Sütteki Biyoaktif Peptitler Ne Yapıyor?

01 Temmuz, 2020
Bebekler için süt, bir besin kaynağından çok daha fazlasıdır. Bunun açık bir örneği, sütün biyoaktif peptitler içermesidir. Sütteki biyoaktif peptitler, hem bebeğin gelişimini doğrudan teşvik eder hem de bebeği düşman çevreden az çok korur.
 

İnsanlar süt proteinin besleyici değerini bilse de, bu proteinlerin parçalanmasından türeyen sütteki biyoaktif peptitler hakkında pek fazla şey bilinmiyor.

Bununla birlikte, son on yıl içerisinde uzmanlar biyoaktif peptitlerin biyolojik önemini fark etmiştir. Bu yazımızda, size biyoaktif peptitler hakkında daha fazla bilgi vereceğiz.

Biyoaktif peptitler nelerdir?

Biyoaktif peptitlerin özünü anlamak için, her proteini bir yük treni olarak gözünüzde canlandırabilirsiniz. Bu hayali trenlerde taşınanlar amino asitlere karşılık gelir.

Ayrıca, bu benzetmede 20 farklı tür yük taşınır ve her tren gerektiği kadar uzundur. Bu yüzden, her proteinde taşınan yükün sayısı ve karışımı, her proteini eşsiz hale getirir.

 

Aynı benzetmeye devam edersek, sindirim ise bu yük trenlerinin parçalarına ayrılma süreci olacaktır. Peptitler, proteinlerin sindirimiyle sonuçlanan parçalardır. Bu peptitlerin aktivitelerinin kendi bileşimlerine ve özlerinde olan amino asit dizisine bağlı olduğunu belirtmekte de fayda vardır.

Sütteki biyoaktif peptitler nasıl oluşur?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, peptitler orijinal protein dizisi içerisinde faal olmayan (veya şifrelenmiş) şekilde bulunan bölümlerdir. Sindirim sonrasında, çeşitli fonksiyonları sürdürmek için peptitler salınır ve aktif hale gelir.

 
bebeğini emziren anne

Biyoaktif peptitler, süt proteinlerinden gelir ve hem sindirim enzimleri hem de mikrobiyal enzimlerin aktivitesiyle oluşur. Bu bağlamda, oldukça ilginç olan anne sütünün bu iki bileşeni de içermesidir.

  • Proteoliktik enzimler. En önemlileri pepsin, tripsin ve kimotiripsindir.
 
  • Bir dizi süt basili bakterisini içeren mikrobiyel yük.
  • Genellikle, bu aktif dizilerin sayısı, 2-20 amino asit arasında değişiklik gösterir.

Biyoaktif peptitler aktivitelerini nerede gerçekleştirir?

Biyoaktif peptitlerden bazıları, etkilerini doğrudan gastrointestinal kanalda gösterir. Bununla birlikte, diğerleri bağırsak mukozası tarafından emildikten sonra periferal organlarda işlev gösterir. Dahası, uzmanlar artık aynı peptidin çeşitli fonksiyonlarda çalışabildiğini öğrenmiştir.

Anne sütündeki biyoaktif peptitlerin fonksiyonları

Süt proteinlerinden gelen biyoaktif peptitler, sindirim, endokrin, kardiyovasküler, bağışıklık ve sinir sistemlerini etkileyen çeşitli aktiviteler gerçekleştirir.

 

Spesifik olarak, biyoaktif peptitlerin sağlığa faydalı etkileri arasında antimikrobiyal, antioksidan, antitrombotik, antihipertansif, bağışıklık düzenleyici ve opioid etkiler vardır.

Bağışıklık sistemi düzenleyici etkiler

Anne sütü, çeşitli faktörler ve serum proteinlerden türeyen immünostimülatör peptitlerin gastrointestinal salınımı aracılığıyla bebeğe pasif bağışıklık aktarır. Örneğin, bunlar tripsin enzimi tarafından sindirim yoluyla salınan peptitlerdir:

  • ß-kazein türevleri.54-59 rezidüsünden hekzapepti ve 60-62 rezidüsünden tripeptit.
 
