Hamilelikte Ultrason Kontrolü Ne İşe Yarar?

· 21 Mayıs 2019
Hamilelik süresince anne adayları çeşitli zamanlarda ultrason kontrolüne girerler. Peki bu ultrason kontrolleri bize ne tür bilgiler verir?

Hamilelik süresince fetusun sağlıklı gelişimini kontrol ederek değerlendirmek için kullanılan en önemli medikal kontrollerden biri ultrason kontrolüdür. Ultrason, ses dalgaları kullanarak vücudun iç bölümlerini görsel olarak göstermeye yardımcı olan bir tür görüntü testidir.

Gebelik ultrasonu, kadının cinsel organları (rahim, rahim borusu, yumurtalık), bu bölge civarındaki diğer iç organlar (idrar torbası) ve elbette hamilelik durumunda fetus ve çevresi (gebelik kesesi, amniyotik sıvı, göbek kordonu vb.) hakkında bilgi sahibi olmamıza yardımcı olur.

Bu test, yapıldığında herhangi bir acı vermeyen zararsız bir uygulamadır. Ne anne ne de bebek için herhangi bir risk teşkil etmez. Hamilelik sürecinde genellikle üçlü ultrason kontrolü yapılır. Bu taramalardan her biri hamileliğin bir çeyreğinde gerçekleştirilir. Her bir testin sonucunda da farklı birtakım veriler elde edilir.

İlk Üç Aylık Dönemdeki Ultrason Kontrolü

Genellikle gebeliğin 12. haftasında (11 ile 13. haftalar arasında) yapılan bu ilk ultrason kontrolünde, hamileliğin ilk aşamalarına ilişkin önemli bilgiler elde edilir.

  • Embriyo sayısı. Hamileliğin tekli mi yoksa çoklu mu olduğunu anlamak için gerekli olan bilgidir.
  • Ceninin kalp atışının olup olmadığı. Genellikle hamileliğin 6. haftasında ortaya çıkmaktadır.
  • Gebelik yaşı ve embriyo uzunluğu. Hamilelik sürecinin son regl dönemi üzerinden hesaplanan süre ile uyumlu olup olmadığının kontrol edilmesinde faydalanılır.
  • Embriyonun biçimi. Gebelik döneminde embriyonun şeklinin normal olup olmadığı kontrol edilir.
  • Ense kalınlığının ölçümü. Anne karnındaki bebeğin ense kalınlığının ölçümü, kromozom sayılarının kontrolü için yapılmaktadır. (Doğum öncesi yapılan noninvazif kontroller arasında bulunmaktadır.)
  • Rahim ve yumurtalık kontrolü.

Ultrason, annelerin en fazla heyecan duydukları kontroldür. Çünkü bu cihaz sayesinde anne adayları, hamile olduklarını görsel olarak görme ve bebeklerinin ilk görüntüsüne ulaşma şansına sahip olurlar.

Ultrasona bakan kadın

İkinci Üç Aylık Dönemdeki Ultrason Kontrolü

İkinci ultrason kontrolü hamileliğin yaklaşık 20. haftasında (18 ile 21. haftalar arasında) yapılır. Aynı zamanda morfolojik (biçimsel) ultrason olarak da bilinen bu kontrol, cenin organları ve sistemlerinin sağlıklı bir biçimde gelişimlerinin değerlendirilmesi nedeniyle bu adla anılmaktadır. Bu ultrason kontrolünde ceninde olabilecek yapısal anormallikler ve muhtemel kromozom bozukluğu işaretleri değerlendirilir ve varsa tespit edilir.

  • Cenin sayılarının teyidi ve hayati fonksiyonlarının kontrolü.
  • Plasentanın araştırılması (yeri, özellikleri, göbek kordonu saysı vb.)
  • Amniyotik sıvının ne miktarda olduğunun değerlendirilmesi.
  • Farklı değişkenler ışığında ceninin büyüme oranının değerlendirilmesi: baş, karın ve uyluk kemiği ölçüm değerlerinin alınması.
  • Cenin anatomisinin çok detaylı bir biçimde incelenmesi. Bu nedenle ultrason kontrolleri içinde en uzun olanı bu kontroldür.
  • Bebeğin cinsiyetinin tespit edilmesi.
  • Rahim ve yumurtalık kontrolü.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu ultrason kontrolünde bebeğin cinsiyeti ortaya çıkarılabilmektedir. Ancak birçok anne ve baba doğum olana kadar bebeklerinin cinsiyetini öğrenmemeyi tercih etmektedir.

