Araştırmalara Göre Çocuktaki Zeka Kalıtımsal Olarak Anneden Geliyor

Araştırmalara Göre Çocuktaki Zeka Kalıtımsal Olarak Anneden Geliyor

Son Güncelleme: 23 Nisan, 2018

Yapılan bilimsel çalışmalar, zekamızı annelerimizden aldığımızı göstermişlerdir. Araştırma sonuçları ile ilgili daha çok bilgiyi aşağıdaki makalemizde bulacaksınız.

Günümüz toplumunda kadın, geçmişte kendisine dayatılan cinsiyet ayrımcılığının zincirlerini kırmıştır. Bunun sonucu olarak da bekar anneler çocuklarının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma gelmişlerdir.

Günümüz kadını, zeki çocuk doğurabilmek için zeki bir adam aramak zorunda değil. Çünkü, yapılan araştırma sonuçlarına göre çocuklarının zekası da kendi ellerinde.

Neden zekanın kalıtımsal olarak anneden geçtiği söyleniyor?

kızıyla kitap okuyan anne

Teoriye göre bazı genler -ki bu genlere bilim adamları “şartlı genler” ismini koymuşlar- köklerine bağlı olarak (yani anneden mi yoksa babadan mı geldiklerine bağlı olarak) farklı tepkiler gösterebiliyorlar. Şartlı genler sadece anneden alındıklarında tanınabiliyorlar.

Bu nedenle, kalıtımsal olarak babadan gelen bir şartlı gen oluştuğunda, tamamen aynı olduğu düşünülse bile bu gen fark edilemiyor. Sadece kalıtımsal olarak babadan geçen diğer genlerde de aynı sonuç oluşuyor.

İnsan zekasının kalıtımsal bir unsur olduğunu hali hazırda zaten biliyorduk ama eşsiz kaynağını hiçbir zaman bilemedik. İnsan zekasının, bilinmeyen ve hesaplanamayan etkenler ile birlikte her iki ebeveynin ortak gen katkısı sonucunda oluştuğuna inanılıyordu.

Ama kısa süre önce bulunan yeni sonuçlar, annelerin hücrelerinin beyne doğru yönelme eğiliminde olduklarını ortaya çıkardı.

Araştırmalar, kişinin düşünme sürecinde anneden gelen genlerin bariz bir şekilde etkili olduklarını göstermişti. Zekayı oluşturan genlerin X kromozomunda bulunduğunu anladığımızdan beri babalardan da zekaya gen aktarımı olabileceğini biliyoruz.

Bununla birlikte, zekanın anneden geçme ihtimali çok daha büyük.

Zihinsel yetenekleri etkileyen hastalıkların çoğunluğu da X kromozomunda bulunurlar. Bu nedenle, aynı zeka konusunda olduğu gibi, bu hastalıklarında kişiye anneden geçme ihtimali babaya göre iki kat fazladır, çünkü annede iki X kromozomu vardır.

Deney

Bilim adamları, araştırmaları desteklemek için yaptıkları deneylerde sadece anne ya da sadece babadan alınan genlerle değiştirilmiş fareler yaratmayı denediler. Ama bu deneyin sonucu umdukları gibi olmadı ve genleri ile oynanan bütün fare embriyoları daha anne farenin karnındayken öldüler.

Yapılan bu deney başka bir buluşun önünü açmış oldu: embriyonun gelişimini anneden geçen şartlı genler sağlıyor. Plasentayı oluşturan dokunun gelişmesi için ise babadan gelen şartlı genler de gerekli.

Bilim adamları, şartlı genlerin öneminin fetüsü oluşturmanın ötesinde olduğunu ortaya çıkardılar ve beyin fonksiyonlarının da bu genlerin gelişimi ile bağlantılı olduğunu ileri sürdüler.

Ve sonunda önemli bir bulguyu ispat ettiler. Aynı deneyi bu defa genetik özelliklerini ağırlıklı olarak tek bir öncülden almış olan farelerin genleriyle oynadılar. Yani, ağırlıklı olarak anne ya da baba farenin genlerini taşıyan denekleri kullandılar.

Deneyin sonucunda, anneden gelen genlere daha çok sahip olan farelerde daha büyük bir kafatası ve daha büyük beyin elde edildi.

Ve diğer taraftan, genetik özelliklerini babadan alan farelerde ise daha küçük kafatası ve beyin oluşumları gözlendi. Deney sonucunda, deneklerin vücutları da orantılı değildi; daha büyük kafatasına sahip olan fareler daha küçük vücutlara sahipken küçük kafataslı farelerin ise daha büyük vücutlara sahip olduğu belirlendi.

Aynı deneyde, bilim adamları her iki öncülden gelen hücreleri de beyinde saptayabildiler. Erkek öncülden gelen hücreler yemek, saldırganlık ve hayatta kalmak gibi güdülere hizmet ederken, dişi öncülden gelen hücreler ise beynin kognitif (zihinsel ve kavramsal) alanlarında hakimiyet kuruyorlar.

Zeka sadece kalıtımsal değildir

anne kucağında bebek

Günümüzde, zekanın %40 ila %60’ının kalıtımsal olduğu anlaşılmış durumdadır. Zekanın geri kalan bölümünün gelişimi ise çevresel uyarımlara bağlıdır. Bu nedenle, zekamızı çoğunlukla annelerimizden almakla kalmayıp, zekamızın gelişiminde de bol miktarda yardımlarını alabiliriz.

Entelektüel gelişimimizde aldığım teşvik ve uyarımların payı büyüktür. Aynı şekilde, aldığımız duygusal destek ve bize sağlanan güvende olma duygusu da çok önemlidir.

Annelerimiz bizlere, yeteneklerimizi geliştirebilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz alanı ve fırsatı sunarlar. Onlarla kurduğumuz sağlam ve güvenli bağ sayesinde kendimizi sürekli motive hissederken, hayatın yeniliklerini keşfetmeye açık, zorluklarına ise dirençli bireyler haline geliriz.

Anneler, pes etmemek konusunda bizleri cesaretlendirirler ve sorunları çözmeyi öğretirler. Bu sayede hayal kırıklıklarına karşı daha dayanıklı oluruz ve yine bu sayede yeteneklerimizi olabilecek en üst seviyeye çıkarmaya çalışırız.

Annelerimiz ile kurduğumuz ilişki beynimizin birçok farklı bölgesinin gelişimini sağlar.


Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.