Öfke Nöbeti Geçiren Çocuğunuza Söyleyebilecekleriniz

11 Haziran, 2018

Öfke nöbetleri geçirmek bir çocuk için: “Hissettiğim şey benden daha güçlü ve ben bunu kontrol edemiyorum” demenin bir yoludur. Çocuklar için öfkeyi böyle güçlü reaksiyonlarla göstermek de son derece normaldir. Çünkü o yaşta henüz böyle yoğun duyguları kelimelerle ifade edemezler.

Öfke nöbetleri genellikle 2 yaş civarında başlar. Ve çocuğunuzun duygusal gelişiminin sağlıklı ilerlemesi açısından bu öfke nöbetlerini doğru tanımlayarak yönetmek önemlidir.
Öfke nöbetlerinin farklı çeşitleri de vardır. Bazen çocuklar, öfke nöbetlerini istedikleri şeyi almak için bir maniplasyon aracı olarak da kullanırlar. Bunun dışındaki zamanlarda ise öfke nöbetleri daha derinlerde yatan sebeplere dayanır.

Ancak her ne çeşit olursa olsun, çocuğunuzun geçirdiği öfke nöbetine sanki siz öfke nöbeti geçiriyormuşsunuz gibi tepki vermeyin. Sakin olun ve kendi duygularınızın kontrolünü kaybetmeyin.

Bir ebeveyn olarak, çocuğunuzla neler olduğu hakkında konuşmalısınız, ancak elbette onlar bir şeyleri tekmelerken veya çığlıklar atarken değil. Çocuğunuzla sakinleştiğinde konuşmalısınız.
Bu tarz kriz anlarında çocuklar buna neyin sebep olduğunu anlamazlar. Uzmanlar, bir öfke patlaması sırasında çocuğunuza sarılmayı öneriyorlar. Onlarla sakin ve nazik bir şekilde konuşmak ve öfkenin geçmesini beklemek en doğrusu. Öfke nöbeti geçtiğinde ise çocuğunuzla konuşmak için en iyi zaman.

kızgın çocuk

Öfke nöbetlerini durduracak taktikler

Biraz önce de söylediğimiz gibi, erken çocukluk döneminde öfke nöbetleri geçirmek son derece normal. Bu yüzden de her bir öfke patlamasından sonra çocuğunuzla konuşmanız çok önemli. Bu şekilde çocuğunuza duygularını bir yetişkin gibi ifade etmeyi öğretebilir ve öfke nöbetlerinin tekrarlamasını engellemiş olursunuz.

  • Çocuğunuzla konuşacağınız zaman, bunun gayet net ve direkt bir konuşma olması gerektiğini, somut ifadeler kullanmanız gerektiğini unutmayın. Çocuğun sizin söylediklerinizi anlayabiliyor olması çok önemli.
  • Dostane bir vücut dili, kucaklamalar, gülümsemeler ve sevecen bir ses tonu bu anlarda çocuğunuzla kuracağınız iletişimde hayati önem taşıyor. Ve bunlar çocuğun davranışlarını onayladığınız anlamına da gelmiyor. Çocuğunuza bir yandan onu önemsediğinizi gösterirken bir yandan da bu tarz öfke patlamalarının kabul edilemez olduğunu anlatabilirsiniz. 
  • Bir öfke nöbeti sırasında, çocuğun yanındaki bir yetişkin durumun kontrolünü ele almalı. Eğer çocuğun fiziksel zarar görebileceği bir yerdeyseniz, önceliğiniz onu oradan alarak daha güvenli bir yere götürmek olmalı. Bu birkaç dakikalık sürede, hiçbir şey söylememek en doğrusu. Buradaki strateji çocuğun dikkatini başka bir şeye çekmek olmalı. Bu şekilde, çocuk öfke nöbetine sebep olan uyarıcıyı unutarak, sizin rehberliğinizle başka bir şeye odaklanabilir.

Pozitif teşvik

  • Çocuğunuzla yapacağınız konuşma onu azarlama şeklinde olmamalı. Unutmayın ki bu öfke patlamaları onun istediği bir şey değil ayrıca kontrol edebileceği bir şey de değil. Samimi ve güven veren bir ses tonu ile “bunu atlatmana yardım edeceğim” veya “üzülme, sana yardım etmek için yanındayım” gibi ifadeler çocuğunuzun sakinleşmesine yardımcı olacaktır.
  • Öfke nöbeti geçtiğinde, çocuğunuza onun kendini kontrol altına almasından ne kadar mutlu olduğunuzu göstermeniz çok önemli. İşte bu an, çocuğunuza tepkilerini nasıl göstermesi gerektiğini açıklamak için en doğru an. “Böyle hissettiğin zamanlarda, benimle konuşmayı dene. Neler hissettiğini anlat ve bunu birlikte çözelim”. “Eğer anne ‘hayır’ derse sebebini sorabilirsin. Çünkü her zaman bir sebebi vardır ve bu senin iyiliğin içindir”. Bu ve bunun gibi ifadeleri kullanmayı deneyin.
öfke nöbeti geçiren çocuk

  • Çocuğunuzla konuşurken, onları bir birey olarak yargılayan veya onaylamayan ifadelerden kaçının. Sadece hareketleri hakkında konuşun. Onlara asla “kötü” oldularını ima eden şeyler söylemeyin. Unutmayın kötü olan çocuğunuz değil, yaptığı şey. Bu onun davranışı ve sebeplerini konuşmak için ideal bir ayrımdır. Çocuklar düşüncelerini sadece yargılanmadıklarını hissettiklerinde paylaşırlar.
  • Çocuklar basit düşünürler. Onlarla konuşurken farklı anlamlara gelebilecek ifadelerden kaçının. Örneğin, çocuklara “akıllı ol” demek yaygın bir ifadedir. Ancak bu ifade çocukların anlayamayacakları çok çeşitli anlamlara gelebilir. Onun yerine “sakin ol”, “bağırmak yok” veya “herşeye dokunmayı bırak” gibi ifadeler çok daha net ve anlaşılması kolay ifadelerdir.
  • Çocuğunuzla konuşmak aynı zamanda onu dinlemektir de. O yüzden çocuğunuzun davranışlarına sebep olan etkenleri de anlamaya çalışın. Bu çocuğunuzun davranışlarını analiz etmesi ve neden doğru olmadığını anlaması için ideal bir zamandır. Çocuğunuzun anlama kabiliyetini asla küçümsemeyin.

Çocuğunuz büyüdükçe öfke nöbetleri de azalarak bitecektir, fakat gençliği sırasında bu öfke krizleri farklı formlarda da olsa zaman zaman ortaya çıkar. Ancak çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun, öfke nöbetlerini durdurmanın yolları aynıdır.

O yüzden sakin olun, konuşmak kadar dinlemenin de olduğu diyaloglara açık olun ve vermek istediğiniz mesajları çocuğunuzun karakterine uygun bir şekilde verin. Hepsinden ötesi, çocuğunuza onu sevdiğinizi gösterin, güvende olduklarını ve kendileriyle ilgilenildiğini hissettirin.