En Sevdiğim Yer Senin Yanın

27 Eylül, 2018
 

En sevdiğim yer neresi? Tabii ki senin yanın. Dünyaya geldiğinden beri, hiçbir yer senin yanın kadar huzurlu değil.

Öpücüklerinden ve kahkahalarından daha sihirli ve güzel bir şey yok.

Annen olduğumdan beri en sevdiğim yer senin yanın. Sende mutluluktan daha fazlasını buluyorum.

Hayatım seninle ilgili unutulmaz, sonsuz ve değerli küçük detaylardan oluşuyor. Bütün bu detayların kalbimde ayrı bir yeri var.

Duygular, kalbimizde ayrıcalıklı bir alana sahiptir. Annelik, bize o alanı büyütme ve duygusal kapasitemizi sınırsız bir şekilde genişletme olanağı tanır.

Daha önce bunu hiç hayal edemezdik. Şimdi ise, mutluluğu farklı şekillerde deneyimleyebiliyoruz.

Anne olunca, hayatımız mutluluk ve şükranla dolar. Bu duygu kelimelerle ifade edilemez, ancak siz okuyucularımızdan birçoğu zaten neden bahsettiğimizi biliyor.

Mutluluğun formülü çok basit: Sevdiğimiz insanların yanında bulunmak

Mutluluk yaşamımızda kimin ve neyin önemli olduğunu bilmekten geçer. Dünyadaki en iyi yer çocuklarımızın yanıdır.

Mutluluk, aynı zamanda kucaklaşmaları ve kişinin kendisinden memnun olmasını da gerektirir.

Mutluluk, hayatta yalnızca birkaç kez rastlanan büyük şeylerle değil, her gün gerçekleşen küçük şeylerle elde edilir.

–Benjamin Franklin–

Mutluluk bir amaç değil, bir seçimdir

Muhtemelen işinizde veya özel hayatınızda birilerinden sürekli her şeyden bıktığıyla ilgili şikayetler duymuşsunuzdur.

Çocuklarının gittikçe daha zahmetli ve sıkıntılı olduğundan yakınırlar. Rahatlamak, huzur bulmak ve sessizliğin tadını çıkarmak için neredeyse hiç zamanları olmadığını söylerler.

 

Eğer kendinizi buna benzer bir durumda bulacak olursanız, aşağıdaki tavsiyeyi aklınızda bulundurun:

Şikayet etmek veya etmemek bizim elimizde. Uyuyamadığımızdan, bebeğimizin diğer bebeklerden farklı olmasından veya hala bez kullanmaya devam etmesinden şikayet edebiliriz.

Ancak, daha iyi bir duruma gelmek için sahip olduğumuz şeyleri kullanıp, her şeyi iyileştirmeye odaklanarak mutlu olmak da yine bizim elimizde.

Sıkıntılar karşısında sahip olduğumuz şeylere şükretmek en iyi seçenektir. Ebeveynliğin kolay olmadığını anlamalıyız. Bir canlı dünyaya getirmeye karar verdiğimiz için, çaba sarf etmemiz gerekiyor.

Sonuçta, mutluluğun %80’i davranışlar, % 20’si ise onların nasıl korunacağını bilmekten geçer. Olayları kalbimizle algılamak önemlidir.

En sevdiğim yer senin yanın

anne ve çocuk gülüşüyor

İnsanlar, başkalarının hayatında bir yere sahiptir. Bunu fiziksel değil, duygusal anlamda söylüyoruz.

Bu kavramı daha iyi anlamak için bir örnek verelim. Ailenizde ilişkinizin iyi olmadığı birisi olduğunu düşünelim. Bir kuzen, bir amca, hatta daha yakın birisi olabilir.

Eğer aranızdaki bağ zararlı veya travmatikse, kişinin hayatınızda sahip olduğu duygusal alan şüphesiz ki negatif olacaktır. Hatta bu kişiyi kalbinizden tamamen “çıkarmayı” bile düşünüyor olabilirsiniz.

 

Öte yandan, bize değer katan, bizi önemseyen, seven ve mutlu eden insanlar kuşkusuz kalplerimizde ve akıllarımızda kocaman bir alana sahiptir.

Bütün varlığımı doldurduğun için teşekkür ederim

Çocuklarımız söz konusu olduğunda durum çok daha farklı bir şekilde gelişir. Onlar dünyaya gelirler ve daha ilk bakışta kalbimizi tamamen işgal ederler. Farkında bile olmadan, kalbimiz ve aklımızın her parçası ele geçirilmiş olur.

Kalbimizde kapladıkları alan günden güne daha da büyür. Bu eşsiz bir deneyimdir.

Eşimiz, arkadaşlarımız ve hayatımızdaki diğer insanlar, kalplerimizdeki yerini gerçekleştirdikleri iyi eylemler ve hayatta nadiren meydana gelen sihirli bağlantılar ile yavaş yavaş kazanırlar.

Ancak, çocuklarımızın sadece varlığı bile kalplerimizde kocaman bir yer edinmeleri için yeterlidir.

Sen benim mutluluğumsun ve her zaman öyle olacaksın

anne ve çocuk parkta

Mutluluk, kişinin davranışlarıyla ilgili bir şeydir. Öncelikle, mutlu olmak için büyük şeylere ihtiyacımız olmadığını bilmemiz gerekir. Tek ihtiyacımız olan, etrafımızdaki insanlarla uyum, sakinlik ve hoşgörüdür.

Mutlu olmak için aynı zamanda hoşgörülü olmalı ve hayatta karşılaştığımız hayal kırıklığı, üzüntü ve zorluklarla nasıl yüzleşeceğimizi öğrenmeliyiz.

 

Mutlu aileler sıkıntılara birlikte göğüs germeyi bilen ailelerdir. Zorlukların üstesinden geldiğimizde, örneğin kucağımızda prematüre olarak dünyaya gelmiş bebeğimizle evimize döndüğümüzde inanılmaz hissederiz.

Tıpkı bir savaştan galip olarak çıkmış gibi, artık her şeyin doğru yönde hareket edeceğini düşünürüz. İçimizi tamamen bir mutluluk kaplar.

Yaşadığımız her şey için minnettar olmak önemlidir. Çünkü bütün deneyimlerimiz bize bir şey katar. İster inanın ister inanmayın, yaşadığımız her şey gerekliydi.

Sevgili yavrucuğum, bana en sevdiğim yeri soracak olursan sana cevabım; birlikte olduğumuz, birlikte büyüdüğümüz ve seninle el ele verip yürüdüğümüz yer olacaktır. Mutluluk budur.

  • Bowlby, J. (1986). Vínculos afectivos: formación, desarrollo y pérdida. Madrid: Morata.
  • Bowlby, J. (1995). Teoría del apego. Lebovici, Weil-HalpernF.
  • Garrido-Rojas, L. (2006). Apego, emoción y regulación emocional. Implicaciones para la salud. Revista latinoamericana de psicología, 38(3), 493-507. https://www.redalyc.org/pdf/805/80538304.pdf
  • Marrone, M., Diamond, N., Juri, L., & Bleichmar, H. (2001). La teoría del apego: un enfoque actual. Madrid: Psimática.
  • Moneta, M. (2003). El Apego. Aspectos clínicos y psicobiológicos de la díada madre-hijo. Santiago: Cuatro Vientos.