Anneanne çocuk için neden çok önemlidir?

17 Aralık, 2018

Herkesin bildiği üzere, anneanne ve torunları arasında özel bir bağ vardır. Bu bağ, bir çocuğun hayatında, sadece duygusal olarak değil, çeşitli nedenlerden ötürü çok önemlidir. Büyükanne ve büyükbabasıyla bir ilişkisi olmayan, onlarla yaşamayan ya da onları tanımayan birçok insan vardır. Öyle olsa bile, yaşam boyu birbirlerine bağlılardır.

Anneannenin özel bir rolü vardır, torunlara karşı babaanneden daha fazla doğrudan sorumluluğu olmasıyla “suçlanır”. Buna ek olarak, anneannenin etkisi, bu etkiden ortaya çıkan değerler ve öğrenimle birlikte, nesiller boyunca sürer.

Genetik açıdan da oldukça önemlidir. Bu kadın, iki kat annedir, özellikle de bir kadın annesiyse. Anne, anneannenin torunlarının da içinde olduğu, gelişmiş yumurtalarıyla doğmuştur. Bilim, anneannemizle olan bağımızı açıklayabilir mi? Yoksa bu sadece hassas ve ahlaki bir durum mu?

Bilim anneannenin önemini nasıl açıklar?

Şilili deneme yazarı Alejandro Jodorowsky’nin teorisine göre, anneannenizle bağlılık veya çocukluk anılarınız nasıl olursa olsun, ona genler tarafından bağlısınız. Bu yaklaşıma göre, bir çocuğun böyle bir etkiyi nasıl aldığını dikkatle değerlendirmeliyiz.

gen

Bilindiği üzere, anneden çocuğa geçen genetik yük, anneanneyle doğrudan ilişkilidir. Tüm büyükanne ve büyükbabalardan kalıtımda en büyük katkısı olan kişi anneannedir.Genler açısından, kuşakların hemen takip ettiğini söyleyemeyiz, ancak bazıları atlıyor. Sonuç olarak, bazı çocuklar kendi ebeveynlerinden çok büyük amcalarına ya da büyükbabalarına benzeme eğilimi gösterebilirler.

Bu fiziksel bir benzerlik olmayabilir, fakat kesinlikle, genetik düzeyde bir iz bırakmıştır.Bazen bu iz çok kolay fark edilir, bir vücut beni olabilir, gözler ya da yürüme şekli olabilir. Bir de iç izler olur. Örneğin kemik, kas veya belki de belirli hastalık özellikleri.

Tahmin edilebileceği gibi, bazı yönlerin eğitim ile ilgisi yoktur. Çocuğumuzun anneannesiyle yaparken öğrendiği aynı ödevlere veya görevlere kendini adamasıyla alakası yok, bu, kesinlikle kandan gelen kalıtsal bir şey. Ve evet, bilimin bu konuda bir açıklaması var. Torunlar zaten bir zamanlar anneannenin karnındaydılar.

Anne rahmindeki fetüs oluşumu, anneden yüksek miktarda biyolojik materyal alır. Her iki ebeveynin de embriyo oluşumunda %50 katkısı olmasına rağmen, gelişmesi için anne tarafından beslenmeye devam etmelidir. Yani, babanın katılımı bittiğinde, anne harekete geçmeye devam eder.

Kelimenin tam anlamıyla anneanne

Eğer anneanne, DNA aracılığıyla torununun oluşumuna herhangi bir şekilde katılırsa, o zaman onun özellikleri çocuğa aktarılabilir. Ancak Jodorowsky, sadece fiziksel özelliklerin aktarılmadığını belirtiyor. Görünüşe göre, anneannenin duygusal deneyimleri de kalıtım yoluyla çocuğa geçebilir.

Çocuğunuzun doğduğu oositte, annenizin genetik yükü bulunur.Bütün çocuklarınız kaçınılmaz olarak aynı genetik materyale sahip olacak. Bu yüzden, değişik şekillerde, boyutları aşabilen bir bağlantı ortaya çıkar.

anneannesini öpen torun

Deneme yazarı Jodorowsky’ye göre, anneannenin kızına hamile olduğu zaman yaşadığı duygular kızına ve belki de gelecekteki torunlarına aktarılır. Yani, bir nesil çoktan bittiyse bile, duygusal etkisi DNA’da etkin kalabilir.

Bildiğimiz gibi, mitokondriyal DNA bilgisi, yani anneden gelen bilgi, embriyonun oluşum zamanında daha fazladır. Babanın sperminde bu tür bir bilgi yoktur, bu yüzden büyükbabaların çok müdahale ettiği görülmez. Buna rağmen, bazı genetik araştırmalarında babanın DNA özelliklerinin kalıtımdan çok daha baskın olduğu öne sürülmektedir.

Benzer şekilde, oldukça duygusal bir açıdan, çoğu durumda, anneanne hamilelik, torunlarının doğum ve eğitiminde çok daha fazla yer almaktadır. Bu durumun önemi çoğu için tartışılmazdır. Anneannemizden kalıtsal olarak ne aldığımızı bilmiyor olabiliriz ancak hayatlarımızdaki varlıkları her açıdan çok değerlidir.