Neden Ergenleri Etkilemek Daha Kolaydır?

27 Temmuz 2019
Bazı ebeveynler ergenlik çağındaki çocuklarının sosyal etkilere karşı neden bu kadar kırılgan olduklarını merak ederler. Ergenlik çağındaki bireylerde görülen duygusal değişkenlik ve bir kalıba uyma merakı onların daha kolay etkilenebilmelerine sebep olur. 

Neden ergenleri etkilemek daha kolaydır? Ergenlik çağı, bizi biz yapan kişiliğimizin oluşmaya başladığı dönemdir.

Fakat, ergenlik dönemindeki çocuklar genellikle farklı olmak istemezler. Farklı olmanın getirdiği duygusal güvensizlik, ergenleri toplumsal baskıya karşı daha hassas ve kırılgan yapar.

Ergenlerin en büyük arzularından biri kendi sosyal çevrelerine uyum sağlamaktır. Bir grubun ve toplumun bir parçası olduklarını hissetmek isterler. Bu döneme kadar çocukların yol göstereni ve rol modelleri hep ebeveynleri olur.

Fakat ergenlik çağıyla birlikte, çocukların yaşıt grupları ebeveynleri ile birlikte  onlar için bir referans noktası olur. 

Ergenleri etkilemek daha kolaydır derken tamamen olumsuz bir durumu ima etmiyoruz. Örneğin, okulda sevdikleri hocalar sayesinde üniversitede okuyacakları bölümü seçebilirler veya arkadaşlarından etkilenip bir okul takımına veya sosyal aktivitelere katılabilirler.

Peki toplumsal baskı nedir ve ergenler neden bundan kolayca etkilenirler?

Psikolog P.G.Zimbardo ve Michael Leippe sosyal etkiyi bir süreç olarak değerlendirirler. Zimbardo ve Leippe’ye göre toplumsal baskı, bir bireyin başkalarının davranış, hissetme ve düşünme şeklinden etkilenerek bir takım değişimler yaşaması sürecidir. Bu sebeple, toplumsal baskının düşünceleri ve davranışları etkilediğini söyleyebiliriz.

Sosyal psikoloji bilimine göre toplumsal baskının iki çeşidi vardır:

  • Öğretici: Ergenlik çağından bağımsız olarak farklı durum ve şartlar bu toplumsal baskı türünü etkileyebilir. Örneğin, ergenlerin çevreden bilgi almak için başkalarını gözlemlemeleri ve bazı durumlar hakkında bilinmezlik hissetmeleri buna örnek olarak verilebilir.
  • Kuralcı: Ergenlik çağı isyankarlık dönemi olarak bilinmektedir. Fakat, bu dönemde hayatta kalma içgüdüsü çok daha güçlü hissedilir. Gençler içgüdüsel olarak çevrelerine uyum sağlarlar ve topluma dahil olabilmek için bir takım normları kabul ederler. 
oyun oynayan gençler

Asch’a göre sosyal uyum

Salomon Asch sosyal uyumu araştıran ilk kişidir. Asch Deneyi olarak bilinen çizgilerin karşılaştırıldığı çalışmasında sosyal grupların bireyler üzerindeki etkilerini göstermiştir.

Asch Deneyi’nde katılımcılardan hem grupça hem de bireysel olarak bir takım soruları cevaplamaları istenmiştir. Grubun diğer üyeleri oyunculardır. Deneyin sonucuna göre, yalnız veya bir gruba bağlı olma durumlarına göre katılımcılar cevaplarını değiştirmişlerdir.

Bu deneyin sonucunda, grup fikirlerinin bireyleri nasıl etkilediği konusunda çıkarımlar yapılmıştır. Bir grubun varlığı bireye, yanlış olsa dahi grubun ortak fikrine boyun eğmesi konusunda baskı yapar.

Sosyal uyumluluk kuralcı toplum baskısının bir örneğidir. Bu teori sayesinde ergenlerin evdeyken, okuldayken ve arkadaşları ile beraberken neden farklı davrandıklarını açıklayabiliriz.

