Çocuklarda Başkalarının Onayını Alma İhtiyacı

Bir çocuğun yüksek özgüvene sahip olması, hem evde hem de okul gibi diğer sosyal ortamlarda sürekli olarak başkalarının onayını alma ihtiyacını ortadan kaldırmanın en iyi yoludur.
Çocuklarda Başkalarının Onayını Alma İhtiyacı

Son Güncelleme: 16 Ocak, 2021

Mutlaka siz de bir çocuğa yabancı birinin bir şey sorduğunda çocuğun otomatik olarak dönüp anne ve babasına bakarak ne yapması ya da söylemesi gerektiğini bulmaya çalıştığına şahit olmuşsunuzdur. Bu durum aslında oldukça normal olarak görülebilir. Ancak sürekli olarak başkalarının onayını alma ya da fikrini öğrenme ihtiyacı içinde bulunan çocuklar için bu durum bir tür problem haline dönüşmüş olabilir.

Peki bir çocuğun her zaman bir yetişkinin, bakıcısının, anne ve babasının ya da bunlar gibi kişilerin onayına ihtiyaç duyması iyi bir şey midir? Bu soruya hayır cevabını vermek zorundayız. Çünkü bu her zaman olumlu bir davranış biçimi değildir. Böyle davranan çocuklarda güven eksikliği, kendiliğinden kavramları tanımlama sorunları ve özgüven problemleri ortaya çıkabilir.

Unutmayın ki eğer bir çocuk güvensiz ve sürekli olarak kendinden şüphe eder şekilde büyürse hayatının geri kalanında da bu şekilde davranacaktır. O yüzden eğer biz de çocuklarımızın büyüdüklerinde kötü çocukluk anıları taşıyan ve özgüvenleri eksik birer birey olmalarını istemiyorsak, her şey için başkalarından onay bekleyen çocuklar olmalarını engellemek son derece önemlidir.

düşünen bir çocuk

Bu bağlamda, erken yaşlardaki tecrübeler çocuğun hayattaki kişiliğini şekillendiren çok önemli faktörlerdir. O yüzden çocuğun güvenli ve sağlıklı bir ortamda yetişmesi son derece önemlidir. Sınırların açık bir biçimde belli olduğu, hayal kırıklıklarının fazlaca hissedilmediği, yüksek ancak abartılı olmayan bir özgüven aşılayan ortamlar çocukların sağlıklı bir biçimde yetişmeleri için ideal özellikler taşımaktadır.

Neden Çocukların Başkalarının Onayını Alma İhtiyacı Duymalarını Engellemeliyiz?

Temel olarak küçük yaşlardaki çocuklar hayatlarının önemli bir kısmını iki ortamda geçirirler. Bunlardan biri ev diğeri ise okuldur. Eğer iyi bir şekilde analiz edilirse, normal şartlarda bir çocuğun günün yaklaşık olarak dörtte üçünde ya okulda ya da evde olduğu görülür.

Peki bu ne anlama gelmektedir? Bunun anlamı, çocuğun kendini güvende hissetmesi ve sürekli olarak başkalarının onayını alma ihtiyacı duymasını önlemek için bu iki ortama, yani eve ve okula odaklanmak gerekir.

Evdeki Çocuk

Çocuğun anne ve babasına bağlı olması ve onlara güvenmesi son derece normaldir. Çünkü anne ve babalar çocuklarına ihtiyaç duydukları sevgiyi, desteği ve korumayı sağlarlar. Ancak eğer yetişkinler bu faktörleri doğal akışın dışına çıkarırsa çocukların özgüvenleri olumsuz yönde etkilenebilir.

Yani çocukların anne ve babalarının desteğini ve sevgisini çaba harcayarak kazanmak zorunda olmadıklarını bilmeleri gerekir. Bu sayede ufaklıklar sürekli olarak annelerinin ya da babalarının saygı ve sevgisini elde etme arayışı içine girmeyeceklerdir.

