Bebek Hayatının Üçüncü Ayı: Hareket ve Duyuların Gelişimi

· 2 Aralık 2018
Bebeğin üçüncü ayı yalnızca kabiliyetlerinin gelişmeye devam ettiği bir süreç değil, aynı zamanda anne ve babasının ona duyduğu sevginin de daha derinleştiği bir zaman dilimidir.

Bebeğinizin ilk üç ayının son bölümüne varmış durumdayız. Bu dönemde, bebeğin gelişim sürecinin devamı artık başlamıştır. Bebeklerin üçüncü aylarında görme ve duyma yetileri daha keskin bir hale gelir ve hareketleri de, her ne kadar daha senkronize olmasa da bilinçli olarak yapmaya başlarlar.

Dış görünüş açısından bebeğin kolları ve bacaklarında kıvrımlar ortaya çıkmaya başlar, yüz karakteristiği de artık oldukça belirgin bir hal alır. Elbette bu dönemde, bebeğinizin gülüşüne de bayılacaksınız, çünkü her fırsatta bu gülüşü size göstermek için fırsat kollayacaktır.

Bu dönemde anne babalar, bebeğin hızlı büyümesinden dolayı çok heyecanlı ve şaşırmış durumdadırlar. Bebeklerin ortalama kiloları 6,2 kg, ortalama boyları ise 60 cm. civarında bulunmaktadır.

Bebek, etrafında olup bitenlerle oldukça ilgilidir; özellikle seslere ve müziğe çok duyarlıdır. Bu dönemde, ona ses ve ışık çıkaran oyuncaklar vermek  (tabi tehlikeli olmadıkları sürece), onlarla oynamak, sakin bir müzik dinletmek ya da banyo yaparken suyla oynamasına izin vermek gibi bazı egzersizleri yapmak için iyi bir zamandır.

yenidoğan bezli bebek

Bebeğin Özellikleri

Daha önce de belirttiğimiz gibi, üçüncü ayındaki bebeklerde duyma ve görme gibi bazı duyular tamamen gelişmiş durumdadır. (Görme duyusu altı ayın sonunda tam olarak optimum hale gelecektir.) İlk ve ikinci ayının aksine bebekler bu ayda, işaret edebilmekte, dokunabilmekte ve hatta ilgisini çeken nesneleri tutabilmektedir.

Bu periyotta bebeğinizin göstereceği diğer değişimler şu şekilde sıralanabilir:

  • Karnı üzerinde yatarken kafasını yukarıda tutabilir. Tabi bu çok uzun süreli olmayacaktır, ancak her seferinde biraz daha fazla tuttuğunun farkına varacaksınız.
  • Uykuları daha uzun süreli olur. Geceleri, daha uzun süreli uyuyabileceksiniz çünkü ona süt vermek için daha seyrek uyanmaya başlayacaksınız. Eğer uykuya dalma sorunu yaşıyorsa, geceleri uyku alışkanlığını kazanabilmesi için çeşitli rutinler oluşturarak ona yardımcı olabilirsiniz. Banyo yaptırmak, ışıkları azaltmak, bir hikaye okumak ya da onunla konuşmak, yapılabilecek çeşitli aktiviteler arasında bulunmaktadır.
  • Eskisine göre daha fazla ses çıkarır. Ancak bunlar şimdilik sadece ağzında gevelediği bazı seslerden ibarettir.
  • İnsanları ve nesneleri tanır.
  • Çok fazla hareket eder. Yatarken tekme atar, durmadan hareket eder ve hatta sert bir yüzeyin üzerinde tutarsanız ayağa kalkmayı bile deneyebilir. Ancak henüz bunu başaramaz.

Unutmayın: Yukarıda saydıklarımız çocuktan çocuğa değişen gösterge parametreler niteliğindedir.

“Üçüncü ayındaki bebeklerde duyma ve görme gibi bazı duyular tamamen gelişmiş durumdadır.”

