Tekrarlayan Gebelik Kaybı (Düşük): Nedenleri ve Tedavisi

Bebek bekleyen bir kadın üç ya da daha fazla kez hamileliğinin yirminci ayına ulaşmadan gebelik kaybı yaşarsa buna tekrarlayan gebelik kaybı (düşük) adı verilmektedir. Bu gibi durumlar için farklı tedavi seçenekleri bulunur. Bu yazıyı okuyun ve bu konuda bilmeniz gereken her şeyi öğrenin.
Tekrarlayan Gebelik Kaybı (Düşük): Nedenleri ve Tedavisi

Son Güncelleme: 05 Mart, 2021

Tekrarlayan gebelik kaybı, hamileliğin yirminci haftasından önce ikiden fazla kez düşük yapılması anlamına gelir. Hamilelikte düşük oranı yaklaşık %15 civarındadır. Bir kadın daha önce gebelik kaybı yaşamışsa bu oran daha yükselir. Benzer şekilde, eğer bu durum ikiden daha fazla kez tekrarlanmışsa tekrar düşük olma riski daha da yüksektir.

Tekrarlayan gebelik kaybı pek çok farklı sebepten meydana gelebilir. Bununla beraber, buna sebep olabilecek çok faktör olmasından dolayı tam olarak bu duruma neyin sebep olduğunu belirlemek kolay değildir. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan kadınların tam sayısı bilinmemekle beraber doğurgan olan kadınların %2 ila %5’inin bu durumu yaşadığı düşünülmektedir. Tüp bebek tedavisi alan kadınların da düşük yapma olasılığının daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Tekrarlayan gebelik kaybı: Nedenleri

Tekrarlayan gebelik kaybının en yaygın sebepleri arasında endokrin sorunları, genetik ya da anatomik sorunlar ya da trombofili ve bağışıklık sistemine dair hastalıklar gibi faktörler yer almaktadır. Otoimmun ve bulaşıcı hastalıklar da bu duruma yol açabilir. Öte yandan, alkol, kahve ve tütün gibi zararlı maddelerin kullanımı da gebelik kaybına neden olan faktörler arasındadır. Ağır metaller gibi çevresel faktörler de bu durum üzerinde etkili olabilir. Ayrıca bu faktörler sağlıklı bir gebelikte de farklı sorunlara yol açabilir.

  • Endokrin faktörü. Tiroit hormonu ve glikoz seviyesindeki farklılıklar, doğru müdahale edilmediğinde gebeliğin sağlıksız hale gelmesine sebep olabilir. Ayrıca, polikistik over sendromu ve obezite de bu kategoride yer almaktadır.
  • Genetik faktörler. Erkek ve kadın karyotiplerindeki değişimler de tekrarlayan gebelik kayıplarının yaklaşık yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Bu yüzden, tüp bebek yöntemine başvuran çiftlerin mutlaka karyotip testi yaptırması önerilmektedir.
  • Trombofili (aşırı pıhtılaşma). Trombofili, tromboz yani damarda kan pıhtılaşması riskini artıran ve plasenta oluşumunda meydana geldiğinde düşüğe sebep olabilen bir durumdur.
  • Anatomik faktörler. Rahim sorunları genellikle doktorlar tarafından %70 ila %85 oranında tedavi edilmektedir. Bu değişiklikler vücutta doğal bir şekilde ortaya çıkan durumlardır.
  • Bağışıklık sistemine bağlı faktörler. Annenin bağışıklık sisteminde bir sorun varsa vücut embriyoyu kabul etmek yerine ona saldırabilir.
  • Erkeğe bağlı faktör. 40 yaşından sonra erkeklerde sperm gücü düşebilir ve bu da gebelik kaybına sebep olan faktörler arasında yer almaktadır.
tekrarlayan gebelik kaybı

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerin yaptırması gereken testler

Eğer bir çift ikiden fazla gebelik kaybı yaşadıysa mümkünse doğru tedavinin uygulanması için birtakım testlerden geçmesi gereklidir. Bu testler şunlardır:

  • Karyotip testi
  • Hormon testi
  • Rahim görüntüleme testi: ultrason, MRI
  • Bağışıklık sistemi testi
  • Kan pıhtılaşması analizi
  • Spermin gücünün belirlenmesi için FISH testi
  • Kandaki doğal katil hücre miktarı. Bu hücreler, tüp bebek yönteminde dahi embriyonun doğal bir şekilde yerleşmesini engelleyen hücrelerdir.

