Çocuklarda 7 Yaş Krizi: Neleri Kapsar?

Daha önce 7 yaş krizini duydunuz mu? Bu, çocuğun kişiliğinin gelişimindeki tamamen normal bir aşamadır. Bugün size neleri bilmeniz gerektiğinden bahsedeceğiz. 

Son Güncelleme: 08 Şubat, 2021

7 yaş krizi, çocukların kendilerine ait bir kişilik ve kimlik oluşturmaya başladıkları bir gelişim evresidir. Bu yaşta, çocukların beyinleri, benimsedikleri davranışları etkileyen büyük değişikliklerden geçer.

Peki, ne demek istiyoruz? 7 yaş krizine özgü karakteristik davranışlar nelerdir? Onlarla en iyi şekilde nasıl başa çıkabiliriz?

Aşağıdaki satırlarda bu sorulara cevap vereceğiz. 7 yaşına giren bir çocuğunuz varsa, bahsedeceğimiz konular kesinlikle ilginizi çekecek.

Çocuklarda 7 yaş krizi

Bir çocuğun beyni sürekli büyür ve olgunlaşır. Hatta 7 yaşına geldiğinde yaklaşık olarak bir yetişkinin beyninin büyüklüğüne ulaşır. ‘Centre Londres 94’te yayınlanan bir çalışmada da buna dikkat çekiliyor.

Bunun yanında bu yaşa gelindiğinde, miyelinleşme işlemi tamamlanmış olur. Aynı zamanda fiziksel, psikolojik ve sosyal düzeyde önemli değişiklikler de meydana gelir. Yani, 7 yaşına girildiğinde, küçükler büyürler ve ergenliğe doğru giden yoğun ve uzun bir yola çıkarlar.

Bu nedenle, çocuklarımızın davranışlarında belli değişiklikler olmasını bekleyebiliriz. Ancak endişelenecek bir şey yoktur. Unutmayın, bu, genellikle 7 yaş krizi olarak bilinen çocuk gelişimi döneminin normal bir parçasıdır.

7 yaşına geldiklerinde, çocukların dünyayı kendi başlarına deneyimlemeleri gerekir. Sonuçta daha kendi kendilerini yönetme becerileri ve bağımsızlıkları artar. Bunun yanında kendi benliklerinin, özellikle de şunların farkında olmaya başlarlar:

  • Gerçek ben: Bunlar kişinin kendine atfettiği özelliklerdir. “Ben kimim?” ya da “Neye benziyorum?” sorusunun cevabıdır.
  • İdeal benlik: Bu, kişinin sahip olmak istediği özellikleri ifade eder. “Kim olmak isterdim?” ya da “Nasıl olmalıyım?” sorusunun cevabıdır.

Bu, kendilerini, diğer insanlardan ayırt etmek amacıyla kişiliklerini ve kimliklerini güçlendirmek istemelerine yol açar. Çok karmaşık bir içsel arayış ve düşünme sürecini içerir. Bu süreç, çocuklarda, olgunluk ve dürtü kontrolü eksikliği ile birlikte, isyankar ve meydan okuyan davranışların ortaya çıkmasına neden olur.

Bu gelişim aşamasının özellikleri

Gördüğümüz gibi, 7 yaş krizini, kişiliği yeniden onaylamanın aşamalarından biri olarak düşünebiliriz. Bu karmaşık aşamada, çocuklarda, daha geniş veya dar bir yelpazede aşağıdaki davranışların gözlemlenmesi yaygındır:

  • Otoriteye karşı inkar veya meydan okuma (ebeveynler, öğretmenler, vb.)
  • Kurallara itaatsizlik.
  • Baskın tutumlar.
  • Gülmekten ağlamaya veya tam tersine geçiş gibi ruh halinde ani değişiklikler.
  • İradesini başkalarına dayatması.
  • Sık sık sinir ve öfke nöbetleri.
  • Kaprisli davranışlar.
  • İşler istedikleri gibi gitmediğinde isyan belirtileri.
  • Onlara önerilen her şeyi otomatik olarak olumsuz yanıtlamak.
  • Huzursuz ve hatta hiperaktif davranışlar, sürekli hareket halinde olmak.

Umutsuz gibi görünüyor, değil mi? Neyse ki, çoğu durumda, bu uygunsuz davranışların tümü zaman içinde yok olur gider. Küçükler yakın bir zamanda yeterince olgunlaşırlar ve işlevleri yürütme becerilerini tamamen geliştirirler.

Bunun yanında eğitim ve pedagojiyle ilgili bir dizi prensibi uygulayarak bu tür tutumları ve davranışları kontrol edebilir ve değiştirebilirsiniz.

7 yaş krizi ile nasıl yüzleşilir?

7 yaş krizinin ortasında olan ya da o döneme yaklaşan bir çocuğunuz mu var? Bilmeniz gereken ilk şey kendinizi sabırla donatmanız gerektiği – bu, her ikiniz için de zor bir aşama olacak.

Çocukluk döneminin bu aşamasıyla olabilecek en iyi şekilde yüzleşmeniz için bazı önerilerimiz şunlardır:

  • Evde uyulması gereken bir dizi kural belirleyin ve bunları çocuklarınıza net bir şekilde açıklamaya çalışın.
  • Sürekli ceza vermekten ve orantısız cezalardan kaçının. Çünkü bunlar ya çok az işe yarar ya da hiç yaramazlar. Yalnızca hem sizi hem de çocuğunuzu daha çok kızdırır ve kontrolü kaybetmenize neden olurlar.
  • Çocuğunuzun olumlu davranışlarını (övmek, jestler, sarılmalar vb.) olumlu bir şekilde güçlendirin.
  • Çocuğunuzun öfke nöbetlerine veya agresif davranışlarına odaklanmayın. Tersine onlarla konuşmak ve yaptıkları şeyler üzerinde düşünmelerine yardımcı olmak için sakinleşmelerini bekleyin.
  • Çocuğunuzu, enerjisini harcamasını sağlayacak bir spor yapması için cesaretlendirin.
  • Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin.

Her şeyden önce şunu unutmayın: “Zor çocuk yoktur; zor olan, sabırsız ve acelesi olan, yorgun ve meşgul insanların olduğu bir dünyada çocuk olmaktır.”

İlgini çekebilir ...
Eres MamáLeerlo en Eres Mamá
Bebeklerin Evde Hayvanlarla Yaşaması

Evcil hayvan bulunan evlerde anne ve babaların tamamı, bebeklerinin bu hayvanların tüylerinden etkilenmesi konusunda endişe duyarlar.