Çocuklarda Dikkat Gelişimi
Dikkat gösterebilme becerisi, bilişsel süreçler bakımından oldukça önemlidir. Bu beceriyi edinebilmek, öğrenme sürecini normal bir şekilde geliştirebilmek için önemlidir.Bu sebeple, aşağıdaki yazımızda çocuklarda dikkat gelişimi hakkında bilgi vereceğiz.
Dikkat göstermeyi, çocukların zihninin doğru çalışabilmesi için gerekli olan karmaşık bir zihinsel süreç olarak düşünebiliriz. Buna ek olarak, bu beceri çocukların kendilerini kontrol edebilmeleri için de gereklidir. Hem çocuklukta hem de yetişkinlikte ortaya çıkan çeşitli problemler dikkatle ilgili zorlukları da beraberinde getirebilir.
Çocuklarda dikkat gelişiminin önemi
Psikolog Jose A. Perianez Morales ve Marcos Rios Lago’ya göre, dikkat, duyular aracılığıyla gelen bilgiyi işlemeye yardımcı olan hareket halini koruma ve bu hali üretme becerisi olarak tanımlanabilir.
Bu bağlamda, dikkat ayırt edebilmek ve çeşitli kaynaklar arasından uyarıcıyı seçebilmek için gereklidir. Bu uyarıcılardan bazıları:
- İç uyarıcı: Fiziksel hisler, zihinsel süreçler vb.
- Dış uyarıcı: Sesler, görüntüler vb.
- Hafıza
- Düşünceler
- Motor eylemler
Bu nedenle, dikkat, istenmeyen bilgileri filtreleme ve sadece gerekli olana odaklanma becerisini de kapsar. Böylece, bilişsel süreci sürdürebilmek için dikkat mekanizmasının da çalışması gerekir.
Başka bir deyişle, sinir sistemine ulaşan bütün bu uyarıcılar arasında belirli bir seçicilik düzeyine sahip olmak çok önemlidir. Kısaca, bunun iki fonksiyondan oluşan karmaşık bir süreç olduğunu söyleyebiliriz:
- Bilgi işleme sürecini kolaylaştırmak.
- Farklı duyusal, bilişsel ve motor eylemleri sürdürebilmek için gerekli uyaranları seçmek.
Dikkatin türleri
Sohlberg ve Mateer’in klinik dikkat modeline göre, dikkatin altı farklı türü vardır. Her bir dikkat seviyesinin öncekinin doğru işlevine bağlı olduğunu hesaba katarsak, bu türler bir hiyerarşiye bağlı olarak düzenlenmiştirler.
Bu nedenle, çocuklardaki dikkat gelişimi aşamalı olarak gerçekleşir. Çocuk yavaş yavaş aşağıdaki dikkat seviyelerini edinir:
- Uyarılma: Bu, psikolojik olarak harekete geçme anlamına gelir. Başka bir deyişle, farkında ve tetikte olmaktır.
- Dikkat toplama: Bu, dikkatleri görsel, işitsel veya dokunsal uyaranlara odaklama kapasitesini ifade eder.
- Aralıksız dikkat: Bu, konsantrasyonun uzun süre devam ettirilebilmesi anlamına gelir.
- Seçici dikkat: Bu, gerekli bilgileri seçme kapasitesidir. Yani, birey bazı uyaranlara dikkat ederken diğerlerini görmezden gelebilir.
- Değişken dikkat: Bu, kişinin odak noktasını farklı bilişsel süreçleri uygulayan farklı görevler arasında değiştirebilmesi anlamına gelir.
- Bölünmüş dikkat: Bu seviyede, kişi aynı anda iki farklı işi yapabilir.
Çocuklarda dikkat gelişimi
Doğduktan sonraki ilk aylar
Çocuklardaki dikkat gelişimi, doğduktan sonraki ilk aylarda başlar ve olgunluk gelişimi boyunca ilerlemeye devam eder. Bu nedenle, çocuklar çekici bulacağı aktivitelere odaklanır ancak ilgilerini kolayca ve çabucak kaybedebilir.
Bunun sonucundaysa, yapmaları gereken şeye birkaç saniye veya dakika odaklanabilirler. Doğrusunu söylemek gerekirse, durumları analiz etme veya dikkatlerini kontrol etme becerisine henüz sahip değildirler.
Bebeklik aşaması
Bebeklik çağında, çocuklar gönüllü dikkat geliştirir. Bu sürecin sonundaysa dikkatlerini kontrol etmeyi öğrenirler ve uzun süre boyunca odaklanabilirler.
Bununla birlikte, bebeklerin ve çocukların dikkati yeni ve dikkat dağıtıcı görseller yüzünden dağılabilir. Bu nedenle, aynı aktiviteye 20 dakikadan fazla odaklanamazlar.
5 yaş ve üzeri
5 yaşından sonra, çocuklar ne zaman ve nasıl dikkat edeceklerini öğrenir. Bu nedenle, daha istikrarlı bir şekilde odaklanabilirler. Bu gelişim süreci boyunca, çocuklar ayrıca durumları analiz edebilme kabiliyetini kazanır.
Aktiviteye veya konuya olan ilgilerine bağlı olaraksa dikkat seviyelerinde değişiklik görülebilir. İç süreçler çok önemli bir rol oynar. Bu süreçler çocuğun dikkatini yönlendirir ve 50 dakikadan fazla odaklanmasını sağlar.
“Dikkatli olmaya çabalarsanız, odaklanma konusunda başarılı olursunuz. Dingin bir zihin, odaklanmaya elverişli ortamı sağlar. Zihninizi yatıştırın. Her zaman neşeli olun. Böylece kolaylıkla odaklanabilirsiniz.”
– Swami Sivananda –
Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.
-
Estévez-González, A., García-Sánchez, C., & Junqué, C. (1997). La atención: una compleja función cerebral. Revista de neurología, 25(148), 1989-1997. https://www.academia.edu/download/37719182/Bases_neuroanatomicas_de_la_atencion_1.pdf
- Lubrini, G., Periáñez-Morales, J.A y Ríos-Lago, M. (2009). Estimulación cognitiva y rehabilitación neuropsicológica de la atención. En E. Muñoz-Marrón (Ed.), Estimulación cognitiva y rehabilitación neuropsicológica (pp. 35-80). Barcelona: Editorial UOC.
- Portellano, J.A. (2005). Introducción a la neuropsicología. Madrid: McGraw-Hill.
- Ríos-Lago, M. y Periañez, J.A. (2010). Attention and Speed of information processing. En G. Koob, R.F. Thompson y M. Le Moal (Eds.), Encyclopedia of Behavioral Neuroscience. Boston: Elsevier.
- Sarlé, M., Sabaté, N. y Tomás, J. (n.d.). El desarrollo de la atención, la percepción y la memoria. Barcelona: Centre Paidopsiquiatric del Barcelones S.L.
- Sohlberg, M.M. y Mateer, C.A. (1987). Effectiveness of an attention-training program. Journal of Clinical and Experimental Neuropsychology, 9(2), 117-130.