“Tekrarlayan gebelik kaybı pek çok farklı sebepten meydana gelebilir. Bununla beraber, buna sebep olabilecek çok faktör olmasından dolayı tam olarak bu duruma neyin sebep olduğunu belirlemek kolay değildir.”

Tekrarlayan gebelik kaybı için tedavi çeşitleri

Tedavi, test sonuçlarına göre değişiklik gösterecektir. Olası pek çok çözüm bulunmaktadır. Bunlardan bazıları gerçekten mükemmel sonuçlar verebilmektedir. Bu tedavi çeşitleri şunlardır:

  • Masaj terapisi
  • Hormon terapisi
  • Histeroskopi ameliyatı
  • Kan pıhtılaşması için ilaç kullanımı
  • İmplantasyon öncesi genetik test

Bazı tedavi çeşitleri, diğerlerine göre daha karmaşık olabilir. Vakaya göre psikolog, hormon uzmanı, jinekolog ve bunun gibi farklı uzmanların önerisine göre uygun tedavi belirlenir.

Genetik tedavi

Tekrarlayan gebelik kaybı için genetik yükü normal olan yani sağlıklı bir bebek doğmasını sağlayacak embriyoyu seçmeyi içerir. Bu alandaki araştırmalar pek çok ilerleme kaydetmiştir. Bu sayede, eğer eksik ya da fazla gen ya da kromozom varsa bu önceden tespit edilebilmektedir. Bu çalışmalar, sadece kromozoma bakan FISH testinden daha etkilidir.

Endokrin tedavisi

Doktorlar, hormonların normal çalışmasını sağlayan ilaçlarla bu tedaviyi uygulayabilir. Yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan ilaçlar, tiroksin, dopamin agonisti ve metformin bu tedaviler arasında yer almaktadır.

jinekolojik muayene

Anatomik tedavi

Rahimdeki sorunlar için en sık uygulanan tedavilerden biri de histeroskopidir. Ayrıca, düşükleri önlemek için rahim boşluğunun genişletilmesi de başka bir olası çözümdür.

Kan pıhtılaşması tedavisi

Doktorlar, kan pıhtılaşması için düşük moleküler ağırlıklı heparin, kan inceltici ve belli vitaminler de kullanmayı tercih edebilirler.

Kısacası, tekrarlayan gebelik kaybı farklı tedavi yöntemleri olan bir durumdur. Artık yeni testler ve genetik çalışmalar ile bu tür komplikasyonlarla daha iyi başa çıkılabilmektedir. Gebelik kaybına yol açan faktörlerin ne olduğunu belirleyip uygun tedaviyi uygulayarak bundan kurtulmak gayet mümkündür.

İlgini çekebilir ...
Düşük Sonrası Yas Tutma Süreci
Ben anneyimRead it in Ben anneyim
Düşük Sonrası Yas Tutma Süreci

Düşük sonrası yas tutma sürecini atlatmak gerçekten zordur. Böyle ciddi bir komplikasyon, hem duygusal hem de zihinsel açıdan yıkıcı olabilir.



  • Aborto de repetición. Sociedad Española de Fertilidad. [En línea] Disponible en: https://www.sefertilidad.net/docs/biblioteca/recomendaciones/aborto.pdf
  • Romero, B; Martínez, L; González, A; Fontes, L. Epidemiología del aborto de repetición. Progresos de obstetricia y ginecología. Vol. 55. Núm. 7.Agosto – Septiembre 2012. 297-366. DOI: 10.1016/j.pog.2011.07.009