  • Alfa-laktalbumin türevleri. 51-53 rezidüsünden tripeptit.

Bu peptitler, insan makrofajlarındaki fagositik aktiviteleri uyarır ve bakterilerle mücadele ederken polimorfonükleer lökositler tarafından yürütülen oksitadif patlamayı teşvik eder.

Antioksidan etkiler

Yenidoğanlar, özellikle prematüre bebekler, oksidatif strese karşı savunmasızdır. Dahası, nektorize enterokolit, kronik akciğer hastalıkları ve prematürite retinopatisi gibi prematürelikle ilişkili hastalıklarda bebeklerin oksidatif strese karşı dirençleri düşüktür.

İnsan sütü, beta-karoten, E ve A vitamini, peroksidaz, glutatyon, superoksit dismutaz gibi pek çok enzimatik ve enzimatik olmayan antioksidanlar içerir. Buna ek olarak, süt proteinlerinin sindirimiyle oluşan peptitler, güçlü antioksidanlardır:

 
  • ß-kazein. 154-160 yedi residüden gelen peptitler ve 169-173 üç residüden gelen peptitler.
  • Kappa-kazein türevleri. 31-36 altı residüden gelen peptitler ve 53-58 altı residüden gelen peptitler.

Bu peptitlerin antioksidan mekanizması, triptofan ve tiriosin residülerinin amino asit yapıları tarafından serbest radikaller aracılığıyla gerçekleşir.

Opioid peptitler

Emziren anneler, emzirme sonrasında bebeklerin sakinleştiğini gözlemlerler. Bu etki, süt proteinlerinde bulunan serotonin habercisi triptofan bolluğundan kaynaklanır.

Bununla birlikte, süt proteinlerinden gelen opioid peptitler uyku modellerinde de önemli bir rol oynar. Dahası, bu peptitlerin bebeklerin gastrointestinal kanalının gelişimi ve fonksiyonu üzerinde önemli bir rol oynadığı da bilinmektedir.

 

Opioid peptitler, periferal dokularda ve merkezi sinir sistemindeki opioid reseptörleri aktive ederek veya engelleyerek çalışır. Etkilenen kısımlarda enterik sinir sistemi ve gastrointestinal kanal vardır.

Yakın zamanda, uzmanlar beta kazein ile beta kazomorfinler ve alfa laktorfinler olarak tasarlanan alfa laktalbuminden türeyen opioid peptitleri analiz etmiştir.

Opioiderjik aktivite, gastrointestinal işleyişi, başka bir deyişle sindirim hareketliliğini, elektrolit taşınmasını ve sıvı salgılanmasını kontrol eder.

Bunların yanı sıra, müsin salgılanmasını ve üretimini kolaylaştırarak gastrointestinal gelişimi düzenler. Ayrıca, bu opioidler analjezik etkilere sahiptir, uykuya neden olur ve stres adaptasyonunu teşvik eder.

 

Anti mikrobik peptidler

Laktoferinden türeyen antimikrobiyal aktivite ile artan sayıda biyoaktif peptitler laktoferisin olarak belirlenmiştir.

 
  • Wada, Y., & Lönnerdal, B. (2014). Bioactive peptides derived from human milk proteins—mechanisms of action. The Journal of nutritional biochemistry, 25(5), 503-514.
  • Korhonen, H. J. T., & Pihlanto, A. (2006). Bioactive peptides: Production and functionality. International Dairy Journal, 16, 945–960.
  • Clare, D. A., & Swaisgood, H. E. (2000). Bioactive milk peptides: A prospectus. Journal of Dairy Science, 83, 1187–1195.
  • López-Expósito, I., & Recio, I. (2006). Antibacterial activity of peptides and folding variants from milk proteins. International Dairy Journal, 16, 1294–1305.