Çocuk Kütüphaneleri

29 Ağustos 2019
Çocuk kütüphaneleri, çocukların eğitimi ve öğrenim süreçleri üzerinde çok olumlu etkilere sahiptir. Peki bu kütüphaneler neden önemlidir ve ne gibi özellikler taşımaktadır?

Çocukların gelişimini desteklemek söz konusu olduğunda, okulda ve evde yapabilecekleriniz dışında daha birçok seçeneğiniz bulunmaktadır. Bunlar arasında çeşitli spor aktiviteleri, oyunlar, müzik, tiyatro ve elbette çocuk kütüphaneleri yer almaktadır. Her ne kadar kulağa biraz alışılmadık gelse de, çocukları kütüphaneye götürmenin onların gelişimlerine farklı açılardan çok olumlu faydaları bulunduğunun altını çizmek gerekir.

Anne ve babaların kültürel anlamda çok önemli olan bu yerlere çocukları ile birlikte gitmeleri önemle tavsiye edilmektedir. Bu sayede çocuklar, kütüphanenin nasıl bir yer olduğunu öğrenecek, buraya gitme alışkanlığını edinecek ve onlar için özel olarak hazırlanmış aktivitelerin keyfini çıkarma şansını elde edeceklerdir.

Dünyada birçok şehirde, sadece çocuklar için tasarlanmış birçok kütüphane bulunmaktadır. Şimdi bu çocuk kütüphanelerini biraz daha detaylı olarak inceleyelim.

Çocukları Neden Kütüphaneye Götürmeliyiz?

Çocukları erken yaşlardan itibaren kütüphaneye götürmek, öncelikle okuma alışkanlığı edinmeleri konusunda onları yönlendirmek açısından son derece faydalıdır. Eğer onları eğlendirecek çok farklı türde birçok kitap parmaklarının ucunda olursa, bu kitaplara göz atma konusunda da oldukça istekli olacaklardır. Çocuklar için kitaplarla yapacakları aktiviteler çok eğlenceli geçecek ve bu nedenle büyük olasılıkla sık sık kütüphaneye gitmek isteyeceklerdir.

Kütüphanede yatarak kitap okuyan bir kız

Çocuk kütüphaneleri, kitap okuma konusunda istekli çocuklar için son derece uygun bir ortam sunar. Çocuklar rahat, sıcak ve hoş bir ortama sahip bu tür yerlerde sessiz bir biçimde oturabilir, kitaplarını çok rahat bir biçimde okuyabilirler. Ayrıca bu tür kütüphanelerdeki kitaplar genellikle stratejik olarak çocukların kolayca ulaşabilecekleri yerlere yerleştirilmektedir.

Çocuklara kütüphaneye gitme alışkanlığı kazandırmak aynı zamanda kültürel seviyede de son derece faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca evden çıkıp kütüphaneye yürümek zorunda kalacaklarından, hareketsiz bir yaşamdan uzaklaşmaları konusunda da onlara bir olanak sağlamış oluruz.

Kütüphaneler Çocuklara Birlikte Yaşamanın Kurallarını Öğretir

Yukarıda belirttiğimiz nedenlere ek olarak çocukları kütüphaneye götürmek , onların birlikte yaşamanın getirdiği bazı kuralları anlama ve genel anlamda diğer insanlara saygı duymayı öğrenmelerine de yardımcı olur.

Bu bağlamda, kütüphanedeki diğer insanlar sessiz bir biçimde hareket ettiklerinden dolayı çocuklar da o insanları rahatsız etmemek için sessiz olmaya özen gösterirler. Ayrıca çocuklara, kitaplara zarar vermemeleri gerektiğini, bu şekilde diğer insanların da bu kitaplardan faydalanma şansına sahip olacağını öğretebilirsiniz.

Ufaklıklar bu şekilde, halka açık olan yerlerde birlikte yaşamanın çeşitli kuralları olduğunu anlayacaklar ve bu kurallara uymaları gerektiğini öğreneceklerdir. Bu arada, gürültü yapmamak ve kitaplara iyi davranmanın yanı sıra, ödünç aldıkları kitapları zamanında teslim etme alışkanlığını da edineceklerdir.

Kütüphaneyi ziyaret etmek, çocukların kullanabilecekleri kamusal hizmetlerin ne denli değerli olduğunu anlamalarına ve bu hizmetlerden faydalandıkları için kendilerini şanslı hissetmelerine de yol açacaktır. Buraların kendileri için özel olarak tasarlanmış yerler olduğunu fark edecek ve onların kullanımına açık olan bu yerlerden ihtiyaçları olan kaynakları bulabildiklerini göreceklerdir.

Çocuk Kütüphanelerinin Kısa Bir Tarihi

Çocuk kütüphaneleri deyince akla ilk gelen yer, 1965 yılında Fransa’nın Clamart kasabasında açılan kütüphanedir. La joie des libre adı verilmiş olan bu kütüphane dünyadaki diğer halk kütüphanelerinin hiçbirine benzememektedir. Bu kütüphane özel olarak çocuklar ve gençler için tasarlanmıştır.

Kütüphanede kitaplar arasından gülümseyen çocuk

Bu kütüphanenin, Avrupa’daki ilk çocuk kütüphanesi olmamasına rağmen çok büyük etkiler yarattığını belirtmemiz gerekir. Bunun gibi ünlü bir başka kütüphane ise Paris’te 1924 yılında kapılarını miniklere açan L’heure joyeuse adlı kütüphanedir.

Bu kütüphane, I. Dünya Savaşının ardından Avrupa ülkelerinin yeniden inşasına yardımcı olmak amacıyla bir Amerikan kuruluşunun girişimi ile kurulmuştur. Özelliği, hiç şüphesiz, sosyal ya da kültürel kimliği ne olursa olsun tüm çocuklara kapılarını sonuna kadar açan bir kütüphane olmasıdır. Elbette bu özelliği, dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda pek sık rastlanan bir durum değildir.

Bu kütüphanenin en sıra dışı tarafı, okumak için çok hoş ve aydınlık bir iç mekan sunmasıdır. İçerisindeki mobilyalar özel olarak çocuklar için tasarlanmıştır. Kitap seçimleri son derece titiz bir şekilde yapılmış ve bu kitapların tamamı çocukların kolay bir biçimde erişebilecekleri şekilde raflara yerleştirilmiştir.

Bu meşhur Paris kütüphanesi gerçek anlamda bir devrim niteliği taşımaktadır. Çünkü hem küçük okurlar hem de gençler için okuma alışkanlığı ve kitaplar konusunda uyandırdığı ilgi anlamında oldukça başarılı olmuştur. Çocuklar ve gençler burayı son derece sıcak, güzel ve kendilerini iyi hissettikleri bir yer olarak görmüştür. Bu nedenle, bu kütüphaneleri yapanların elde ettikleri başarılar uzun süre hafızalardan silinmemiştir.