Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğu Nedir?

04 Aralık, 2019
Bu yazımızda, karşıt olma-karşıt gelme bozukluğundan ve işler dallanıp budaklanmadan nasıl teşhis ve tedavi edilebileceğinden bahsedeceğiz.
 

Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu (KOKGB) düşmanca ve itaatsiz davranışlara yol açan bir antisosyal davranış bozukluğudur. İsminden de anlaşılabileceği gibi, Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu olan çocuklar otorite figürlerine karşı gelir ve onlarla iş birliğinde bulunmazlar. Bu bozukluk çocuklarda genellikle 8 yaş civarında kendini gösterir.

Eğer çocuklar 6 ay ya da daha uzun bir süre boyunca çevrelerindekilere karşı gelme davranışını gösteriyorlarsa, bu onların KOKGB olduklarını gösteriyor olabilir. Tabii ki doğru bir teşhis konulabilmesi adına bir psikologa danışılması gerekir.

Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu, çocukların gelişimine oldukça büyük zararlar verebilir. Evde, okulda ve diğer sosyal alanlarda uyumsuz kişiler olarak hayatlarını sürdürebilirler.

Çocuğun KOKGB olma ihtimalini artıran bazı etmenler olduğunu belirtmekte fayda var. Örneğin kız çocuklarına kıyasla, erkeklerin bu bozukluğa sahip olma ihtimali daha fazladır.

Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğuna Sahip Olma Riskini Artıran Etmenler

  • Erkek olmak.
  • Ailede uyuşturucu bağımlılığı, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi bir hastalık geçmişinin olması.
  • İhmal ya da istismar.
  • Şiddete meyilli davranışlar, disiplinli olamama.
  • Sıklıkla tartışmanın yaşandığı, stresli bir ortamda büyüme.
Karşıt olma karşı gelme bozukluğu olan çocuk
 

Uzmanlar karşıt olma-karşı gelme bozukluğunun kalıtsal olduğunu ve daha çok çevresel etmenlerden kaynaklandığını öne sürüyorlar. Hastalığın diğer olası nedenleri ise şu şekiilde:

Biyolojik Etmenler

Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu olan çocukların ailelerinde en az bir kişinin mizaç bozukluğu olduğu gözlemlenir.

Beyindeki bazı kimyasal maddelerin dengesiz dağılımı bu tarz davranışlara neden olabilir. Bu bilgiler ışığında, uzmanlar serotonin seviyesindeki değişimlerin KOKGB’nu tetiklediğini belirtiyor.

Duyguların yönetilememesi ve dürtülerin kontrol altına alınamaması da diğer insanlara karşı şiddete meyilli ve düşmanca davranışların sergilenmesine yol açabilir.

Çevresel Etmenler

Çocukların vakitlerini nasıl bir çevrede geçirdikleri bu bozukluğu etkileyen temel etmenlerden biridir. Herkes gibi çocuklar da etraflarında olan bitenden etkilenirler. Yakın çevrelerinde yaşadıkları şeyler rahatsız edici sonuçlara yol açabilir.

Bu bozukluğa en fazla yol açan çevresel etmenler şu şekildedir:

  • Sık sık okul değiştirmek.
  • Sürekli bakıcı değişmesi.
  • Anne babanın boşanması.
  • Evde dengesiz bir ortamın olması.

Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğunun Belirtileri

Zor bir kişiliğe sahip bir çocukla karşıt olma-karşı gelme bozukluğu olan bir çocuğu ayırt etmek her zaman kolay olmayabilir. Fakat bu bozukluğun teşhis edilmesine yardımcı bazı belirtiler bulunmaktadır.

KOKGB olan çocuklar evde hep sorun yaratabilir fakat okulda bu sorunların hiçbirini yansıtmayabilirler. Her çocuk birbirinden fazladır. Bu bozukluğa dair gözlemlenen en yaygın belirtiler şu şekildedir:

 
  • Düşük özgüven.
  • Konsantrasyon sorunları.
  • Genel bir agresiflik.
  • İnsanları kasten rahatsız etmek.
  • İçgüdülerini kontrol edememek.
  • Kızgınlık ve kinci davranışlar.
  • Kurallara uymamak ya da uyarılara kulak vermemek.
  • KOKGB olan çocuklar grup halinde çalışmayı sevmezler ve bundan dolayı kendilerini diğerlerinden soyutlarlar.
  • Sürekli asabi ya da kötü bir ruh haline sahiptirler, her şeyden kolaylıkla bıkarlar.
  • Kasten ve sürekli olarak rahatsız edici sözler sarf ederler. Birilerine zarar vermek için onlara kötü sözler söylemekten çekinmezler.

Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğunun Etkileri

Eğer KOKGB’na zamanında müdahale edilmezse, bu çocuklar yetişkinlikte ciddi sorunlar yaşayabilirler. Durum sosyal konularla başa çıkamamaya kadar ilerleyebilir.

Bu rahatsızlığı tedavi edilmeyen yetişkinler büyük ihtimalle uyuşturucu bağımlısı olurlar ve bu alışkanlık durumu çok daha kötü bir hale getirir.

Tedavi edilmeyen KOKGB, okulda başarısızlığa ve hatta atılmaya neden olabilir. Dahası, diğer öğrencilerle ilişki kurmakta zorlanırlar ve hayatın her alanında sağlıksız arkadaşlık ilişkileri kurarlar.

KOKGB kurulan ilişkiler ve aile yaşamını da oldukça derinden etkiler. Bu bozukluk dolayısıyla gösterilen antisosyal ve düşmanca davranışlar, insanların neredeyse bir ilişki yürütmesine dahi engel olur.

Sonuç olarak, KOKGB teşhis ve tedavisinin mümkün olan en kısa sürede yapılması oldukça büyük bir önem teşkil eder. Bu sorun ne kadar hızlı belirlenirse, o kadar iyi. Doğru tedavinin uygulanması ve çocuğa gerekli desteğin de sağlanması durumunda, KOKGB olan çocuklar çevrelerinde olan bitenle başa çıkabilir ve dolu dolu, mutlu bir hayat yaşayabilirler.