Ergenlik dönemindeki gençler kendi fikirleri olmasına rağmen dışarıdan hissettikleri baskıya göre fikirlerini değiştirebilirler. Bu sebeple, yalnız oldukları zamanlarda arkadaşlarıyla beraber oldukları zamanlara göre daha farklı davranırlar.

Sosyal uyumluluğa etki eden birçok etmen vardır. Örneğin, ergenler kendilerini sıklıkla yaşıtları ile karşılaştırırlar ve içinde bulundukları durumu kabul ederler. Yalnız kalma ve dışlanma korkusu onları bu şekilde davranmaya iter.

“Kendine güvenmek tek başına başarıyı getirmez ama kendine güvenmemek kesinlikle başarısızlığı doğurur.”

–Albert Bandura–

Çocuğunuza toplumsal baskıyla başa çıkma konusunda yardımcı olun

Ergenlik çağındaki bireyler dahil oldukları sosyal grup tarafından baskı hissettiklerinde bu durum aslında yapmak istemedikleri şeyleri yapmalarıyla sonuçlanabilir. Ergenler değer yargılarını sürekli değiştirirler çünkü arkadaşlarının onları kabul etmelerini ve onlara değer vermelerini isterler. Bir grubun parçası olduklarını hissetmek için duruma adapte olurlar.

Tüm bu bilgiler ışığında, ebeveynlerin toplumsal baskıyla mücadele etmek konusunda çocuklarına yardım etmelerinin çok önemli olduğunu söyleyebiliriz:

  • Onlara “hayır” demeyi öğretin. Eğer çocuğunuz istemediği bir şeye nasıl hayır demesi gerektiğini bilmiyorsa onlara farklı yöntemler öğretmek etkili olabilir. Örneğin, eğer birisi onlara sigara ikram ederse “Tadını veya kokusunu sevmiyorum.” şeklinde yanıt verebilir.
  • Sosyal çemberlerini genişletin. Çocuklarınızın farklı sosyal çevrelerden arkadaşlar edinmelerine olanak sağlayın. Farklı sosyal gruplara dahil olmak bir grubun dinamikleri değiştiğinde farklı seçenekleri olması açısından avantaj sağlayacaktır.
  • Kendileri gibi davranmaları konusunda onları teşvik edin. Çoğu zaman, kendileri gibi davranmak gençlerin toplumsal baskı ile mücadele etmelerini sağlar. Oldukları kişiden memnun olmadıkları zaman, onlara mutlu olmanın en iyi yolunun kendileri gibi davranmaktan geçtiğini öğretin. 
  • Özgüvenlerini geliştirmelerine yardımcı olun. Çocukların özgüvenlerini geliştirerek sosyal gruplardan gelen baskıya karşı daha dayanıklı olmalarını sağlayabilirsiniz.
kamp alanında gençler

Çevreye uyum sağlamaya çalışırken yalnızca ergenlik dönemi onların davranışlarını etkilemez. Toplumsal baskı da aynı zamanda onların kişiliklerini etkiler. 

Ergenlik dönemindeki bireylerin çevrelerine karşı daha kırılgan olmaları oldukça normaldir. Sosyal medyanın yarattığı kaçınılmaz etki sebebiyle bu durum günümüzde çok daha yaygındır.

Ergenler toplumsal baskıya karşı çok daha kırılganlardır çünkü bir yandan kendilerini keşfederken bir yandan dünyaya uyum sağlamaya çalışırlar. Tüm bunlar sebebiyle, kendileri olmak ve çevreye uyum sağlamak arasında bir denge kurmaları oldukça önemlidir. Ergenleri etkilemek kolaydır ve bu dönemde ebeveynlerin bilinçli olmalarına ihtiyaç vardır.

  • Asch, S. (1956). Studies of independence and conformity: I. A minority of the one against a unanimous majoriy. Pshychological Monographs, 70 (9): 1-70.
  • Zimbardo, P.G., y Leippe, M.R. (1991). McGraw-Hill series in social psychology. The psychology of attitude change and social influence. New York, NY, England: Mcgraw-Hill Book Company