Çocukların Zararlı Duygularla Başa Çıkmasına Yardımcı Olan Bir Masal

· 28 Ağustos 2018

Bir masal, çocuklara duygularını nasıl idare edebileceklerini öğretmede kullanılabilecek yararlı bir araç olabilir. Birçok hikaye, karşılaşılan zorluklarla başa çıkma ve bu zorlukların üstesinden gelme konusunda önemli hayat dersleri sunar.

Hikayeler, çocukların duygularını nasıl sağlıklı, olgun ve düzgün bir şekilde yönetebileceklerini öğrenmelerine yardımcı olmak için harika bir araçtır.

Bu yazıda, arkadaşlık ve cesaret ile ilgili harika bir masal seçtik.

Prenses ve ejderha: Ders verici bir masal

Evvel zaman içinde uzak diyarlardaki krallıkta yaşayan bir prenses varmış. Onu çok seven anne ve babasının, ormanlar ve dağlarla çevrili muhteşem bir kalesi varmış.

Krallıklarında küçük farelerden dev fillere kadar her çeşit hayvan varmış ve hepsi birbirine saygılı bir şekilde mutlu mesut yaşarlarmış.

Prensesin en iyi arkadaşı genç bir aslanmış. Her gün birlikte oynarlarmış. Birbirlerine korkutucu olanlar da dahil, çeşitli hikayeler anlatırlarmış.

Bu hikayeler içinde en korkutucu olanı ise ejderha efsanesiymiş. Bu vahşi ejderhanın, insanları ve hayvanları korkutmaktan daha çok sevdiği başka bir şey yokmuş.

Ejderha efsanesi

Prenses bu hikayeyi dinledikten sonra arkadaşına kızmış ve gece boyunca uykularını kaçıracak olan bu hikayeyi anlattığı için ona bağırmış.

Aslansa bu durumu oldukça komik bulmuş. Ancak prenses çok kızmış ve aslana bir taş atmış. Aslan yaralanmış ve ağlamaya başlamış.

İkisi de evlerine dönmüş. Prenses yaptığı şeyden dolayı üzüntü duymaya başlamış. Yine de ailesine anlatmak istememiş. Çünkü öğrendiklerinde kızacaklarını biliyormuş!

Ertesi gün, prenses arkadaşını aramaya gitmiş. Ondan özür dilemek istemiş ama aslanı bulamamış.

Ardından herkes küçük aslanı aramaya başlamış ama aslan bulunamamış. 3 gün ve 3 gece boyunca ondan hiçbir haber alamamışlar.

Bir gün küçük farelerden biri, aslanın ejderha tarafından kaçırıldığı ve korkunç mağarasında esir tutulduğu söylentisini duymuş.

Prenses korkmuş ve şaşkına dönmüş. Aslana yardım etmek istemiş ancak çok korkuyormuş.

Diğer arkadaşları ona “Artık yapabileceğimiz bir şey yok” demişler. Ailesi hala prensesin ne yaptığını bilmiyormuş ve bu onu daha da kötü hissettiriyormuş.

Bir gece prenses cesaretini toplamış, bir kılıç almış ve ejderhayı aramaya koyulmuş. Onu, ormanın en derin ve en karanlık yerinde bir mağarada bulmuş.

Ejderhayı görünce geri dönmek istemiş. Aslanın anlattığından bile daha büyük ve korkunç görünüyormuş. Ama sonra cesur olması gerektiğini hatırlamış ve geri dönmekten vazgeçmiş.

Korku içinde canavara doğru yaklaşmış.

Prenses mağarada ejderha ile yüzleşiyor

“Arkadaşımı serbest bırak, yoksa seni kılıcımla öldüreceğim, kötü kalpli ejderha!” diye bağırmış prenses. Ancak prensesin meydan okumasına karşılık ejderhanın verdiği cevap onu şaşkına çevirmiş.

“Ben senin arkadaşını kaçırmadım” demiş ejderha. “O ormanda kaybolmuştu ve yaralıydı, ben de ona göz kulak oldum.”

Prenses şok olmuş. Devasa canavar hiç de yalan söylüyor gibi görünmüyormuş. Aslında, hikayelerde anlatılan kadar korkunç da değilmiş.

Ejderhayı tanımadan, onun hakkında kötü düşüncelere sahip olduğu için suçlu hissetmiş.

masal anlatma

“Sen bir ejderhasın ve ejderhalar da zalim olurlar” demiş prenses. Ejderha ise, görünüşün yanıltıcı olabileceğini açıklamış.

Önemli olan dış görünüşümüz değil, kalbimizde ne olduğudur. Bunun üzerine genç prenses; ejderhadan yalnızca kocaman olduğu, uzun ve keskin dişlere sahip olduğu için korktuğunun farkına varmış.

Çoğu efsanelerde canavarlar kötü olarak anlatıldığı için insanlar, bu ejderhanın içindeki iyiliği görememişler.

Ejderha ormanda yaşıyormuş, çünkü hiç kimse etrafında devasa ve korkunç bir canavar olmasını istemiyormuş. Bu yüzden, aslan onunla kalmaya karar vermiş ve arkadaş olmuşlar.

Prenses, aslanın iyi ve güvende olduğunu anlayınca ondan af dilemiş.

Prenses, aslan ve ejderha

“Ne olur beni affet. Çok sinirlendiğimi biliyorum, ama asla seni incitmek istemedim. Bunu bir daha yapmayacağım! ”demiş prenses ve arkadaşını kucaklamış.

“Seni affettim” demiş aslan ve eklemiş: “Çok cesurca davrandın ve bu bana ne kadar önem verdiğini gösteriyor”.

Küçük aslan eşyalarını toplamaya başlamış. Tam ayrılmak üzerelerken aslan prensese, ejderhanın da onlarla birlikte gelip gelemeyeceğini sormuş.

Ejderha onlara çok iyi ve nazik davranmış. Bu nedenle, arkadaşlara sahip olmayı ve mutlu olmayı hak etmiş. Prenses aslanın teklifini kabul etmiş ve üçü birlikte kaleye geri dönmüşler.

yavru aslan

Kral ve kraliçe, ejderhayı gördüklerinde korkmuşlar. Fakat prenses olan biteni onlara hızlıca anlatmış. Kral ve kraliçe de ejderhanın onlarla birlikte yaşamasına izin vermişler.

Prenses ailesine bütün hikayeyi anlattıktan sonra, omuzlarından büyük bir yük kalktığını hissetmiş. Eğer ebeveynlerine gerçeği en başından itibaren anlatsaydı, her şeyin çok daha kolay olacağını anlamış.

Sonuç olarak, ejderha tüm insanlar ve hayvanların arkadaşı olmuş. Ve herkes bu macera sonunda önemli dersler almış.

Sorunlarımızla yüzleşirken cesur olmalıyız ve asla başkalarını dış görünüşleriyle yargılamamalıyız.

Öfke, sadece sorunlara yol açar ve eğer hislerimizi paylaşırsak çok daha iyi hissederiz.