Ebeveynleri ile güven dolu bir ilişki içinde olan çocuklar kendi fikirlerine sahip olma haklarının bulunduğunu da bileceklerdir. Çocukların kendilerini kanıtlamaları, daha özgüvenli olmaları ve her zaman bir yetişkinin yardımı, onayı ya da fikri olmadan kendi yarattıkları olasılıkları denemeleri çok önemlidir.

Ancak bu durum aşırı derecede korumacı ya da sert çocuk yetiştirme biçimi ile karıştırılmamalıdır. Yani her denileni yapan ya da itaatkar çocuk yetiştirmekle sorumluluklarını bilen ve kendi kendisini doğru bir biçimde idare edebilen çocuk arasında farklar vardır.

Sürekli Olarak Dinleme

Bu noktada aktif dinleme konusuna her zaman için hayatımızda önemli bir yer vermememiz gerektiğini altını çizmeliyiz. Bu sayede çocuğu daha iyi anlayabilir, fikirlerinin neler olduğunu öğrenebilir, hak ettiği değeri ve önemi ona daha iyi bir biçimde gösterebiliriz. Ayrıca bu şekilde kendisini rahat ve özgürce ifade etmesini sağlayabilir ve ona her zaman için saygı ve sevgi duyduğumuzu gösterebiliriz.

Ancak elbette uygun olmayan bir davranış sergilediğinde ya da düşünceleri uygun olmadığında ona karşı çıktığımızı da ifade etmeliyiz.

Çocukların Başkalarının Onayını Alma İhtiyacı Duymaları ve Okul Ortamı

Okulun çocukların gelişim sürecinde özellikle sosyalleşme anlamında çok önemli bir rol oynadığını akıldan çıkarmamak gerekir. Çocuklar kendilerini içinde bulundukları ortamın bir parçası olarak hissedebilmek için sınıf içinde sürekli olarak öğretmenlerinin ya da arkadaşlarının onayını alma ihtiyacı hissederler.

büyükanne ve torun oyun oynuyor

Bundan dolayı öğretmenlerin çocukların sağlam bir özgüvene sahip olmaları için çalışmaları gerekir. Bu sayede onlarla olan ilişkileri problemli, zarar verici ya da aşırı derecede bağımlı bir niteliğe bürünmez.

Aklımızda tutmamız gereken bir diğer önemli konu, çocukların başkalarının onayını alma ihtiyacı duymamalarının onlara yönelik olası istismarların da önüne geçeceğidir. Bu yüzden öğretmenler çocuklara sevgi göstermeli ve aynı zamanda saygı duymalılardır. Çünkü onların daha az ya da daha çok kendilerine bağımlı olmaları içinde bulundukları durumu değiştirmeyecektir.

Her çocuğun kendi prensiplerinin bir anlamı ve değeri olduğunu bilmesi önemlidir. Aynı zamanda kendilerine göre bir varoluş biçimlerinin bulunduğunun farkında olmaları da gerekir. Onlara koşulsuz bir biçimde saygı duymalıyız. Bunu yaparsak onlar da sürekli bir biçimde başka birinin onayına ihtiyaç duymayacaklardır.

Son olarak, çocuğun bazı davranışlarının düzeltilmesi gerekebilir. Ancak bunun yanında her an başkasının onayına ihtiyaç duymalarını engellemek, onların kendilerine olan özgüvenlerini zedelemeden ortaya çıkan her sorunu çözmeyi de içeren bir özelliktir.

İlgini çekebilir ...
Olumlu Özgüvene Sahip Çocuklar Yetiştirmek
Ben anneyimRead it in Ben anneyim
Olumlu Özgüvene Sahip Çocuklar Yetiştirmek

Olumlu özgüvene sahip olmak, sağlıklı ve uyumlu bir kişiliğin olmazsa olmazlarındandır. Çocuğunuzun sağlıklı bir özgüvene sahip olması ona yardımcı olun.



  • Branden, N. (2001). Los seis pilares de la autoestima. Barcelona: Temas de Hoy.