları sorunu atlatmak için bir çözüm yolu bulmaları gerektiği konusunda da yardımcı olacaktır.

Acı çeken çocuk

Çocuğun Ağlaması Asla Gözardı Edilmemelidir

Eğer bir çocuğun üzüntü ya da kızgınlık gibi duygularını ifade etme çabaları düzenli olarak gözardı edilirse, o çocuk artık hissettiği duyguların pek de öneminin olmadığını düşünmeye başlar. Bu yüzden kendine olan güveni de ciddi bir biçimde zedelenir. Sonuç olarak da duygularını kelimelerle nasıl ifade etmesi gerektiğini öğrenemez.

Bir çocuk ağladığında, yetişkinden yeterli ve pozitif bir yanıt alabilmelidir. Bu yanıt, çocuğun duygularının anlaşıldığı ve kabul edildiğinin göstergesi olacaktır. Eğer duyguları kabul edilmez, gözardı edilir ya da hatta ağladığı için cezalandırılırsa, bu durumda çocuk üzüntü ya da kızgınlık gibi duyguların kabul görmediği mesajını alacaktır. Bu tür duyguların nasıl ifade edildiğinin bir önemi olmadığını da düşünecektir. (Bunun sonucunda da duygularını nasıl ifade etmesi gerektiğini bilemeyeceğinden ya da bu tür duyguları neden hissettiğine anlam veremeyeceğinden dolayı agresif tavırlar sergilemeye başlayacaktır.)

Eğer bir çocuk ilgili yetişkin tarafından üzüntü, kızgınlık ya da öfke gibi duyguların kabul edilmediğini düşünürse, o çocuğun bu duyguların kabul edilebilir olduğunu anlaması imkansız hale gelecektir.

Bir çocuk ancak kendisine izin verilirse iletişim kurabilir. İletişim kurabilen bir çocuk, büyüdükçe duygularına değer verildiğini anlayabilecektir. Böylece, anne ve babasıyla iletişim kurma ve neler hissettiğini ifade etme konusunda yeterli rahatlık ve güvene sahip olabilecektir.

Tüm çocuklar yaşlarına, tecrübelerine ve içinde bulundukları duruma göre kendilerini ifade etmek ve bildikleri en iyi yöntemle iletişim kurabilmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Çocukların sadece iletişim kurmak için çaba gösterdiklerinden dolayı cezalandırılmalarının hiç de adilce olmadığını öğrenmeleri gerekir.