Çocuğum Tek Başına Oyun Oynamayı Tercih Ediyor: Endişelenmeli Miyim?

8 Aralık 2020
Çocuğunuzun tek başına oyun oynamayı tercih etmesi bir problem olmak zorunda değildir. Bu yazımızda ne zaman endişelenmeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz.

Ya çocuğunuz diğer çocuklar ile sosyalleşmek yerine tek başına oyun oynamayı tercih ediyorsa? Bu bir problem midir? Endişelenmeli misiniz? Bu soruların tek bir cevabı olmasa da, aşağıda bu problemi ele alacağız. Her şey, söz konusu çocuk ve içinde bulunduğu durum ile ilgili çeşitli faktörlere bağlıdır.

Bağımsız oyun, özellikle de çocukların dünyayı ve etraflarındaki çevreyi keşfetmeye başladıkları yaşamın ilk yıllarında, her çocuğun doğru bir şekilde gelişmesi için gereklidir. Genel olarak, üç yaşında, oyunun dinamikleri değişir. Bu anlamda çocuklar tek başına oyun oynamalarının yanı sıra başkalarıyla oynamaya da ilgi göstermeye başlar.

Çocuğunuz sadece tek başına oyun oynamak istiyorsa, ne zaman endişelenmeniz gerektiğini öğrenmek için okumaya devam edin.

Bir parkta tek başına oyun oynayan bir çocuk.

Bireysel Oyunun Faydaları

Tek başına oyun oynayan çocuklar genellikle yüksek düzeyde bir yaratıcılık ve hayal gücü geliştirme eğilimindedir. Bunun nedeni, oyuncaklarının ya da kendilerinin pek çok macera yaşadığı hikayeler icat etmeye alışmalarıdır.

Ayrıca, bireysel oyun yoluyla çocuklar kendilerini tanırlar ve kendi ilgi alanlarını keşfederler. Dahası, her gün eğlenmek için geniş ve çeşitli bir iç dünya inşa etmeyi de öğrenirler.

Bu tür bir oyunun bir başka avantajı da çocukların çevreleri ile yalnız bir şekilde ilişki kurarak daha fazla özerklik ve bağımsızlık kazanmalarıdır. Dahası, her zaman tüm kararları veren ve bunların sonuçlarını üstlenen onlardır. Bütün bunlar, sorumluluğun gelişmesi ve problem çözme açısından çok olumludur.

Kısacası, bireysel oyun çocuk gelişimi için çok zenginleştiricidir, ancak bu çocukların her zaman tek başına oyun oynamaları gerektiği anlamına gelmez.

Söylediğimiz gibi, bu tür oyunlar küçüklerin büyümesi ve öğrenmesi için çok önemlidir. Ancak aynı yaştaki diğer çocukların eşliğinde oynamak da öyledir. Bunun nedeni, başkalarıyla oynamanın empati, işbirliği, müzakere ve takım çalışması gibi belirli sosyal becerileri ve değerleri edinmelerinin en iyi yolu olmasıdır.

“Oyun, öğrenmeye ara vermez. Oyun; sonsuz, keyifli, derin, ilgi çekici, pratik bir öğrenmedir. Bir çocuğun kalbine açılan kapıdır!”

– Vince Gowmon –

Çocuğum Tek Başına Oyun Oynamayı Tercih Ediyor, Endişelenmeli Miyim?

Çocuğunuz akranlarıyla oynamak yerine tek başına oyun oynamayı tercih ederse, prensip olarak, aşırı endişelenmemelisiniz. Bu sadece bir evre olabilir.

Her çocuğun farklı olduğunu ve kendi hızıyla gittiğini unutmayın. Şu anda çocuğunuz başkalarıyla ilişki kurma konusunda hevesli olmayabilir. Ancak zamanla, sosyalleşmede zorluk çekmeyebilir.

Bununla birlikte; çocuk teneffüste, parkta, doğum günü partilerinde ve benzeri durumlarda sürekli olarak diğer çocuklarla oynamaya isteksiz olduğunda durum bir sorun olarak kabul edilebilir. Bu durumlarda, bunun neden gerçekleştiğini bulmak önemlidir. Bunun nedeni utangaçlık, sosyal beceri eksikliği ya da hemen ele alınması gereken daha ciddi başka nedenler olabilir.

Bu nedenle, çocuğunuz bireysel oyunu tercih ediyorsa, dengeli olduğu ve başkalarıyla oynama fikrine karşı sıklıkla olumsuz davranışlar göstermediği sürece endişelenmenize gerek yoktur.

Bir parkta tek başına oyun oynayan bir çocuk.

Başkalarıyla ve Tek Başına Oyun Oynamanın Önemi

Kısacası, şimdiye kadar gördüğümüz gibi, çocuklar oyun yoluyla yaşam için yararlı olan çok sayıda yetkinlik ve beceri kazanırlar. Hatta ünlü İtalyan düşünür, psiko-pedagog ve karikatürist Francesco Tonucci de şunu belirtir:

“Hayatta öğrenilen en önemli şeylerin tümü oyun yoluyla öğrenilir.”

Bir anne ya da baba olarak, bu cümleyi her zaman aklınızda tutmalı ve çocuğunuzun hem bireysel oyundan hem de grup oyunundan zevk aldığından emin olmalısınız. Hiçbir tür diğerinin yerini almamalıdır; daha ziyade her ikisi de birbirini tamamlamalıdır.

Bu nedenle, her iki oyun türünü de teşvik etmek önemlidir. Bu şekilde çocuğunuz, her bir oyun türünün doğru bilişsel ve duygusal gelişimi için sunduğu avantajlardan yararlanabilir.

  • Meneses-Montero, M. y Monge-Alvarado, M. Á. (2001). El juego en los niños: un enfoque teórico. Revista educación25(2), 113-124.