Üçüncü Üç Aylık Dönemdeki Ultrason Kontrolü

Bu son ultrason taraması, hamileliğin 32 ile 36. haftaları arasında gerçekleştirilmektedir.

  • Rahim içinde bulunan bebeğin sağlık durumu ve pozisyonuna ait bilgiler.
  • İkinci üç aylık dönemde yapılan ultrason kontrolüne benzer şekilde, bebeğin büyümesine ilişkin değerlendirmeler için çeşitli ölçümlerin yapılması. Bu ölçümler, özellikle rahim içi gelişme geriliği (intrauterine growth retardation-IUGR) ve makrozomik fetus (normalden daha iri boyutlara sahip bebekler) vakalarında oldukça önemlidir.
  • Plasentanın yerinin belirlenmesi.
  • Amniyotik sıvı miktarının hesap edilmesi (normal miktarda, polihidramniyos – sıvının çok miktarda olması ya da oligohidramniyos – sıvının az miktarda olması).
  • Gerekli olduğu takdirde, cenin ile plasenta arasındaki kan akışının incelenmesi (eko doppler).

Yukarıda detaylarını verdiğimiz ultrason kontrolleri, aslında hamilelik sürecini takip etmek için tavsiye edilen minimum sayıda kontrol sayısına işaret etmektedir. Bununla birlikte, cenin büyümesi, amniyotik sıvı miktarında yaşanan değişiklikler ya da plasenta özellikleri gibi her tür önemli değişiklik durumunda daha fazla sayıda ultrason kontrolüne ihtiyaç duyulabileceğini bilmek gerekir.

Ultrason kontrolleri, gebelik süresi boyunca yapılan kan testleri ile birlikte hamileliğin sağlıklı bir şekilde ilerlediğini takip ederek herhangi bir anormalliği tespit etmek amacı taşıyan testlerdir. Hamileliğiniz süresince sizinle birlikte olan uzmanların verdikleri tavsiyelere uymak ve herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda derhal onlara danışmanız çok önemli bir ayrıntıdır.

Hamilelik süresini hesap eden ultrason

Hamilelikte Uygulanan Diğer Ultrason Kontrolleri

  • Cenin Doppler incelemesi. Bu ultrason kontrolü, plasenta ile bebek arasındaki kan akışını ölçmek amacıyla yapılmaktadır. Çünkü bu akış, bebeğin beslenmesi ve oksijen alması için hayati öneme sahiptir. Eğer bu kan akışında herhangi bir değişiklik ortaya çıkarsa, bebeğin büyümesi ile ilgili daha detaylı muayene ve analizlerin yapılması gerekecektir.
  • Rahim damarlarının Doppler incelemesi. Bu kontrol, annenin rahim damarlarının kan akışına karşı direncini incelemek maksadıyla yapılmaktadır. Bu değerin, özellikle rahim içi gelişme geriliği (Intrauterine growth retardation-IUGR) ya da hamilelikte annede görülen hipertansiyon vakalarında ciddi miktarlarda değişkenlik gösterebildiği saptanmıştır.
  • Nörosonografi. Bu testte bebeğin beyin ve omuriliği incelenmektedir. Ancak bu kontrolün çok özel durumlarda gerçekleştirildiğinin de altını çizmemiz gerekir.
  • 4D ve 5D Ultrason. Günümüzde ultrason kontrolü alanında piyasada çok geniş ve farklı seçenekler bulunmaktadır. Bu yeni teknolojiler, anne rahmindeki bebeğin adeta gerçek fotoğraflarını görme olanağı sunmaktadır. Bu cihazların medikal anlamda olumlu etkileri olsa da, daha çok bebeği daha net ve rahat bir biçimde görebilmek için tercih edilmektedirler.
  • Castán Mateo, S., Tobajas, JJ. (2013). Obstetricia para matronas: guía práctica. Madrid: Médica Panamericana.
  • Espinilla Sanz, B., Tomé Blanco, E., Sadornil Vicario, M., Albillos Alonso, L. (2016). Manual de obstetricia para matronas. 2nd ed. Valladolid: DIFÁCIL.