Süt Bankaları Nedir ve Nasıl İşler?

Son zamanlarda, bebeklerini doğal yoldan emziremeyen anneler için farklı alternatifler vardır. Bunlardan bir tanesi, bebeklerin sağlıklı ve güvenli beslenmesini garantileyen kurumlar olan süt bankalarıdır.
 

Yeni doğan bebekler için en iyisi, anneleri tarafından emzirilmektir. Bununla birlikte, bazı durumlar bunu mümkün kılmamaktadır ve bu nedenle de süt bankaları gibi alternatifler son derece faydalı olabilmektedir.

Eskiden, hemşireler annenin yerini alabiliyor ve bebeği besleyebiliyordu. Bununla birlikte, 20. yüzyılın başlangıcından itibaren süt bankaları ortaya çıkmıştır.

Günümüzde, süt bankalarının yenidoğanlar için sayısız faydaları hakkında neredeyse her şeyi biliyoruz. Emzirmek mümkün olmadığında, süt bankaları en iyi alternatiftir. Bu kurumlar özellikle prematüre bebekler için sağlıklı bir beslenmeyi garanti eder.

Süt bankası nedir?

Süt bankaları, pastörize anne sütünü toplayan, işleyen, depolayan ve dağıtan hijyenik merkezlerdir. “Süt bankası” ayrıca annelerin kendi sütlerini depoladıkları yer için de kullanılabilir. Anne bir süreliğine bir yere gidecekse veya bir sebepten solayı bebeğinden uzak kalması gerekiyorsa bu durum yararlı olabilir.

 

Halka açık süt bankaları genellikle kendi bebeklerini emziremeyen anneler için kurulmuştur. Buna ek olarak, hepsinde bazı özellikler bulunmalıdır. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Emziren ve süt bağışlamak için herhangi bir sağlık problemi olmayan anneler seçilir.
  • Uzmanlar sütün güvenli ve tüketime uygun olduğundan emin olmak için analiz yapar.
  • Tıbbi endikasyon ile, aileler için ücretsiz bir servistir.
anne sütünün önemi

Süt bankaları nasıl işler?

Süt bankaları, öncelikle bağış yapacak kişileri seçer. Bunun için, görevliler annelerle görüşme yapar. Bağış yapacak annelerin alışkanlıklarını, kullandıkları ilaçları veya anne sütü ile geçebilecek bir hastalıkları olup olmadığını bilmek önemlidir.

 

Ardından, HIV, hepatit B, C veya frengi gibi bulaşıcı hastalıklar olup olmadığını anlamak için kan tahlili yapılır. Seçilen kadınlar, bağış için onay vermelidir.

Sonrasında, bağışçılara göğüs pompası ve sütü depolamak için saklama kapları verilir. Sağıldıktan sonra süt dondurulur. Ardından, 15 gün içerisinde işlenmesi için gönderilmelidir. O andan itibaren, uzmanlar sütü analiz etmeye başlarlar.

Mikrobik incelemelerden sonra bazı sütlerin kullanımı iptal edilebilir. Anne sütünün besleyici değeri değişebileceğinden, burada farklı sütler karıştırıldıktan sonra pastörize edilir. Son olarak ise, süt paketlenir, etiketlenir ve bağış yapılana kadar dondurucuda saklanır. Genellikle süt bebeklerin yaşlarına göre sınıflandırılır.

 

“Süt bankaları, pastörize anne sütünü toplayan, işleyen, depolayan ve dağıtan hijyenik merkezlerdir.”

Dünya çapında süt bankaları

İlk süt bankası, 1900 yılında Avusturya, Viyana’da kurulmuştur. Ardından 1910 yılında Boston, 1921 yılında Arjantin, Buenos Aires’te ve 1943 yılında Brezilya, Rio de Janeiro’da da açılarak çoğalmıştır.

Günümüzde, dünyanın her bir yanında süt bankaları vardır ve sayıları da sürekli artmaktadır. Avrupa’da, 200’den fazla süt bankası bulunmaktadır. Bu kurumlar sadece anne sütü bağışı yapmakla kalmaz, aynı zamanda emzirmeyi sağlıklı bir eylem olarak de destekler.

Bu yüzden, annelere bilgilendirme yapar ve bağışta bulunmaları için onları cesaretlendirir. İstatistikler süt bankası olan yerlerde emzirme oranlarının arttığını göstermektedir.

 

1998 yılından beri, Brezilya’da Brezilya Anne Sütü Bankası Ağı bulunmaktadır. Merkezi Rio de Janeiro’da olan bu ağ, dünyadaki süt bankalarının en önemli merkezidir.

süt sağma pompası

Kamu politikası meselesidir

Emzirmeyi teşvik eden kamu politikalarının, bebek ölüm oranlarını azaltma gibi net bir hedefi vardır. Bu kamu girişimlerinden bir tanesi de anne sütü bankalarının oluşturulmasıdır.

Dünya Sağlık Örgütü, 2001 yılında bu yöntemin altını çizmişti. Onlara göre, bu bankalar bebek ölümlerini azaltma konusunda en iyi stratejilerden biridir.

2010 yılında, 19 Mayıs tarihi Dünya Anne Sütü Bağışı Günü haline gelmiştir. Süt Bankaları İbero-Amerikan Programı ve Pan Amerikan Sağlık Kurumu bu girişimleri yürütmüştür. Her yıl, bu tarihte emzirmenin bütün bebekler için olan önemi vurgulanmaktadır.