Evin Yaramaz Çocukları: Meraklı Çocuklar

02 Mart, 2019

Evde yaramaz ve meraklı çocuklar var mı? Eğer öyleyse, size bir soru sormak istiyoruz. Onları bu kadar huzursuz olmaya iten şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Neden her şeye dokunmak ve meydan okumak için ısrar ediyorlar?

Bu sorunun cevabı düşündüğünüzden daha kolay olabilir. Bu çok aktif davranışın arkasında hayat dolu bir çocuk var. Bu çocuk dünyayı keşfetmek için can atıyor.

Bütün çocuklar aynı değildir. Bazı çocuklar sakindir ancak huzursuz, cesur ve meraklı çocuklar da vardır.

Bu meraklı çocuklar “yaramaz” olarak etiketlenirler. Genellikle yanlış anlaşılırlar ve bu yüzden onları yargılama eğiliminde oluruz.

Ebeveynler için yaramaz çocukların davranışlarının arkasındaki gizli psikolojiyi anlamaya çalışmak faydalıdır.

Meraklı çocuklar sabrımızı sınar

Çocuklar genellikle iki yaşına geldiklerinde davranış değişiklikleri yaşarlar.

Meşhur “korkunç iki yaş” aslında çocuğun geliştiğini gösterir. Çocuklar bağımsız olma konusundaki açık arzularını ortaya koymaya başlar. Ayrıca çok fazla merak göstermeye başlarlar.

Dünyanın işleyişini bilme arzusuyla doludurlar. Bu aşamadaki diğer yaygın ifadeler “istemiyorum” cümlesini içerir.

Sınırları koymalı ve çocuğun çizgiyi geçmesini önlemeliyiz. Ebeveynler için çocuklarının doğuştan gelen merakını yönlendirmeye çalışmak daha iyidir. Keşfetmelerine yardımcı olmak, çocuğunuzu bu aşamada eğitmek için en iyi yoldur.

meraklı çocuklar

Dürtülerini kontrol etmek

Çocuğunuza “onu atma!” dediniz ve arkanızı döner dönmez ellerindeki şeyi attı, değil mi? Bu olursa ve çocuğunuz dört yaşından küçükse bunun normal olduğunu bilmelisiniz.

Neden mi? Çünkü dört yaş öncesinde beynin kendi kendini kontrol altına alan bölgeleri hâlâ olgunlaşmamıştır. Aslında, beynin kendi kendini kontrolünü kontrol eden alanları ergenliğe kadar tam olarak olgunlaşmamaktadır.

Çocuk psikolojisi uzmanlarına göre, öz kontrolün gelişimi uzun, yavaş ve ilerici bir süreçtir.

Ancak bu, çocuk davranışları üzerinde tam kontrol sahibi olmadığı için istediği her şeyi yapmasına izin vermemiz gerektiği anlamına gelmez.

Kural ve sınırların belirlenmesi, çocuğun uygun davranışı benimsemesine yardımcı olacaktır.

Dikkat edin, çocuğun aşırı uyarılmasına izin vermeyin

Raising Simply kitabının yazarı Kim John Payne, günümüzde çocukların bazen yetişkinlerle aynı stres seviyesini biriktirdiğini belirtiyor.

Bir çocuk ne kadar yorgunsa, daha hiperaktif ve huzursuz hale gelebileceğini biliyor muydunuz?

Yaramaz çocuklar genelde sadece dikkatimizi ve zamanımızı istemektedir. Bununla birlikte, hepimizin “mola” zamanlarına, düşünmek için ayrılmış sakin anlara ihtiyacımız var.

Ebeveynler olarak, genellikle çocuklarımızın aşırı uyarılmasına neden oluyoruz. Çocuğun daha fazla aktiviteye katıldığında geleceğinin daha iyi olacağına inanıyoruz.

Çocuğu yormanın veya meşgul etmenin “problemi” çözmeyeceğini anlamalısınız. Bu sadece onları daha huzursuz edecektir.

Yaramaz ve meraklı çocuklar neye ihtiyaç duyar?

Öncelikle, yaramaz çocukların dünyayı keşfetmesine izin verilmeli. Eşyalara dokunmalı, hissetmeli, tecrübe etmeli ve işlerin nasıl yürüdüğünü keşfetmeliler.

Meraklarını tatmin etmeyi başardıklarında, beyinlerinde yeni nöronal bağlantılar kurulur. Bu, aktif olarak öğrendikleri anlamına gelir.

Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, etraflarındaki uyaranlar gelişimlerinin anahtarıdır.

Hareket edebilecekleri bir alan sağlamamak ve “otur yerine ve -akşama kadar kıpırdama” gibi emirler vermek, çok daha fazla zarar verecektir.

meraklı çocuklar ve aileleri

Bu yöntem öğrenmelerini sınırlar ve onları strese sokar.

Onlara yardım edebilmemiz için onlara güvenli ortamlar ve yeni öğrenme fırsatları sağlamamız gerekiyor. Ebeveynler olarak çocuklarımızın kanatlarını asla kesmemeli ve meraklarına ket vurmamalıyız.

Yarın daha iyi insanlar olmalarını istiyorsak, önce dengeli dozlarda yönlendirilmiş faaliyetlere ihtiyaçları olduğunu anlamamız gerekir.

Onlara eşlik ve rehberlik etmeliyiz ve onları yönlendirmeliyiz, böylece yaptıkları faaliyetler kontrolden çıkmaz.

Bağımsız olmayı öğrenmek

Kabul etmek bizim için zor olabilir ve hatta bizi üzebilir, ancak çocuklarımız 3-5 yaşları arasındayken, bize artık eskisi kadar ihtiyaç duymayacakları yeni bir aşamaya girerler.

Biz farkına bile varmadan büyüdüler!

Artık çocuklarımızın farklı ihtiyaçları var. Hala ellerini tutmamızı ve birlikte şekerleme yapmayı istemelerine rağmen, bazı şeyleri kendi başlarına yapmak istiyorlar.

Bu çok mu kötü bir şey? Hiç de değil, tam tersine olumlu bir davranış çünkü bağımsız olmayı öğreniyorlar.

Erik Erikson, bu aşamada çocukların günlük yaşamlarının pek çok alanında inisiyatif almaları gerektiğini açıklıyor.

Çocuğunuzun biraz alana ve sorumluluğa sahip olmasına izin verin (tabi her zaman sizin gözetiminiz altında olacak şekilde). Bu, psikososyal gelişimlerini teşvik ederek doğru yolda yürümelerini sağlayacaktır.

Unutmayın, asla negatif etiketler kullanmayın. Yakında çocuğunuzun gerçekten cesur, meraklı ve harika olduğunu anlayacaksınız.