Üçünü Ayındaki Bebeklerde Beslenme

Annelerin birçoğu, bebeklerinin üçüncü aylarında daha az süt emdiklerini, emzirme esnasında dikkatlerinin dağılarak başka şeylere kaydığını ve hatta beslenirken ağladıklarının farkına varır. Bunlara, bebeğin kilo alması konusundaki yavaşlama da eklenince (ki bu durum bazı uzmanlara göre sıra dışı değildir), bebeklerinin yeterince beslenemediği kanısına varırlar.

Ancak bu normal bir durumdur. Öncelikle, bebek artık emme konusunda daha etkilidir. Daha önce emdiği miktardaki sütü artık çok daha kısa bir süre içerisinde emebilmektedir.

İkinci olarak, dikkat dağınıklığı da olağan bir durumdur. Çünkü bebeğin, hem beyni hem de duyuları hızlı bir biçimde gelişmektedir. Duyuların gelişmesiyle birlikte çeşitli şaşkınlıklar yaşaması ve duyduğu ilk ses ya da gördüğü bir şey nedeniyle ilgisinin dağılması sıklıkla görülebilecek durumlar arasında bulunmaktadır.

Son olarak, anne eğer az sütü olduğunu düşünüyorsa, bunun nedeni süt torbacıklarının ihtiyaç duyulduğunda daha fazla süt üretimi için hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, diğer göğüsten süt akışının durduğu da gözlemlenmektedir.

Tüm bunlar, bebeğin beslenme konusunda isteksiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bebekler, zorunlu oldukları için değil ihtiyaç duydukları için beslenirler. Aç olduklarında mutlaka süt isteyeceklerdir.

İşe Geri Dönüş

Birçok ülkede doğum izni 60 gün, yani bebek doğduktan sekiz hafta sonra sona ermektedir. Bu aşama anneler için karmaşık duyguların yaşandığı bir döneme işaret etmektedir.

Bir açıdan bakıldığında anneler, alışkın oldukları aktivitelere geri dönerek iş hayatı ve sosyal hayata geri dönmenin verdiği bir memnuniyet duygusu yaşarlar. Yeni doğan çocuğuna bakmak gibi aylar süren bir sorumluluğun ardından evden işe geri dönüş, bazı anneler için neredeyse bir tatil anlamına gelmektedir.

yenidoğanını öpen anne

Tabi bunun tam tersi de olabilir. Bir süre uzaklaşmak ve olaylara farklı bir açıdan bakmak hayatın gidişatı ile ilgili yeniden düşünmeye ve geleceğe yönelik en iyi opsiyonu seçmeye yol açabilir.

Diğer taraftan, annelerin bebeklerini evde bıraktıkları için hissettikleri üzüntüyü de unutmamak gerekir. Onun yanında olmasına çok alışmışsınızdır ve büyük olasılıkla yanında olmadığınızı fark ettiğinde ne yapacağı konusunda endişelenirsiniz. Tüm bunların da ötesinde, “sizin yokluğunuzla başa çıkabilecek mi?” sorusu zihninizi meşgul eder.

Peki bu aşamada ne yapmalıyız? Bir bakıcı mı bulmalıyız? Yoksa onu anneannesi ile mi bırakmalıyız? Gerçek şu ki, bu soruyu yanıtlayabilmek  için sihirli bir formül bulunmamaktadır. En ideal yöntem, bu konuyu sevdiklerinizle konuşmanız ve hatta ne olacağını görmek için yöntemlerden birini geçici olarak denemenizdir. Bu tür durumlarda bir profesyonelin yardımının hiç bir sakıncası dokunmayacaktır. Bir psikoterapistin ya da emzirme uzmanının sizin için sunabileceği çok değerli tavsiyeleri bulunabilir.

Önemli olan şey, aynı tecrübeleri yaşarken etrafımıza bakmamız ve hem kendi hem de bebeğin hislerini nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda bir fikir sahibi olmamızdır. Bunu yapabildiğimizde, bebeğinizin bu dönemini mutluluk içerisinde geçirmek için gidilecek en uygun yol konusunda karar verebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir